Hamza Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Motorun kalbi derler ya hani, işte o kalbin ritmini tutan o küçücük lastik veya zincir parçası triger setidir. Koparsa ne olur biliyor musunuz? Silindir kapağı eğilir, pistonlar parçalanır, motor kilitlenir... İnanılmaz bir fatura çıkar önünüize. Sanayide ustaya "Hocam yan sanayi taksak ne olur?" diye sorduğunuz an, aslında kumar masasına oturuyorsunuz demektir.
Orijinal parçanın fiyatını görünce insanın içi cız ediyor, çok iyi anlıyorum. Ama o yan sanayi kutusunun içindeki triger kayışının Kauçuk kalitesi Orijinalin yarısı bile değil bazen. Isıya dayanmıyor, gerginlik ayarını tutmuyor, birkaç bin kilometre sonra çatlamaya başlıyor. Risk almaya değer mi gerçekten üç beş kuruş için?
Rulman meselesi var bir de, sadece kayıştan ibaret sanıyor çoğu sürücü bu işi. Yan sanayi setlerdeki Bilya Rulmanlar bir süre sonra bilye dağıtmaya başlıyor. O bilya bir kilitlendi mi, kayış anında sıyırıyor zaten... Sonrası tam bir felaket.
Bazı kaliteli muadil markalar var piyasada, hakkını yemeyelim. Yani üreticiye üretim yapan dev markaların kendi kutusunda sattığı ürünler... Bak onları yan sanayi sınıfına koyup haksızlık etmemek lazım. Fakat merdiven altı, markasız, sırf ucuz diye satılan Çin malı setler tam bir bombalı tuzak.
Tamirci işçiliği zaten başlı başına bir maliyet kalemi bu devirde. Ucuz parça taktırıp 20 bin kilometre sonra tekrar aynı işçilik parasını vermek akıl karı mı? Yan sanayi triger takıp her gaza bastığında "Acaba kopacak mı" korkusuyla araç sürülmez.
Cebinizdeki parayı korumak isterken motoru çöpe atmak çok kolay. Ya düzgün, kendini kanıtlamış birinci sınıf muadil parça seçeceksiniz ya da orijinalden şaşmayacaksınız. Yan sanayinin kalitesizine bulaşmak, paranızla dert satın almaktır açıkçası...
Orijinal parçanın fiyatını görünce insanın içi cız ediyor, çok iyi anlıyorum. Ama o yan sanayi kutusunun içindeki triger kayışının Kauçuk kalitesi Orijinalin yarısı bile değil bazen. Isıya dayanmıyor, gerginlik ayarını tutmuyor, birkaç bin kilometre sonra çatlamaya başlıyor. Risk almaya değer mi gerçekten üç beş kuruş için?
Rulman meselesi var bir de, sadece kayıştan ibaret sanıyor çoğu sürücü bu işi. Yan sanayi setlerdeki Bilya Rulmanlar bir süre sonra bilye dağıtmaya başlıyor. O bilya bir kilitlendi mi, kayış anında sıyırıyor zaten... Sonrası tam bir felaket.
Bazı kaliteli muadil markalar var piyasada, hakkını yemeyelim. Yani üreticiye üretim yapan dev markaların kendi kutusunda sattığı ürünler... Bak onları yan sanayi sınıfına koyup haksızlık etmemek lazım. Fakat merdiven altı, markasız, sırf ucuz diye satılan Çin malı setler tam bir bombalı tuzak.
Tamirci işçiliği zaten başlı başına bir maliyet kalemi bu devirde. Ucuz parça taktırıp 20 bin kilometre sonra tekrar aynı işçilik parasını vermek akıl karı mı? Yan sanayi triger takıp her gaza bastığında "Acaba kopacak mı" korkusuyla araç sürülmez.
Cebinizdeki parayı korumak isterken motoru çöpe atmak çok kolay. Ya düzgün, kendini kanıtlamış birinci sınıf muadil parça seçeceksiniz ya da orijinalden şaşmayacaksınız. Yan sanayinin kalitesizine bulaşmak, paranızla dert satın almaktır açıkçası...