Kerem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Motor kaputunu kaldırdığınızda o birbirine dolanmış siyah hortumların ve kabloların arasında aslında aracın kalbini atan küçücük bir detay gizlidir. Ateşleme sisteminin o sessiz sedasız çalışan neferleri, yani buji kabloları, zamanla motorun sıcağına, yağa ve titreşime yenik düşüp aşınmaya başladığında aracınız size o meşhur nazlı hallerini sergilemeye başlar. Gaza basarsınız araba isteksizce ivmelenir, rölantide sanki bir şeyler yolunda gitmiyormuş gibi titrer durur, hatta bazen egzozdan pıtpıt diye tuhaf sesler yükselir... Birçok sürücü bu durumu hemen büyük bir motor arızasına veya pahalı parçaların değişimine bağlar ama işin aslı çoğu zaman o birkaç liralık kablonun iletkenliğini kaybetmesinden ibarettir. Kendi imkanlarınızla, tamirciye gitmeden önce yapacağınız basit bir kontrol hem cebinizi korur hem de arabanızın dilinden anlamanızı sağlar.
Gözünüzle yapacağınız o ilk inceleme, aslında karmaşık ölçüm cihazlarının söyleyeceğinden çok daha fazlasını anlatır size. Kabloyu elinize alıp hafifçe büktüğünüzde yüzeyinde mikro çatlaklar görüyorsanız, kauçuk kılıf sertleşip plastik gibi olmuşsa o kablo artık işini yapmıyor demektir. Gece vakti zifiri karanlıkta kaputu açıp motoru çalıştırdığınızda etrafta minik mavi kıvılcımlar dans ediyorsa... İşte o an kablonun elektriği dışarı kaçırdığını, bujiye gitmesi gereken gücün havaya uçtuğunu kendi gözlerinizle görürsünüz. Kablonun uçlarındaki metal soketlerin oksitlenip yeşermesi veya paslanması da elektriğin akışını bir baraj gibi keser; bu yüzden fiziki görünüm aslında teşhisin yarısıdır.
Öyle kulaktan dolma bilgilerle, kabloyu motor çalışırken söküp şasiye sürterek kıvılcım aramak gibi tehlikeli yöntemleri bir kenara bırakın lütfen. Çağdaş otomotiv dünyasında bu işin tek bir bilimsel ve güvenli yolu var: Dijital bir multimetre, yani avometre kullanmak. Cihazınızı direnç Ölçüm moduna, yani Ohm (Ω) konumuna getirdikten sonra yapacağınız işlem tamamen matematiksel bir doğrulama. Kablonun her iki ucuna multimetrenin problarını değdirdiğinizde ekranda gördüğünüz değer size kablonun içindeki iletken damarın sağlam olup olmadığını net olarak fısıldar. Genel bir kural olarak, kablo uzunluğunun her metresi için ortalama 10.000 ile 20.000 Ohm arasında bir direnç okumanız gerekir; eğer ekranda "OL" yani sonsuz direnç görüyorsanız, teli içeriden kopmuş bir kabloyla karşı karşıyasınız demektir.
Peki, multimetreniz yoksa ve yolda kaldıysanız ne yapacaksınız? İşitme duyunuz ile dokunma hissiniz bu noktada en büyük yardımcınız haline gelir. Motor rölantide çalışırken kalın ve yalıtkan bir pense yardımıyla kabloları teker teker yerinden oynattığınızda veya hafifçe sıktığınızda motordaki sarsıntının değişip değişmediğini gözlemleyin. Sağlam bir kabloyu çıkardığınızda motor daha da çok sarsılmalı ve stop edecek gibi olmalıdır; eğer kabloyu çektiğinizde motorun çalışma temposunda en ufak bir değişiklik olmuyorsa, tebrikler, arızalı silindiri ve sorunlu kabloyu buldunuz demektir. Ancak bunu yaparken elinizin çarpılmaması için mutlaka profesyonel bir yalıtım ekipmanı kullanmayı, aksi takdirde o binlerce voltluk yüksek gerilimin tadına bakabileceğinizi unutmayın...
