Sami Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Geçen hafta yolda kalınca insan anlıyor bazı parçaların ne kadar sessiz çalıştığını, oysa kaputun altında dönen o büyük döngü bittiğinde her şey yarım kalıyor işte.
Katalitik konvertör denilen o metal kutu tıkandığında motor sanki nefessiz kalmış gibi öksürmeye başlıyor, yani egzozdan o tatlı hırıltı yerine boğuk bir inilti gelince aslında parça imdat diyor.
Kalitesiz yakıt ya da yanmamış benzin hücreleri öyle bir tıkıyor ki petekleri, araba yokuşlarda bayılıyor sanki arkasından çekiçle çekiyorlar mübarek.
Arıza lambası yanıp söndüğünde genelde o oksijen sensörü hata veriyor ama asıl mesele içerideki seramik yapının erimesi ya da yerinden oynaması...
Egzozcunun altını kaldırdığında o demir yığınının içine bakıp "bu çöp olmuş" demesi ne tuhaf, altı üstü bir parça ama arabanın bütün neşesini alıp götürüyor.
Değiştirmesi dert, pahalı meret zaten; orijinalini takmazsan bir yıl sonra yine aynı film, yine aynı yolda kalma korkusu sarıyor insanı.
Sabahları ilk marşta o garip koku burnuna geliyorsa hiç zaman kaybetme ustaya göster, yoksa yolda o çekiciyi beklerken kurduğun hayaller epey tuzluya patlıyor.
Katalitik konvertör denilen o metal kutu tıkandığında motor sanki nefessiz kalmış gibi öksürmeye başlıyor, yani egzozdan o tatlı hırıltı yerine boğuk bir inilti gelince aslında parça imdat diyor.
Kalitesiz yakıt ya da yanmamış benzin hücreleri öyle bir tıkıyor ki petekleri, araba yokuşlarda bayılıyor sanki arkasından çekiçle çekiyorlar mübarek.
Arıza lambası yanıp söndüğünde genelde o oksijen sensörü hata veriyor ama asıl mesele içerideki seramik yapının erimesi ya da yerinden oynaması...
Egzozcunun altını kaldırdığında o demir yığınının içine bakıp "bu çöp olmuş" demesi ne tuhaf, altı üstü bir parça ama arabanın bütün neşesini alıp götürüyor.
Değiştirmesi dert, pahalı meret zaten; orijinalini takmazsan bir yıl sonra yine aynı film, yine aynı yolda kalma korkusu sarıyor insanı.
Sabahları ilk marşta o garip koku burnuna geliyorsa hiç zaman kaybetme ustaya göster, yoksa yolda o çekiciyi beklerken kurduğun hayaller epey tuzluya patlıyor.