Sami Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Direkt olarak fren pedalının o can alıcı dip noktasına basıyorsun, karşında ne bir direnç var ne de o alışkın olduğun hidrolik geri tepmesi; pedali resmen boşlukta sallanıyorsun ve o an saniyenin onda birinde buz kesiyorsun. Bu araba durmayacak hissi, şaka değil; BMW’nin özellikle kronikleşen ana silindir (master cylinder) arızalarında ya da hidrolik blok içi tahliyelerinde sürücünün ensesine binen en soğuk duştur.
ABS hidrolik ünitesinin içinde zamanla kaçıran valfler veya ana merkez pistonunun keçelerinin basıç altında milimetrik kaçak yapması, o pedalı aniden yumuşatır, hatta bazen pedal tamamen tabana yapışır. Mühendislik hatası mı, yoksa kullanılan malzemenin Türkiye şartlarındaki yoğun dur-kalk trafiğine yenik düşmesi mi, tartışılır ama sonuçta o tonlarca ağırlıktaki makine hidrolik basıncını aniden sıfırlıyor.
Hemen servise koşup balata veya disk değiştirmekle vakit kaybetmeyin, sorun mekanik değil tamamen hidrolik basınç kaçağı veya ana merkez regülasyon arızasıdır. Fren hidrolik sıvısının içinde oluşan en ufak bir hava kabarcığı ya da DOT4 standardının dışına çıkmış kaynama noktası düşüklüğü bile pedalın o ilk basıştaki güven veren sertliğini buharlaştırır, ortada kalırsın.
Elektronik park freni ve DSC modülüyle ortak çalışan bu hidrolik devrelerde, yazılımsal bir hata yüzünden valfler açık konjonktürde kalabiliyor ve sen pedala yüklendiğinde basınç dışarı değil boşa akıyor. Neden böyle oluyor diye düşünmekten ziyade, o ana merkezin içindeki piston contalarının ömrünü tamamladığını kabul edip acilen orijinal parça değişimiyle işe başlamak şart.
Bir sabah garajdan çıkarken o pedalın dibe düştüğünü fark ettiğin an kontağı kapat, o arabayı o şekilde yola çıkarma çünkü hayatla kumar oynamakla eşdeğerdir. Orijinal olmayan fren hidrolik sıvısı kullananların veya periyodik bakımda hidrolik değişimini atlayanların başına gelen bu kabus, maalesef cüzdanı değil doğrudan canı yakar.
ABS hidrolik ünitesinin içinde zamanla kaçıran valfler veya ana merkez pistonunun keçelerinin basıç altında milimetrik kaçak yapması, o pedalı aniden yumuşatır, hatta bazen pedal tamamen tabana yapışır. Mühendislik hatası mı, yoksa kullanılan malzemenin Türkiye şartlarındaki yoğun dur-kalk trafiğine yenik düşmesi mi, tartışılır ama sonuçta o tonlarca ağırlıktaki makine hidrolik basıncını aniden sıfırlıyor.
Hemen servise koşup balata veya disk değiştirmekle vakit kaybetmeyin, sorun mekanik değil tamamen hidrolik basınç kaçağı veya ana merkez regülasyon arızasıdır. Fren hidrolik sıvısının içinde oluşan en ufak bir hava kabarcığı ya da DOT4 standardının dışına çıkmış kaynama noktası düşüklüğü bile pedalın o ilk basıştaki güven veren sertliğini buharlaştırır, ortada kalırsın.
Elektronik park freni ve DSC modülüyle ortak çalışan bu hidrolik devrelerde, yazılımsal bir hata yüzünden valfler açık konjonktürde kalabiliyor ve sen pedala yüklendiğinde basınç dışarı değil boşa akıyor. Neden böyle oluyor diye düşünmekten ziyade, o ana merkezin içindeki piston contalarının ömrünü tamamladığını kabul edip acilen orijinal parça değişimiyle işe başlamak şart.
Bir sabah garajdan çıkarken o pedalın dibe düştüğünü fark ettiğin an kontağı kapat, o arabayı o şekilde yola çıkarma çünkü hayatla kumar oynamakla eşdeğerdir. Orijinal olmayan fren hidrolik sıvısı kullananların veya periyodik bakımda hidrolik değişimini atlayanların başına gelen bu kabus, maalesef cüzdanı değil doğrudan canı yakar.