Hamza Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Otomobilin elektrik tesisatındaki o kırmızı kalın hat, yani artı (+) kablo, sistemin adeta şah damarı gibidir ve buradaki bir deformasyon kendini ilk olarak marş basarken gösterir. Ana akım taşıyıcı hat üzerindeki korozyon veya içten kopmalar, marş motoruna gitmesi gereken akımı büyük oranda bloke eder. Anahtarı çevirdiğinizde o hep duyduğumuz canavar gibi dönen motor sesi yerine, halsiz, kesik kesik gelen ve sanki akü tamamen bitmiş gibi hissettiren o cılız tıkırtı... Sırf bu yüzden kaç tane sapasağlam akü çöpe gidiyor, bir bilseniz. Direncin yükselmesiyle birlikte voltaj düşümü kaçınılmaz hale gelir ve siz marş motorunu suçlarken, asıl suçlu içeriden çürüyen o bakır kablodur. Gözle kontrol yetmez bazen, multimetreyle yük altındaki voltajı ölçmek gerekir.
Gösterge panelindeki ışıkların bir canlanıp bir sönmesi, tamamen kafasına göre takılan devir saati ya da durup dururken resetlenen yol bilgisayarı... Elektrik akışındaki istikrarsızlık, artı kablonun gövdeye anlık temas etmesiyle ya da gevşek bir bağlantı noktası yüzünden sistemde sürekli parazit yaratır. Modern araçlardaki hassas elektronik kontrol üniteleri (ECU) bu tip dalgalanmalara karşı aşırı duyarlıdır. Bir bakmışsınız motor arıza lambası yanmış, bir bakmışsınız şanzıman saçmalamaya başlamış. Voltaj kararsızlığı o kadar tehlikeli bir boyuta ulaşabilir ki, sensörlerin gönderdiği sinyaller tamamen bozulur. Kablo tesisatındaki anlık kopukluklar, alternatörün ürettiği akımın beyne stabil ulaşmasını engeller ve ortaya tamamen kaotik, teşhisi zor elektriksel arızalar çıkar.
Kaputu açtığınızda burnunuza gelen o keskin, geniz yakan yanık plastik kokusu varsa, hiç vakit kaybetmeden kutup başından itibaren o ana hattı takip etmeye başlamalısınız. Direnç demek ısı demektir ve artı kablosundaki bir ezilme ya da yalıtım aşınması, akımın dar boğazdan geçmeye zorlanması gibi bir etki yaratır. Kablo üzerinden geçen yüksek amper, yalıtkan katmanı eritecek kadar büyük bir termal yük bindirir sisteme. Bakır tellerin karardığını, üzerindeki plastik korumanın sertleşip pul pul döküldüğünü görüyorsanız tehlike çanları çalıyor demektir. Yangın riskiyle burun buruna gelmek istemiyorsanız, o ısınan bölgeyi hemen kesip atmak ve yerine doğru kesitte yeni bir kablo rekorlamak şart.
Peki, alternatörün aküyü şarj edememesinin arkasında her zaman alternatörün kendisi mi yatar dersiniz? Şarj dinamosunun artı çıkış kutbu ile akünün pozitif terminali arasındaki o köprü kablo koptuğunda ya da aşırı oksitlendiğinde, üretilen elektrik aküye asla ulaşamaz. Göstergede yanan o kırmızı akü sembolü bazen sadece basit bir kablo deformasyonunun çığlığıdır. Multimetreyi alternatör çıkışına dokundurduğunuzda 14.2 voltu görürsünüz ama akü kutup başında bu değer 11.5 volta kadar düşer. Aradaki o devasa kayıp, artı kablosunun içten içe un ufak olduğunu ve akımı ısıya dönüştürerek yok ettiğini kanıtlar. Kabloyu elinizle esnettiğinizde içeriden gelen o çıtırtı sesleri...
