Kerim Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Gösterge panelinde o sarı ABS ışığı bir kere yandı mı, BMW sahibinin huzuru kaçar arkadaş. Kimse kendini kandırmasın; o küçük simge sadece bir elektronik arıza sinyali değil, sürüş zevkimize indirilmiş doğrudan bir darbedir. Pedaldaki o garip titreme, virajda arkadan kayma hissi ve aniden devre dışı kalan güvenlik sistemleri… Biliyoruz, çoğumuz ilk anda "basit bir sensördür, bir şey olmaz" deyip geçiştiriyoruz ama bu arıza ihmal edilecek bir mevzu değil.
Tekerlek hız sensörü dediğin meret, aslında otomobilin beyinciğidir; o durursa bütün sistem kör kalır. Dört tekerleğin dönme hızını saniyede onlarca kez merkeze bildiren bu parça arızalandığında, araç ne zaman kızaklayacağını, ne zaman DSC’yi devreye sokacağını bilemez hâle geliyor. Aniden yola fırlayan bir çocuk, ıslak bir viraj ya da sert bir fren anı… İşte o an, o küçümsediğimiz sensörün hayatla çizgi arasındaki fark olduğunu acı bir şekilde anlarız.
Herkes sanayi köşelerinde arıza kodu sildirmeyi çözüm sanıyor, yanılıyorsunuz. Bilgisayara bağlayıp hatayı hafızadan sildirmek, evin içindeki yangın alarmını öttüğü için çekiçle kırmaya benzer. Arıza kodu silindiğinde sensör iyileşmiyor; sadece siz sorunu görmezden gelmiş oluyorsunuz. Gerçek çözüm, o tekerlek poryasının arkasındaki birikmiş balata tozunu temizlemekten, aks kafasındaki okuyucu halkayı kontrol etmekten ya da çürümüş kabloyu kökten değiştirmekten geçer.
Piyasada satılan o ucuz yan sanayi sensörlerle bu arabaları yürütmeye çalışmak tam anlamıyla lades demektir. Orijinal ekipman kalitesinde olmayan bir parçayı taktığınızda, otomobilin beyni saçma sapan voltaj değerleri okumaya başlar; kah güler kah ağlar… Tam "sorun çözüldü" derken, otobanda 120 km hırla giderken sistemin aniden kendini korumaya alması işten bile değildir. Kaliteli parça kullanın, üç kuruş kâr edeceğiz diye canınızı ve otomobilinizin dengesini sokakta bulmadınız.
Usta var, usta var; poryayı sökerken sensörü kıran adama teslim etmeyin şu araçları! Birçok BMW kullanıcısı sırf yetersiz müdahale yüzünden çalışan parçasını da çöpe attı bu ülkede. İşini bilen biri, sensörü değiştirmeden önce tekerlek rulmanının durumuna bakar, kablo tesisatındaki oksitlenmeyi ölçer, soketleri temizler. Teşhisi doğru koymak lazım; yoksa parça değiştir babam değiştir, fatura kabarır ama o ışık yine yanar.
Fren mesafeniz uzadıysa ve virajda aracın arkası garip şekilde kopuyorsa, suçu hemen lastiklere atmayın. Beyin, tekerleklerden gelen hatalı hız verisi yüzünden fren basıncını yanlış ayarlıyor olabilir. Tekerleklerden biri duruyor sanırken diğeri dönüyor gibi algılanırsa... Gerisini siz düşünün. Otomobiliniz sizinle konuşuyor; o ışık bir çığlıktır, kulak tıkamayın.
Islak zeminde veya derin su birikintilerine hızlı girdiğinizde bu arızanın aniden hortlaması tesadüf mü sanıyorsunuz? Tabii ki değil; yılların getirdiği yıpranmayla izolasyonunu kaybeden sensör kabloları suyu gördüğü an kısa devre yapar. Nem kuruyunca ışık söner, siz de sorun geçti sanırsınız ama ilk ciddi yağmurda aynı kâbus sil baştan başlar. Şüphelendiğiniz an soketleri kurutup koruma spreyi sıkmak, sizi yolda kalmaktan kurtaracak en pratik hamledir.
