Kemal Usta
Kayıtlı Kullanıcı
TÜVTÜRK istasyonuna girmeden hemen önce kaputu kaldırıp içini şöyle bir inceleyenlerin sayısı bir hayli fazladır. Motorun çalışmasında ufacık bir tekleme varsa, egzozdan atılan o garip koku muayene amirinin gözünden kaçar mı dersiniz? Kaçar, kaçmaz ora ayrı ama esas mesele bu parçaların teknik olarak rapora nasıl yansıdığıdır. Eski model karbüratörlü araçlardan tutun da en yeni nesil doğrudan enjeksiyonlu motora sahip olanlara kadar durum aslında hep aynı eksende döner.
Araç muayenesinde asıl denetlenen şey emisyon değerleridir, yoksa ustanızın geçen hafta değiştirdiği bujilerin rengine kimse bakmaz. Egzoz gazı pulu alırken ölçülen karbonmonoksit ve hidrokarbon oranları doğrudan ateşleme sisteminin kalitesini ele verir. Yanma odasında işler yolunda gitmiyorsa, yani buji yeterli kıvılcımı çakamıyorsa, o sensörler hemen kırmızı ışığı yakar. Sistem kusurlu çalışırsa tezgâhtan ağır kusurla dönmek kaçınılmaz olur; yani sorun bujinin kendisinde değil, dışarıya saldığı o zehirli gazdadır.
Kablo tesisatını kurcalayanlar, bobinleri rastgele değiştirenler genelde iş işten geçtikten sonra durumu fark eder. Yan sanayi ürünlerin yarattığı voltaj dalgalanmaları motor kontrol ünitesini şaşırtır. Hangi usta ne derse desin, muayene masasında geçer not almanın sırrı bakımlı olmaktan geçer. Bujinin tırnak aralığı fabrika verilerinden sapmışsa, ateşleme gecikir ve çiğ yakıt atımı başlar. Katalitik konjektörün ömrünü yiyen bu küçük detaylar, istasyonda kalmanıza zemin hazırlayan en sinsi tuzaklardandır.
Aracınızı periyodik kontrolden geçirirken sadece yağa suya bakıp geçmeyin. Ateşleme bobininin çatlağı, buji kablosunun sızıntısı hepsi birer gizli detaysızlık örneğidir. Kontrolörler kaputu açtığında gözü doğrudan kablo karmaşasına ve yağ kaçaklarına diker. Temiz, düzenli ve noksansız bir motor bölmesi her zaman ilk kazanan hamledir. Zaten ruhunuz duymaz o küçük arızaların muayene kağıdında "Ağır Kusur" olarak karşınıza çıkacağını...
Araç muayenesinde asıl denetlenen şey emisyon değerleridir, yoksa ustanızın geçen hafta değiştirdiği bujilerin rengine kimse bakmaz. Egzoz gazı pulu alırken ölçülen karbonmonoksit ve hidrokarbon oranları doğrudan ateşleme sisteminin kalitesini ele verir. Yanma odasında işler yolunda gitmiyorsa, yani buji yeterli kıvılcımı çakamıyorsa, o sensörler hemen kırmızı ışığı yakar. Sistem kusurlu çalışırsa tezgâhtan ağır kusurla dönmek kaçınılmaz olur; yani sorun bujinin kendisinde değil, dışarıya saldığı o zehirli gazdadır.
Kablo tesisatını kurcalayanlar, bobinleri rastgele değiştirenler genelde iş işten geçtikten sonra durumu fark eder. Yan sanayi ürünlerin yarattığı voltaj dalgalanmaları motor kontrol ünitesini şaşırtır. Hangi usta ne derse desin, muayene masasında geçer not almanın sırrı bakımlı olmaktan geçer. Bujinin tırnak aralığı fabrika verilerinden sapmışsa, ateşleme gecikir ve çiğ yakıt atımı başlar. Katalitik konjektörün ömrünü yiyen bu küçük detaylar, istasyonda kalmanıza zemin hazırlayan en sinsi tuzaklardandır.
Aracınızı periyodik kontrolden geçirirken sadece yağa suya bakıp geçmeyin. Ateşleme bobininin çatlağı, buji kablosunun sızıntısı hepsi birer gizli detaysızlık örneğidir. Kontrolörler kaputu açtığında gözü doğrudan kablo karmaşasına ve yağ kaçaklarına diker. Temiz, düzenli ve noksansız bir motor bölmesi her zaman ilk kazanan hamledir. Zaten ruhunuz duymaz o küçük arızaların muayene kağıdında "Ağır Kusur" olarak karşınıza çıkacağını...