Kerim Usta
Kayıtlı Kullanıcı
BMW’nin altına çektiğin o güçlü motoru hissediyorsun ya, işte o hissiyatı yolda bırakan tek bir parça var aslında; ZF şanzıman.
Yokuş yukarı kalkarken arkadan biri vurmuş gibi sarsılıyorsan, o meşhur ZF şanzıman arızaları kapını çalmış demektir.
Vites geçişlerinde o yağ gibi kayma hissi gidip yerine bir kararsızlık geldiğinde, şanzıman beyni artık "ben yoruldum" diye bağırıyordur...
Kimisi "yağ değişimiyle düzelir" der geçer ama işin aslı öyle, neyse, o kadar basit değil maalesef.
Mekatronik kart üzerindeki solenoid valfler zamanla o basınç yüküne dayanamıyor, yani işin özü hidrolik beyin çökmeye başlıyor.
Sabah ilk çalıştırmada araba D konumuna geçmekte direniyorsa, şanzıman içindeki contaların sertleştiğini ve yağı kaçırdığını anlayabilirsin.
Ömrü billah değişmez denen o şanzıman yağı, bakımsızlıktan çamur kıvamına gelince mecburen pahalı faturalarla yüzleşiyorsun.
Sürtünmeyi azaltan balatalar sıyrıldığında, o tatlı motor sesi bir anda metalin aşınma çığlığına dönüşüveriyor.
Bazen yolda giderken devir saati sürekli dalgalanır ama hızın artmaz; işte o tork konvertörünün kafasının karıştığının en net resmidir.
Kimse sana periyodik bakımın atlanabileceğini söylemesin, çünkü bu şanzımanlar ilgisizliği asla affetmez.
Özetle, o Alman mühendisliğine biraz saygı gösterip zamanında orijinal yağ ve filtre kullanmazsan, arabanın piyasa değerini tamircilere kaptırırsın.
Yokuş yukarı kalkarken arkadan biri vurmuş gibi sarsılıyorsan, o meşhur ZF şanzıman arızaları kapını çalmış demektir.
Vites geçişlerinde o yağ gibi kayma hissi gidip yerine bir kararsızlık geldiğinde, şanzıman beyni artık "ben yoruldum" diye bağırıyordur...
Kimisi "yağ değişimiyle düzelir" der geçer ama işin aslı öyle, neyse, o kadar basit değil maalesef.
Mekatronik kart üzerindeki solenoid valfler zamanla o basınç yüküne dayanamıyor, yani işin özü hidrolik beyin çökmeye başlıyor.
Sabah ilk çalıştırmada araba D konumuna geçmekte direniyorsa, şanzıman içindeki contaların sertleştiğini ve yağı kaçırdığını anlayabilirsin.
Ömrü billah değişmez denen o şanzıman yağı, bakımsızlıktan çamur kıvamına gelince mecburen pahalı faturalarla yüzleşiyorsun.
Sürtünmeyi azaltan balatalar sıyrıldığında, o tatlı motor sesi bir anda metalin aşınma çığlığına dönüşüveriyor.
Bazen yolda giderken devir saati sürekli dalgalanır ama hızın artmaz; işte o tork konvertörünün kafasının karıştığının en net resmidir.
Kimse sana periyodik bakımın atlanabileceğini söylemesin, çünkü bu şanzımanlar ilgisizliği asla affetmez.
Özetle, o Alman mühendisliğine biraz saygı gösterip zamanında orijinal yağ ve filtre kullanmazsan, arabanın piyasa değerini tamircilere kaptırırsın.