Ahmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Motor arıza lambası yanıp söndüğünde o an içinizden geçenleri çok iyi biliyorum, yine bütçeyi sarsacak masraflı bir parça değişimi kapıda hissiyle direksiyona sıkı sıkıya sarılıyorsunuz.
Egzozdan gelen o çiğ benzin kokusunu ilk aldığınızda camı açıp dışarı bakarsınız ya, hani midenizi bulandıran o kesif koku... İşte o koku size doğrudan egzoz gazındaki oksijen dengesinin şaştığını fısıldar.
Kasanın altındaki hassas uçlu o küçük parça, yani lambda sensörü, beyne yanlış bilgi göndermeye başladığında motorun ritmi aniden bozulur; rölantideki o huzurlu hışırtı yerini sarsıntılı bir horultuya bırakır.
Yakıt ibresinin normalden çok daha hızlı düştüğünü fark ettiğiniz o istasyon çıkışları yok mu, işte cüzdanınızdaki deliğin asıl müsebbiri tam olarak bu kablo demetinin ucundaki kararan sensördür.
Araca bindiğinizde gaza bastığınız an yaşadığınız o yığılma hissi, motorun tepki vermekte gecikmesi... Hani adeta arkadan biri çekiştiriyormuş gibi yavaşlaması... Ne demek istediğimi anladınız değil mi?
Sanayideki ustaya gittiğinizde hemen "değişelim gitsin" derler ama asıl mesele o konnektörün ucundaki kurum birikintisini temizlemekte ya da kablo kopukluğunu bulabilmektedir; hemen para saçmayın.
Zengin karışımla çalışan bir motor, yanmamış yakıtı doğrudan katalitik konjektörün üstüne kusar ve o pahalı petekleri tıkatır; yani sensörü ihmal etmek aslında bütün egzoz sistemine idam fermanı imzalamaktır.
Orijital olmayan yan sanayi sensörleri takıp üç gün sonra yine aynı arıza lambasıyla uyanmak istemiyorsanız, paraya kıyıp fabrikasyon standartlarında üretilen parçadan şaşmayın sakın.
Egzozdan gelen o çiğ benzin kokusunu ilk aldığınızda camı açıp dışarı bakarsınız ya, hani midenizi bulandıran o kesif koku... İşte o koku size doğrudan egzoz gazındaki oksijen dengesinin şaştığını fısıldar.
Kasanın altındaki hassas uçlu o küçük parça, yani lambda sensörü, beyne yanlış bilgi göndermeye başladığında motorun ritmi aniden bozulur; rölantideki o huzurlu hışırtı yerini sarsıntılı bir horultuya bırakır.
Yakıt ibresinin normalden çok daha hızlı düştüğünü fark ettiğiniz o istasyon çıkışları yok mu, işte cüzdanınızdaki deliğin asıl müsebbiri tam olarak bu kablo demetinin ucundaki kararan sensördür.
Araca bindiğinizde gaza bastığınız an yaşadığınız o yığılma hissi, motorun tepki vermekte gecikmesi... Hani adeta arkadan biri çekiştiriyormuş gibi yavaşlaması... Ne demek istediğimi anladınız değil mi?
Sanayideki ustaya gittiğinizde hemen "değişelim gitsin" derler ama asıl mesele o konnektörün ucundaki kurum birikintisini temizlemekte ya da kablo kopukluğunu bulabilmektedir; hemen para saçmayın.
Zengin karışımla çalışan bir motor, yanmamış yakıtı doğrudan katalitik konjektörün üstüne kusar ve o pahalı petekleri tıkatır; yani sensörü ihmal etmek aslında bütün egzoz sistemine idam fermanı imzalamaktır.
Orijital olmayan yan sanayi sensörleri takıp üç gün sonra yine aynı arıza lambasıyla uyanmak istemiyorsanız, paraya kıyıp fabrikasyon standartlarında üretilen parçadan şaşmayın sakın.