Murat Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Aracın gaz pedalına bastığında o beklenen cevabı alamıyorsan, yığılmalar hissediyorsan ya da motor her zamankinden daha farklı çalışıyorsa, işin ucunda yakıt sisteminin kalbinde bir sorun olabileceğini düşünmelisin. Pompa yeterince benzin basamıyor olabilir, hatlarda bir tıkanıklık vardır veya regülatör görevini yapmıyordur; işte tüm bu ihtimalleri netleştirmek için manometreyi eline alıp o basıncı ölçmek şarttır. Kaputu açtığında seni karşılayan o karmaşık görünüm gözünü korkutmasın sakın, çünkü asıl mesele doğru adımları sabırla takip etmekte biter.
Manometre setini yakıt hattındaki test portuna bağlamadan önce motorun tamamen soğuk olduğundan emin olmalısın ki sıcak bir motorla uğraşırken yaşanabilecek ufak bir ihmal büyük kazalara davetiye çıkarabilir. Bağlantıyı yaptıktan sonra kontağı çevirip marşa basmadan, sadece elektrik sistemini aktif hale getirdiğin o ilk an pompaya giden akımı ve ilk basınç tepkisini gözlemlemek en doğrusudur. Zaten ibrenin fırladığı nokta sana sistemin durumu hakkında ilk ipucunu verir... Yok eğer ibre hiç kıpırdamıyorsa, sigortalardan rölelere kadar uzanan o sıkıcı elektrik kontrolüne hemen başlaman gerekecek.
Rölantide çalışırken ibrenin sabit kalması beklenir ama sen gaz verdikçe o ibrenin de yukarı doğru tırmanması gerekir; şayet bu denge bozulduysa yakıt filtresinden tut da pompa arızasına kadar uzanan geniş bir şüpheli listesi seni bekliyor demektir. Basınç düşüklüğü motorun fakir karışımda kalmasına ve silindir kapaklarının zarar görmesine yol açabilir, ki bunu hiçbir araç sahibi rüyasında bile görmek istemez. Bazen sorun o kadar küçük bir contadan kaynaklanır ki saatlerce ararsın...
Test bittiğinde sistemi sökmeden önce basıncı tahliye etmeyi asla unutma, çünkü o hattaki tazyikli yakıt ortalığı bir anda savaş alanına çevirebilir. Temiz çalışmak, eldiven kullanmak ve hatta yakınlarda bir yangın tüpü bulundurmak bu işin unvanı ne olursa olsun değişmeyen en eski kuralıdır. Kendi ellerinle arızayı bulmanın verdiği o tatmin duygusu da bütün bu yorgunluğa fazlasıyla değecektir zaten.
Manometre setini yakıt hattındaki test portuna bağlamadan önce motorun tamamen soğuk olduğundan emin olmalısın ki sıcak bir motorla uğraşırken yaşanabilecek ufak bir ihmal büyük kazalara davetiye çıkarabilir. Bağlantıyı yaptıktan sonra kontağı çevirip marşa basmadan, sadece elektrik sistemini aktif hale getirdiğin o ilk an pompaya giden akımı ve ilk basınç tepkisini gözlemlemek en doğrusudur. Zaten ibrenin fırladığı nokta sana sistemin durumu hakkında ilk ipucunu verir... Yok eğer ibre hiç kıpırdamıyorsa, sigortalardan rölelere kadar uzanan o sıkıcı elektrik kontrolüne hemen başlaman gerekecek.
Rölantide çalışırken ibrenin sabit kalması beklenir ama sen gaz verdikçe o ibrenin de yukarı doğru tırmanması gerekir; şayet bu denge bozulduysa yakıt filtresinden tut da pompa arızasına kadar uzanan geniş bir şüpheli listesi seni bekliyor demektir. Basınç düşüklüğü motorun fakir karışımda kalmasına ve silindir kapaklarının zarar görmesine yol açabilir, ki bunu hiçbir araç sahibi rüyasında bile görmek istemez. Bazen sorun o kadar küçük bir contadan kaynaklanır ki saatlerce ararsın...
Test bittiğinde sistemi sökmeden önce basıncı tahliye etmeyi asla unutma, çünkü o hattaki tazyikli yakıt ortalığı bir anda savaş alanına çevirebilir. Temiz çalışmak, eldiven kullanmak ve hatta yakınlarda bir yangın tüpü bulundurmak bu işin unvanı ne olursa olsun değişmeyen en eski kuralıdır. Kendi ellerinle arızayı bulmanın verdiği o tatmin duygusu da bütün bu yorgunluğa fazlasıyla değecektir zaten.