Murat Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyonu her elinize alışınızda o pürüzsüz Alman mühendisliğini hissetmeyi beklerken altınızdaki makinenin ansızın sarsılması sadece bir arıza değil, resmen ruhunuza yapılan bir saygısızlıktır. Kimse parasını sokağa atıp sanayi köşelerinde ustaların "abi tüp takılmış ondandır" masallarını dinlemek zorunda değil; hele ki konu BMW gibi hassasiyet abidesi bir motorsa...
Sabahın köründe marşa bastığınızda o asil motorun homurtusu yerine sanki son nefesini veren bir canavarın hırıltısını duyuyorsanız, geçmiş olsun, tekleme belası kapınızı çalmış demektir. Kim diyor acaba o Alman mühendisleri her şeyi kusursuz yapıyor diye? Ateşleme bobininden benzin pompasına kadar her parça zamanla size "ben yoruldum" sinyalini çakıyor da siz ya duymamazlıktan geliyorsunuz ya da yanlış yerlere bakıyorsunuz...
Ateşleme bobinlerinden biri delindiğinde veya bujiler miladını doldurduğunda o motorun çektiği azabı arkadaki egzoz kokusundan bile anlarsınız, peki neden hala ustaya gidip "abi bi bilgisayara bağlayalım" diyerek üç kuruşluk arızayı beş kuruşa büyütüyorsunuz? Bobin dediğin parça narin şeydir, dandik benzinle beslersen anında cortlar; o yüzden her yetkili servise "büyük usta" diye boyun eğmeyin, bazen en kral teşhisi kendi kulağınız koyar...
Gaz pedalına dokunduğunuz an o devir saati dalgalanmaya başlıyorsa, araba adeta size "beni bu işkenceden kurtar" diye yalvarıyordur; enjektör memeleri kurum bağlamış, yakıt püskürtme işini beceremiyor işte, uzatmanın ne alemi var? Temizlikten anlamayan adamın eline o motoru bırakırsanız, yarın öbür gün pistonu kucaklar da arkasından ancak el sallarsınız...
Hadi elinizi vicdanınıza koyun, o son model bavyeralıyı sanayide "çorba parası" adı altında tokatlatmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Kaliteli yakıt almadığınız, zamanında filtre değiştirmediğiniz sürece o tekleme sorunu rüyanıza girer; çünkü bu araba nankördür, en ufak bir ihmali asla affetmez ve bedelini en ağır şekilde ödetir...
Sabahın köründe marşa bastığınızda o asil motorun homurtusu yerine sanki son nefesini veren bir canavarın hırıltısını duyuyorsanız, geçmiş olsun, tekleme belası kapınızı çalmış demektir. Kim diyor acaba o Alman mühendisleri her şeyi kusursuz yapıyor diye? Ateşleme bobininden benzin pompasına kadar her parça zamanla size "ben yoruldum" sinyalini çakıyor da siz ya duymamazlıktan geliyorsunuz ya da yanlış yerlere bakıyorsunuz...
Ateşleme bobinlerinden biri delindiğinde veya bujiler miladını doldurduğunda o motorun çektiği azabı arkadaki egzoz kokusundan bile anlarsınız, peki neden hala ustaya gidip "abi bi bilgisayara bağlayalım" diyerek üç kuruşluk arızayı beş kuruşa büyütüyorsunuz? Bobin dediğin parça narin şeydir, dandik benzinle beslersen anında cortlar; o yüzden her yetkili servise "büyük usta" diye boyun eğmeyin, bazen en kral teşhisi kendi kulağınız koyar...
Gaz pedalına dokunduğunuz an o devir saati dalgalanmaya başlıyorsa, araba adeta size "beni bu işkenceden kurtar" diye yalvarıyordur; enjektör memeleri kurum bağlamış, yakıt püskürtme işini beceremiyor işte, uzatmanın ne alemi var? Temizlikten anlamayan adamın eline o motoru bırakırsanız, yarın öbür gün pistonu kucaklar da arkasından ancak el sallarsınız...
Hadi elinizi vicdanınıza koyun, o son model bavyeralıyı sanayide "çorba parası" adı altında tokatlatmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Kaliteli yakıt almadığınız, zamanında filtre değiştirmediğiniz sürece o tekleme sorunu rüyanıza girer; çünkü bu araba nankördür, en ufak bir ihmali asla affetmez ve bedelini en ağır şekilde ödetir...