Ayhan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Araç Filtreleri Yıkanır mı?
Kahve fincanından sızan ince telve misali, motorun içine dolan o görünmez tozlar birikir de birikir...
Hava ya da polen filtresini eline alıp suyun altına tutmak, ilk bakışta ne kadar da pratik bir çözüm gibi görünür, değil mi?
Oysa suyla temas eden kağıt doku şişer, özelliğini yitirir ve bir daha asla eskisi gibi nefes alamaz.
Aslında temizlik sandığımız bu masum su banyosu, hassasiyetle örülen o mikro gözeneklerin tamamen kapanmasına yol açar...
Yani filtre yıkamak demek, aslında motoru doğrudan tıkamak demektir.
Sırf biraz daha idare etsin diye yapılan bu yanlış hamle, kısa süre içinde yakıt tüketimini fark edilir biçimde artırır.
Eski ustalar hep ne derdi bilir misin; bazı parçalar temizlenmez, yalnızca zamanı gelince huzurla yenilenir.
Basit bir basınçlı hava tutarak üzerindeki kiri uzaklaştırdığını sanırsın ama o tazyik, fiber dokudaki kılcal çatlakları büyütmekten başka işe yaramaz.
Gözle görülen o siyah katman gitmiştir belki, fakat filtrenin içindeki hassas denge artık çoktan bozulmuştur.
Nedenini uzun uzun anlatmaya gerek yok; çünkü tıkanan bir süzgeç, motorun ciğerlerine inen temiz havayı doğrudan çalar.
Yeni bir filtreye harcanan o küçük bütçe, gün gelir motorun ömründen giden yılları sessizce geri getirir.
Zaten masraftan kaçayım derken motorun nefesini kesmek, en hafif tabirle arabaya yapılan en büyük kötülüktür.
Bazen akışına bırakmak gerekir, filtrenin de bir ömrü vardır ve o ömür bittiğinde itiraz etmeden değiştirmek şarttır...
Kahve fincanından sızan ince telve misali, motorun içine dolan o görünmez tozlar birikir de birikir...
Hava ya da polen filtresini eline alıp suyun altına tutmak, ilk bakışta ne kadar da pratik bir çözüm gibi görünür, değil mi?
Oysa suyla temas eden kağıt doku şişer, özelliğini yitirir ve bir daha asla eskisi gibi nefes alamaz.
Aslında temizlik sandığımız bu masum su banyosu, hassasiyetle örülen o mikro gözeneklerin tamamen kapanmasına yol açar...
Yani filtre yıkamak demek, aslında motoru doğrudan tıkamak demektir.
Sırf biraz daha idare etsin diye yapılan bu yanlış hamle, kısa süre içinde yakıt tüketimini fark edilir biçimde artırır.
Eski ustalar hep ne derdi bilir misin; bazı parçalar temizlenmez, yalnızca zamanı gelince huzurla yenilenir.
Basit bir basınçlı hava tutarak üzerindeki kiri uzaklaştırdığını sanırsın ama o tazyik, fiber dokudaki kılcal çatlakları büyütmekten başka işe yaramaz.
Gözle görülen o siyah katman gitmiştir belki, fakat filtrenin içindeki hassas denge artık çoktan bozulmuştur.
Nedenini uzun uzun anlatmaya gerek yok; çünkü tıkanan bir süzgeç, motorun ciğerlerine inen temiz havayı doğrudan çalar.
Yeni bir filtreye harcanan o küçük bütçe, gün gelir motorun ömründen giden yılları sessizce geri getirir.
Zaten masraftan kaçayım derken motorun nefesini kesmek, en hafif tabirle arabaya yapılan en büyük kötülüktür.
Bazen akışına bırakmak gerekir, filtrenin de bir ömrü vardır ve o ömür bittiğinde itiraz etmeden değiştirmek şarttır...