Emre Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyonu çevirirken hissettiğiniz o hafif ağırlaşmayla başlar bazen her şey; tam o anda gösterge panelinde kırmızı bir akü sembolü beliriverir. Sürücülerin çoğu ilk anda akünün ömrünü tamamladığını düşünse da asıl suçlu genellikle motorun ön tarafında sessizce çalışan V kayışıdır. V kayışı gevşediğinde alternatörün, yani şarj dinamosunun kasnağını yeterli devirde döndüremez; mil dönmeyince bobinlerde stator manyetik alanı tam oluşamaz ve üretime geçen alternatif akım düşer. Doğru voltaj (ideal şartlarda 13.8 - 14.4 Volt) üretilemeyip regülatör devreyi tamamlayamayınca da göstergedeki o kırmızı ikaz lambası anında yanar... Yani evet, kayış gevşekse o lamba basbayağı yanar.
Sabahları soğuk motorda yükselen o tiz gıcırtı sesini görmezden gelmek, bir süre sonra yolda kalmanın en kestirme yoludur. Kayıştaki gerginlik miktarı (tension) düştüğünde krank milinden aldığı dairesel hareketi alternatöre sürtünme kuvvetiyle iletemez, kayış kasnak üzerinde kaymaya başlar. Sürtünme katsayısı yetersiz kaldığı an şarj akımı kesintiye uğrar ve ECU (motor kontrol ünitesi) voltaj düşüşünü tespit ettiği gibi dashboard'a sinyali çeker. Şarj sistemi düzensizleştiği zaman sadece akü lambası kırpışmakla kalmaz, geceleri farların şiddetinin bir azalıp bir çoğaldığını da fark edersiniz. Kayışın gerginliği ideal aralıkta değilse, dinamo aküyü besleyemez.
Aracın kaputunu kaldırıp parmağınızla kayışa hafifçe bastırdığınızda 1 santimden fazla esneme görüyorsanız, sanayinin yolunu tutma vakti çoktan gelmiştir. Bazen alternatör rulmanı sağlamdır, regülatör kömürleri dipçik gibidir ama sadece gergi bilyası (otomatik tensioner) formunu kaybettiği için şarj akımı bir anda 12 Voltu görebilir. Akünün kendisi aslında sadece ilk çalıştırma anındaki marş basma gücünü sağlayan bir kimyasal depodur; motor çalıştıktan sonraki tüm elektrik yükünü alternatör göğüsler. Alternatörü döndüren mekanik bağ koptuğunda ya da boşa döndüğünde araç tüm enerjiyi depodaki aküden çekmeye başlar ve sistem voltajı çöker... Gerginliği ayarlanmayan bir kayış, çalışan sağlam parçayı bile işlevsiz kılar.
Göstergede kırmızı ikazı gördüğünüz an klimayı, radyoyu, koltuk ısıtmalarını hemen kapatıp en yakın servise süzülmek en mantıklı hareket olur. V kayışı sadece alternatörü değil, pek çok yeni nesil araçta devirdaim pompasını da döndürdüğü için işin ucu sadece akünün bitmesiyle kalmaz, motorun hararet yapmasına kadar gidebilir. Kasnaktaki kanallara oturan V kayışının yüzeyindeki kauçuk sertleştiğinde ya da kanal aralarına yağ sızdığında kayış gevşek olmasa bile kaçırma yapabilir, bu da şarj lambasını yakmaya yeter. Arabanın altında çamurluk muhafazası eksikse su birikintisinden geçerken kayışa sıçrayan su bile anlık kaymaya neden olup lambayı bir anlığına yakıp söndürebilir. Böyle durumlarla karşılaştığınızda doğrudan aküyü değiştirmek yerine önce kayışın gerginlik ve yüzey durumunu kontrol ettirmek cebinizi büyük bir masraftan korur.
Sabahları soğuk motorda yükselen o tiz gıcırtı sesini görmezden gelmek, bir süre sonra yolda kalmanın en kestirme yoludur. Kayıştaki gerginlik miktarı (tension) düştüğünde krank milinden aldığı dairesel hareketi alternatöre sürtünme kuvvetiyle iletemez, kayış kasnak üzerinde kaymaya başlar. Sürtünme katsayısı yetersiz kaldığı an şarj akımı kesintiye uğrar ve ECU (motor kontrol ünitesi) voltaj düşüşünü tespit ettiği gibi dashboard'a sinyali çeker. Şarj sistemi düzensizleştiği zaman sadece akü lambası kırpışmakla kalmaz, geceleri farların şiddetinin bir azalıp bir çoğaldığını da fark edersiniz. Kayışın gerginliği ideal aralıkta değilse, dinamo aküyü besleyemez.
Aracın kaputunu kaldırıp parmağınızla kayışa hafifçe bastırdığınızda 1 santimden fazla esneme görüyorsanız, sanayinin yolunu tutma vakti çoktan gelmiştir. Bazen alternatör rulmanı sağlamdır, regülatör kömürleri dipçik gibidir ama sadece gergi bilyası (otomatik tensioner) formunu kaybettiği için şarj akımı bir anda 12 Voltu görebilir. Akünün kendisi aslında sadece ilk çalıştırma anındaki marş basma gücünü sağlayan bir kimyasal depodur; motor çalıştıktan sonraki tüm elektrik yükünü alternatör göğüsler. Alternatörü döndüren mekanik bağ koptuğunda ya da boşa döndüğünde araç tüm enerjiyi depodaki aküden çekmeye başlar ve sistem voltajı çöker... Gerginliği ayarlanmayan bir kayış, çalışan sağlam parçayı bile işlevsiz kılar.
Göstergede kırmızı ikazı gördüğünüz an klimayı, radyoyu, koltuk ısıtmalarını hemen kapatıp en yakın servise süzülmek en mantıklı hareket olur. V kayışı sadece alternatörü değil, pek çok yeni nesil araçta devirdaim pompasını da döndürdüğü için işin ucu sadece akünün bitmesiyle kalmaz, motorun hararet yapmasına kadar gidebilir. Kasnaktaki kanallara oturan V kayışının yüzeyindeki kauçuk sertleştiğinde ya da kanal aralarına yağ sızdığında kayış gevşek olmasa bile kaçırma yapabilir, bu da şarj lambasını yakmaya yeter. Arabanın altında çamurluk muhafazası eksikse su birikintisinden geçerken kayışa sıçrayan su bile anlık kaymaya neden olup lambayı bir anlığına yakıp söndürebilir. Böyle durumlarla karşılaştığınızda doğrudan aküyü değiştirmek yerine önce kayışın gerginlik ve yüzey durumunu kontrol ettirmek cebinizi büyük bir masraftan korur.