Mehmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
BMW sürücülerinin zaman zaman karşılaştığı ve o an için keyfi kaçıran o malum durum, genellikle gösterge panelinde beliren sarı veya kırmızı direksiyon simidi ikaz lambasıyla kendini belli eder. Direksiyonun bir anda sertleşmesi, park manevralarında kol kaslarını sınayan bir dirence dönüşmesi ya da sürüş esnasında garip bir ağırlık hissi, elektrikli direksiyon sisteminin yani EPS'nin bize bir şeyler anlatmaya çalıştığının en net göstergesidir. Eski tip hidrolik sistemlerdeki yağ kaçakları veya kayış sesleri yerini artık tamamen dijital ve elektromekanik hassasiyetlere bıraktı; dolayısıyla arızanın kaynağını bulmak da eskiye nazaran biraz daha derinlemesine bir inceleme gerektiriyor.
Sistemin kalbinde yer alan elektrik motoru ve bu motorun hareketini tekerleklere ileten mekanik dişliler, zamanla çevresel faktörlerden ve voltaj dalgalanmalarından ciddi şekilde etkilenebiliyor. Akü voltajındaki en ufak bir düşüş veya şarj dinamosundaki kararsızlık, hassas sensörlerin anlık olarak yanlış veri okumasına yol açar; bu yüzden her direksiyon sertliği aslında doğrudan mekanik bir parça değişimine işaret etmez. Bazen sadece soketlerde biriken rutubet ya da kablo demetindeki ufak bir temassızlık, yolda akıp giderken direksiyonun kilitleniyormuş gibi hissettirmesine neden olabilir... Ne kadar garip değil mi, tonlarca ağırlıktaki bir makinenin kaderi bazen milimetrik bir kablo ucuna bağlı kalıyor.
Mühendislerin bu sistemi tasarlarkenki temel amacı sürücüye maksimum geri bildirim sağlamak ve yakıt tasarrufu elde etmekti ancak işin içine zaman ve kilometre girdikçe işler biraz değişiyor. Direksiyon kutusunun içinde bulunan tork sensörleri, sürücünün direksiyona uyguladığı kuvveti milisaniyeler içinde hesaplayıp beyne iletir ve motor da buna göre destek verir; işte bu sensörlerden biri kirlendiğinde veya özelliğini yitirdiğinde sistem kendini korumaya alarak desteği tamamen keser. Servise gittiğinizde doğrudan tüm ünitenin değişmesi gerektiği söylenebilir ama inanın bana, bazen sadece kalibrasyon ayarlarının yeniden yapılması veya içerideki küçük bir dişli aşınmasının giderilmesi sorunu kökten çözebilir.
Siz siz olun, direksiyonunuzda hafif bir horultu, dönüşlerde anormal bir direnç veya tıkırtı hissettiğinizde bunu asla geçiştirmeyin çünkü bu mekanizma can güvenliğinizin en sessiz muhafızıdır. Şehir içi trafikte park ederken kolunuzu zorlayan o ani sertleşme anı, aslında aracınızın size atabileceği en ciddi imdat çığlığıdır; o yüzden direksiyonu tam tur dayarken zorlamamak, çukurlardan geçerken ön takımı korumak bu masraflı sistemin ömrünü uzatmanın en basit yoludur. Belki de biraz daha sakin araç kullanmak, o hassas elektrik motorunun sargılarını korumak için yapabileceğimiz en akıllıca şeylerden biridir, kim bilir...
Sistemin kalbinde yer alan elektrik motoru ve bu motorun hareketini tekerleklere ileten mekanik dişliler, zamanla çevresel faktörlerden ve voltaj dalgalanmalarından ciddi şekilde etkilenebiliyor. Akü voltajındaki en ufak bir düşüş veya şarj dinamosundaki kararsızlık, hassas sensörlerin anlık olarak yanlış veri okumasına yol açar; bu yüzden her direksiyon sertliği aslında doğrudan mekanik bir parça değişimine işaret etmez. Bazen sadece soketlerde biriken rutubet ya da kablo demetindeki ufak bir temassızlık, yolda akıp giderken direksiyonun kilitleniyormuş gibi hissettirmesine neden olabilir... Ne kadar garip değil mi, tonlarca ağırlıktaki bir makinenin kaderi bazen milimetrik bir kablo ucuna bağlı kalıyor.
Mühendislerin bu sistemi tasarlarkenki temel amacı sürücüye maksimum geri bildirim sağlamak ve yakıt tasarrufu elde etmekti ancak işin içine zaman ve kilometre girdikçe işler biraz değişiyor. Direksiyon kutusunun içinde bulunan tork sensörleri, sürücünün direksiyona uyguladığı kuvveti milisaniyeler içinde hesaplayıp beyne iletir ve motor da buna göre destek verir; işte bu sensörlerden biri kirlendiğinde veya özelliğini yitirdiğinde sistem kendini korumaya alarak desteği tamamen keser. Servise gittiğinizde doğrudan tüm ünitenin değişmesi gerektiği söylenebilir ama inanın bana, bazen sadece kalibrasyon ayarlarının yeniden yapılması veya içerideki küçük bir dişli aşınmasının giderilmesi sorunu kökten çözebilir.
Siz siz olun, direksiyonunuzda hafif bir horultu, dönüşlerde anormal bir direnç veya tıkırtı hissettiğinizde bunu asla geçiştirmeyin çünkü bu mekanizma can güvenliğinizin en sessiz muhafızıdır. Şehir içi trafikte park ederken kolunuzu zorlayan o ani sertleşme anı, aslında aracınızın size atabileceği en ciddi imdat çığlığıdır; o yüzden direksiyonu tam tur dayarken zorlamamak, çukurlardan geçerken ön takımı korumak bu masraflı sistemin ömrünü uzatmanın en basit yoludur. Belki de biraz daha sakin araç kullanmak, o hassas elektrik motorunun sargılarını korumak için yapabileceğimiz en akıllıca şeylerden biridir, kim bilir...