Aracın şasisine, yani eksi kutba doğrudan temas eden korumasız bir artı kablosunun yaratacağı tek bir şey vardır: Kısa devre ve şiddetli bir kıvılcım patlaması. Sigorta kutusundaki o ana yüksek amperli sigortaların sürekli atması, aslında sistemin sizi daha büyük bir felaketten koruma çabasıdır. Eğer sigorta anında atıyorsa, artı hattının bir yerlerde izolasyonunu kaybedip doğrudan metal gövdeye değdiğinden emin olabilirsiniz. Keskin bir sac kenarına sürtünen, motorun sıcağıyla eriyen ya da hatalı montaj yüzünden sıkışan kablolar bu durumun baş sorumlusudur. Durumu geçiştirmek için daha yüksek amperli bir sigorta takma hatasına sakın düşmeyin, aksi halde tüm tesisatı elinize alırsınız.
Gösterge panelindeki ışıkların bir canlanıp bir sönmesi, tamamen kafasına göre takılan devir saati ya da durup dururken resetlenen yol bilgisayarı... Elektrik akışındaki istikrarsızlık, artı kablonun gövdeye anlık temas etmesiyle ya da gevşek bir bağlantı noktası yüzünden sistemde sürekli parazit yaratır. Modern araçlardaki hassas elektronik kontrol üniteleri (ECU) bu tip dalgalanmalara karşı aşırı duyarlıdır. Bir bakmışsınız motor arıza lambası yanmış, bir bakmışsınız şanzıman saçmalamaya başlamış. Voltaj kararsızlığı o kadar tehlikeli bir boyuta ulaşabilir ki, sensörlerin gönderdiği sinyaller tamamen bozulur. Kablo tesisatındaki anlık kopukluklar, alternatörün ürettiği akımın beyne stabil ulaşmasını engeller ve ortaya tamamen kaotik, teşhisi zor elektriksel arızalar çıkar.
Kaputu açtığınızda burnunuza gelen o keskin, geniz yakan yanık plastik kokusu varsa, hiç vakit kaybetmeden kutup başından itibaren o ana hattı takip etmeye başlamalısınız. Direnç demek ısı demektir ve artı kablosundaki bir ezilme ya da yalıtım aşınması, akımın dar boğazdan geçmeye zorlanması gibi bir etki yaratır. Kablo üzerinden geçen yüksek amper, yalıtkan katmanı eritecek kadar büyük bir termal yük bindirir sisteme. Bakır tellerin karardığını, üzerindeki plastik korumanın sertleşip pul pul döküldüğünü görüyorsanız tehlike çanları çalıyor demektir. Yangın riskiyle burun buruna gelmek istemiyorsanız, o ısınan bölgeyi hemen kesip atmak ve yerine doğru kesitte yeni bir kablo rekorlamak şart.
Peki, alternatörün aküyü şarj edememesinin arkasında her zaman alternatörün kendisi mi yatar dersiniz? Şarj dinamosunun artı çıkış kutbu ile akünün pozitif terminali arasındaki o köprü kablo koptuğunda ya da aşırı oksitlendiğinde, üretilen elektrik aküye asla ulaşamaz. Göstergede yanan o kırmızı akü sembolü bazen sadece basit bir kablo deformasyonunun çığlığıdır. Multimetreyi alternatör çıkışına dokundurduğunuzda 14.2 voltu görürsünüz ama akü kutup başında bu değer 11.5 volta kadar düşer. Aradaki o devasa kayıp, artı kablosunun içten içe un ufak olduğunu ve akımı ısıya dönüştürerek yok ettiğini kanıtlar. Kabloyu elinizle esnettiğinizde içeriden gelen o çıtırtı sesleri...
Aracın şasisine, yani eksi kutba doğrudan temas eden korumasız bir artı kablosunun yaratacağı tek bir şey vardır: Kısa devre ve şiddetli bir kıvılcım patlaması. Sigorta kutusundaki o ana yüksek amperli sigortaların sürekli atması, aslında sistemin sizi daha büyük bir felaketten koruma çabasıdır. Eğer sigorta anında atıyorsa, artı hattının bir yerlerde izolasyonunu kaybedip doğrudan metal gövdeye değdiğinden emin olabilirsiniz. Keskin bir sac kenarına sürtünen, motorun sıcağıyla eriyen ya da hatalı montaj yüzünden sıkışan kablolar bu durumun baş sorumlusudur. Durumu geçiştirmek için daha yüksek amperli bir sigorta takma hatasına sakın düşmeyin, aksi halde tüm tesisatı elinize alırsınız.