Kendinize ve makinenize biraz saygınız varsa, bu arızayı gördüğünüz ilk gün çözün. Güvenlik sistemlerinin devre dışı kaldığı bir BMW, sadece arkadan itişli vahşi bir demir yığınından ibarettir. Sürüş keyfinizi, can güvenliğinizi ve otomobilinizin değerini riske atmaya değmez; gidin, doğru parçayı bulun ve o sensörü usulüne uygun şekilde değiştirin.
Tekerlek hız sensörü dediğin meret, aslında otomobilin beyinciğidir; o durursa bütün sistem kör kalır. Dört tekerleğin dönme hızını saniyede onlarca kez merkeze bildiren bu parça arızalandığında, araç ne zaman kızaklayacağını, ne zaman DSC’yi devreye sokacağını bilemez hâle geliyor. Aniden yola fırlayan bir çocuk, ıslak bir viraj ya da sert bir fren anı… İşte o an, o küçümsediğimiz sensörün hayatla çizgi arasındaki fark olduğunu acı bir şekilde anlarız.
Herkes sanayi köşelerinde arıza kodu sildirmeyi çözüm sanıyor, yanılıyorsunuz. Bilgisayara bağlayıp hatayı hafızadan sildirmek, evin içindeki yangın alarmını öttüğü için çekiçle kırmaya benzer. Arıza kodu silindiğinde sensör iyileşmiyor; sadece siz sorunu görmezden gelmiş oluyorsunuz. Gerçek çözüm, o tekerlek poryasının arkasındaki birikmiş balata tozunu temizlemekten, aks kafasındaki okuyucu halkayı kontrol etmekten ya da çürümüş kabloyu kökten değiştirmekten geçer.
Piyasada satılan o ucuz yan sanayi sensörlerle bu arabaları yürütmeye çalışmak tam anlamıyla lades demektir. Orijinal ekipman kalitesinde olmayan bir parçayı taktığınızda, otomobilin beyni saçma sapan voltaj değerleri okumaya başlar; kah güler kah ağlar… Tam "sorun çözüldü" derken, otobanda 120 km hırla giderken sistemin aniden kendini korumaya alması işten bile değildir. Kaliteli parça kullanın, üç kuruş kâr edeceğiz diye canınızı ve otomobilinizin dengesini sokakta bulmadınız.
Usta var, usta var; poryayı sökerken sensörü kıran adama teslim etmeyin şu araçları! Birçok BMW kullanıcısı sırf yetersiz müdahale yüzünden çalışan parçasını da çöpe attı bu ülkede. İşini bilen biri, sensörü değiştirmeden önce tekerlek rulmanının durumuna bakar, kablo tesisatındaki oksitlenmeyi ölçer, soketleri temizler. Teşhisi doğru koymak lazım; yoksa parça değiştir babam değiştir, fatura kabarır ama o ışık yine yanar.
Fren mesafeniz uzadıysa ve virajda aracın arkası garip şekilde kopuyorsa, suçu hemen lastiklere atmayın. Beyin, tekerleklerden gelen hatalı hız verisi yüzünden fren basıncını yanlış ayarlıyor olabilir. Tekerleklerden biri duruyor sanırken diğeri dönüyor gibi algılanırsa... Gerisini siz düşünün. Otomobiliniz sizinle konuşuyor; o ışık bir çığlıktır, kulak tıkamayın.
Islak zeminde veya derin su birikintilerine hızlı girdiğinizde bu arızanın aniden hortlaması tesadüf mü sanıyorsunuz? Tabii ki değil; yılların getirdiği yıpranmayla izolasyonunu kaybeden sensör kabloları suyu gördüğü an kısa devre yapar. Nem kuruyunca ışık söner, siz de sorun geçti sanırsınız ama ilk ciddi yağmurda aynı kâbus sil baştan başlar. Şüphelendiğiniz an soketleri kurutup koruma spreyi sıkmak, sizi yolda kalmaktan kurtaracak en pratik hamledir.
Kendinize ve makinenize biraz saygınız varsa, bu arızayı gördüğünüz ilk gün çözün. Güvenlik sistemlerinin devre dışı kaldığı bir BMW, sadece arkadan itişli vahşi bir demir yığınından ibarettir. Sürüş keyfinizi, can güvenliğinizi ve otomobilinizin değerini riske atmaya değmez; gidin, doğru parçayı bulun ve o sensörü usulüne uygun şekilde değiştirin.