Kemal Usta
Kayıtlı Kullanıcı
O direksiyondan gelen o minik tıkırtı var ya, işte o sizin cüzdanınızın sessiz çığlığıdır. BMW sürücülerinin yarıdan fazlası o sesi duyar ama "bir şey olmaz" deyip radyoyu biraz daha açar. Yapmayın. Yüksek hızda viraja girerken direksiyonun milimlik gecikmeyle tepki vermesi ne demek biliyor musunuz? Hayatınızla kumar oynamaktır, net. O titreme basit bir rot balans ayarsızlığı değil, bas bayağı direksiyon kutusunun son demlerini yaşadığının kanıtı.
Sertleşen direksiyonla şehir içinde park etmeye çalışmak tam bir işkencedir. Hele ki bir BMW sürüyorsanız o tüy gibi hafif, yolla bütünleşen hissin bir anda kaybolması insanı çileden çıkarır. Pompa mı bitti, hidrolik mi sızıyor yoksa elektronik sensörler mi kafayı yedi... Anlamak için usta olmaya gerek yok, araç zaten o sertlikle size bas bas bağırıyor. Ya o yağı zamanında değiştireceksiniz ya da revizyon için servise servet bırakacaksınız.
Direksiyonu tam kırınca gelen o gıcırtı sesi... Hani insanın dişini gıcırdatan türden olan. Neden görmezden gelirsiniz ki bunu? Aşınan dişliler birbirini yiyor orada, metal metale sürtünüyor resmen. Yarın bir gün yolda giderken direksiyonun kilitlenmeyeceğinin garantisini kim verebilir size? Kimse.
Sadece mekanik parçalara odaklanmak en büyük hatanız olur. Güncel BMW modellerindeki EPS yani elektrikli direksiyon sistemi, mekanikten çok daha sinsi arızalar çıkarır. Bir sabah arabayı çalıştırırsınız, kadranda sarı ya da kırmızı direksiyon sembolü yanar ve sistem kendini korumaya alır. Bitti. Ne bir uyarı verdi öncesinde ne de bir ses çıkardı... Bir sensör oksitlendi diye çekici beklersiniz yolun ortasında.
Siz siz olun, o direksiyondaki en ufak bir boşluğu bile hafife almayın. Yolla aranızdaki tek bağ o direksiyon simidi, ötesi yok. Rot başları mı gevşedi, tıkırtı burcu mu yıprandı hemen baktırın. Sanayide "bu idare eder" diyen ustadan da koşarak uzaklaşın. BMW bu, ihmal affetmez. Bugün kaçındığınız küçük bir tamir masrafı, yarın komple kutu değişimine dönüşür ve inanın o faturayı görmek istemezsiniz.
Sertleşen direksiyonla şehir içinde park etmeye çalışmak tam bir işkencedir. Hele ki bir BMW sürüyorsanız o tüy gibi hafif, yolla bütünleşen hissin bir anda kaybolması insanı çileden çıkarır. Pompa mı bitti, hidrolik mi sızıyor yoksa elektronik sensörler mi kafayı yedi... Anlamak için usta olmaya gerek yok, araç zaten o sertlikle size bas bas bağırıyor. Ya o yağı zamanında değiştireceksiniz ya da revizyon için servise servet bırakacaksınız.
Direksiyonu tam kırınca gelen o gıcırtı sesi... Hani insanın dişini gıcırdatan türden olan. Neden görmezden gelirsiniz ki bunu? Aşınan dişliler birbirini yiyor orada, metal metale sürtünüyor resmen. Yarın bir gün yolda giderken direksiyonun kilitlenmeyeceğinin garantisini kim verebilir size? Kimse.
Sadece mekanik parçalara odaklanmak en büyük hatanız olur. Güncel BMW modellerindeki EPS yani elektrikli direksiyon sistemi, mekanikten çok daha sinsi arızalar çıkarır. Bir sabah arabayı çalıştırırsınız, kadranda sarı ya da kırmızı direksiyon sembolü yanar ve sistem kendini korumaya alır. Bitti. Ne bir uyarı verdi öncesinde ne de bir ses çıkardı... Bir sensör oksitlendi diye çekici beklersiniz yolun ortasında.
Siz siz olun, o direksiyondaki en ufak bir boşluğu bile hafife almayın. Yolla aranızdaki tek bağ o direksiyon simidi, ötesi yok. Rot başları mı gevşedi, tıkırtı burcu mu yıprandı hemen baktırın. Sanayide "bu idare eder" diyen ustadan da koşarak uzaklaşın. BMW bu, ihmal affetmez. Bugün kaçındığınız küçük bir tamir masrafı, yarın komple kutu değişimine dönüşür ve inanın o faturayı görmek istemezsiniz.