Aydın Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Gece yarısı otoyolda ilerlerken gösterge panelinde birden iki kırmızı ışığın aynı anda belirmesi insanın ömründen ömür alır, hele ki o an müzik çalmayı kesmişse ve motorun sesinden başka hiçbir şey duyulmuyorsa durum daha da sinir bozucu bir hâl alır.
Direksiyonun bir anda kütük gibi ağırlaşması ve kollarınızın tüm gücünü istemesi sadece kasları yormakla kalmaz, insanın zihninde binbir türlü masraf senaryosunun dönmesine de yol açar ki bu, sürüş keyfini adeta zehirleyen en net andır.
Aslında bu iki lambanın aynı anda yanması bir tesadüf değil, otomobilin kendi dilinde size fısıldadığı çok net bir yardım çığlığıdır; sanki araba "ben artık yoruldum" demektedir ama bunu elektronik sensörler aracılığıyla yapar.
Acaba sorun alternatörde mi yoksa kayışta mı diye düşünürken insan kendini kaputu açmış, elinde el feneriyle karanlıkta kabloları kurcalarken bulur ama çoğu zaman o karmaşık motor bloğunun içinde neye bakacağını bile bilmez.
Şarj dinamosunun yani alternatörün aküyü beslemeyi kesmesiyle birlikte hidrolik direksiyon pompası da elektriksiz kalır, çünkü modern araçlarda direksiyon simidini çevirmek için gereken o büyük güç aslında elektrik motorlarından beslenir.
Yolda kalma korkusunu o an derinden hissedersiniz, en yakın sanayiye kadar araçla gidebilecek misiniz yoksa çekici mi çağıracaksınız sorusu beyninizi kemirip durur ve o direksiyonu çevirmek her metrede daha da eziyetli bir hâl alır.
Böyle bir manzarayla karşılaştığınızda sakın gaza yüklenip yolu bitirmeye çalışmayın, çünkü akü tamamen bittiğinde farlar söner, beyin durur ve araç hareket halindeyken birden stop ediverir ki bu otoyolda en son isteyeceğiniz şeydir.
Kayış kopması ihtimali her zaman masadadır, motorun ön tarafındaki o kauçuk malzemenin yıllara meydan okuyamayarak bir yerde kopup gitmesi bütün bu elektrik krizini tetikleyebilir ve size sadece masraflı bir tamir faturası bırakır.
Sanayide ustanın kaputu açıp "abi şarj dinamosu kömürleri bitirmiş" ya da "direksiyon beyni voltaj alamadığı için kendini korumaya almış" demesini beklemek, hastane koridorunda tahlil sonucu beklemekten farksız bir sabırsızlık yaratır.
O yüzden gösterge panelindeki o minik kırmızı lambaları asla küçümsemeyin, çünkü onlar sadece birer ampul değil, otomobilin size sunduğu son erken uyarı sistemidir ve sessizce hayat kurtarır...
Direksiyonun bir anda kütük gibi ağırlaşması ve kollarınızın tüm gücünü istemesi sadece kasları yormakla kalmaz, insanın zihninde binbir türlü masraf senaryosunun dönmesine de yol açar ki bu, sürüş keyfini adeta zehirleyen en net andır.
Aslında bu iki lambanın aynı anda yanması bir tesadüf değil, otomobilin kendi dilinde size fısıldadığı çok net bir yardım çığlığıdır; sanki araba "ben artık yoruldum" demektedir ama bunu elektronik sensörler aracılığıyla yapar.
Acaba sorun alternatörde mi yoksa kayışta mı diye düşünürken insan kendini kaputu açmış, elinde el feneriyle karanlıkta kabloları kurcalarken bulur ama çoğu zaman o karmaşık motor bloğunun içinde neye bakacağını bile bilmez.
Şarj dinamosunun yani alternatörün aküyü beslemeyi kesmesiyle birlikte hidrolik direksiyon pompası da elektriksiz kalır, çünkü modern araçlarda direksiyon simidini çevirmek için gereken o büyük güç aslında elektrik motorlarından beslenir.
Yolda kalma korkusunu o an derinden hissedersiniz, en yakın sanayiye kadar araçla gidebilecek misiniz yoksa çekici mi çağıracaksınız sorusu beyninizi kemirip durur ve o direksiyonu çevirmek her metrede daha da eziyetli bir hâl alır.
Böyle bir manzarayla karşılaştığınızda sakın gaza yüklenip yolu bitirmeye çalışmayın, çünkü akü tamamen bittiğinde farlar söner, beyin durur ve araç hareket halindeyken birden stop ediverir ki bu otoyolda en son isteyeceğiniz şeydir.
Kayış kopması ihtimali her zaman masadadır, motorun ön tarafındaki o kauçuk malzemenin yıllara meydan okuyamayarak bir yerde kopup gitmesi bütün bu elektrik krizini tetikleyebilir ve size sadece masraflı bir tamir faturası bırakır.
Sanayide ustanın kaputu açıp "abi şarj dinamosu kömürleri bitirmiş" ya da "direksiyon beyni voltaj alamadığı için kendini korumaya almış" demesini beklemek, hastane koridorunda tahlil sonucu beklemekten farksız bir sabırsızlık yaratır.
O yüzden gösterge panelindeki o minik kırmızı lambaları asla küçümsemeyin, çünkü onlar sadece birer ampul değil, otomobilin size sunduğu son erken uyarı sistemidir ve sessizce hayat kurtarır...