Kabloları test edip sorunlu olanı tespit ettikten sonra değişim aşamasına geçtiğinizde yapılan en büyük hata, hepsini birden söküp atmaktır. Buji kablolarının ateşleme sırasına göre distributor veya ateşleme bobinine bağlı olduğunu, sırayı karıştırdığınızda motorun asla çalışmayacağını, hatta sente atlatıp büyük hasarlar verebileceğinizi aklınızdan çıkarmayın. Her zaman tek bir kabloyu sökün, ölçümünü veya değişimini yapın, ardından yenisini yerine takıp diğerine geçin. Eski kablo ile yeni kablonun boylarını yan yana getirip kıyaslamak da direnç değerlerinin sapmaması adına son derece kritik bir detaydır. Küçük bir dikkat, sizi saatlerce sürecek bir kablo karmaşasından ve gereksiz tamirci masraflarından zahmetsizce kurtarır.
Gözünüzle yapacağınız o ilk inceleme, aslında karmaşık ölçüm cihazlarının söyleyeceğinden çok daha fazlasını anlatır size. Kabloyu elinize alıp hafifçe büktüğünüzde yüzeyinde mikro çatlaklar görüyorsanız, kauçuk kılıf sertleşip plastik gibi olmuşsa o kablo artık işini yapmıyor demektir. Gece vakti zifiri karanlıkta kaputu açıp motoru çalıştırdığınızda etrafta minik mavi kıvılcımlar dans ediyorsa... İşte o an kablonun elektriği dışarı kaçırdığını, bujiye gitmesi gereken gücün havaya uçtuğunu kendi gözlerinizle görürsünüz. Kablonun uçlarındaki metal soketlerin oksitlenip yeşermesi veya paslanması da elektriğin akışını bir baraj gibi keser; bu yüzden fiziki görünüm aslında teşhisin yarısıdır.
Öyle kulaktan dolma bilgilerle, kabloyu motor çalışırken söküp şasiye sürterek kıvılcım aramak gibi tehlikeli yöntemleri bir kenara bırakın lütfen. Çağdaş otomotiv dünyasında bu işin tek bir bilimsel ve güvenli yolu var: Dijital bir multimetre, yani avometre kullanmak. Cihazınızı direnç Ölçüm moduna, yani Ohm (Ω) konumuna getirdikten sonra yapacağınız işlem tamamen matematiksel bir doğrulama. Kablonun her iki ucuna multimetrenin problarını değdirdiğinizde ekranda gördüğünüz değer size kablonun içindeki iletken damarın sağlam olup olmadığını net olarak fısıldar. Genel bir kural olarak, kablo uzunluğunun her metresi için ortalama 10.000 ile 20.000 Ohm arasında bir direnç okumanız gerekir; eğer ekranda "OL" yani sonsuz direnç görüyorsanız, teli içeriden kopmuş bir kabloyla karşı karşıyasınız demektir.
Peki, multimetreniz yoksa ve yolda kaldıysanız ne yapacaksınız? İşitme duyunuz ile dokunma hissiniz bu noktada en büyük yardımcınız haline gelir. Motor rölantide çalışırken kalın ve yalıtkan bir pense yardımıyla kabloları teker teker yerinden oynattığınızda veya hafifçe sıktığınızda motordaki sarsıntının değişip değişmediğini gözlemleyin. Sağlam bir kabloyu çıkardığınızda motor daha da çok sarsılmalı ve stop edecek gibi olmalıdır; eğer kabloyu çektiğinizde motorun çalışma temposunda en ufak bir değişiklik olmuyorsa, tebrikler, arızalı silindiri ve sorunlu kabloyu buldunuz demektir. Ancak bunu yaparken elinizin çarpılmaması için mutlaka profesyonel bir yalıtım ekipmanı kullanmayı, aksi takdirde o binlerce voltluk yüksek gerilimin tadına bakabileceğinizi unutmayın...
Kabloları test edip sorunlu olanı tespit ettikten sonra değişim aşamasına geçtiğinizde yapılan en büyük hata, hepsini birden söküp atmaktır. Buji kablolarının ateşleme sırasına göre distributor veya ateşleme bobinine bağlı olduğunu, sırayı karıştırdığınızda motorun asla çalışmayacağını, hatta sente atlatıp büyük hasarlar verebileceğinizi aklınızdan çıkarmayın. Her zaman tek bir kabloyu sökün, ölçümünü veya değişimini yapın, ardından yenisini yerine takıp diğerine geçin. Eski kablo ile yeni kablonun boylarını yan yana getirip kıyaslamak da direnç değerlerinin sapmaması adına son derece kritik bir detaydır. Küçük bir dikkat, sizi saatlerce sürecek bir kablo karmaşasından ve gereksiz tamirci masraflarından zahmetsizce kurtarır.