Ahmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllardır ustaların dükkanında oturup kalkan, sanayinin tozunu yutmuş biri olarak söze neresinden başlasam bilemiyorum ama şu motorun dibindeki küçücük süzgeç varya, işte o tıkanırsa arabanızın kalbi durur net. Sürücülerin çoğu sanır ki motor yağı değiştirmekle iş biter, filtreyi yeniledik mi kafa rahat derler ama o yağ pompasının hemen önünde bekleyen karter süzgeci sessiz sedasız can çekişmektedir aslında. Zamanla kalitesiz yağ kullanımından, geciken bakımlardan ya da motorun içinde biriken o yapış yapış kurumdan dolayı bu ızgara tıkandığında motor yağı çekemez hale gelir. Pompaya yağ gitmeyince de yukarıdaki parçalar kuru kuru birbirine sürtünmeye başlar ki bu durum bir arabanın başına gelebilecek en büyük felaketlerden biridir. Zaten motor dediğin mekanizma nefes alır gibi yağla yaşar, yağ gidemediği an o metal sesleri kabinin içine dolmaya başlar...
Hiç düşündünüz mü o gösterge panelindeki kırmızı yağ lambası neden yanar, ya da yandığında gerçekten iş işten geçmiş midir? Yağ süzgecinin gözenekleri kurumla dolduğunda yağ pompası sistemde ihtiyaç duyulan o hayati basıncı bir türlü üretemez. Pistonlar, yataklar, eksantrik mili derken motorun içinde ne kadar dönen hareket eden parça varsa hepsi bir anda aşırı ısınmaya ve birbirini rendelemeye başlar. Basınç düştüğü an göstergede o küçük çaydanlık benzeri simge belirir ama sürücülerin çoğu "birazdan söner" diyerek basar gaza geçer. Oysa o an motorun kalbi durmak üzeredir, yani süzgeç tıkandığında motor kendi kendini içten içe yemeye başlar aslında. Bir anlık ihmal yüzünden koca bir motoru kucağınıza almak, sanayide haftalarca usta yolu gözlemek hiç de uzak bir ihtimal değil.
Arabanızla yolda giderken gaza bastığınızda motordan böyle şıkır şıkır, bozuk para sesi gibi garip bir takırtı geliyorsa durup bir düşünün derim. Tıkalı bir yağ süzgeci yüzünden üst kapağa, yani subaplara kadar yağ ulaşamadığında motor adeta dikiş makinesi gibi çalışmaya başlar. Yağlama tam gerçekleşmediği için metal metale sürter, sürtünce de o korkunç sıcaklık ortaya çıkar. Bazen sürücüler bana gelip "arabada bir çekiş düşüklüğü var, motor da çok ısınıyor" derler; bakarız ki sorun ne radyatörde ne fan kurulunda, meğer karterin dibindeki süzgeç katran bağlamış. Yağ motorda dolaşıp ısıyı ememeyince araba durduk yere hararet yapmaya başlar, siz de sorunu başka yerlerde arayıp paranızı heba edersiniz...
Peki bu illet şey nasıl bu kadar hızlı kirleniyor, durup dururken mi tıkandık biz şimdi? Aslında cevabı çok basit; kalitesiz, çakma yağlar kullanmak ve bakım kilometresini "daha bir bin kilometre var ya" diyerek sürekli ertelemek. Kalitesiz yağ sıcağı gördüğü an özelliğini kaybeder, çamurlaşır ve karterin dibine katman katman çöker. Bir de üzerine motor iç temizleyici kimyasalları bilinçsizce basarsanız, o eski kurumlar kalıp halinde sökülüp direkt yağ süzgecinin ağzına yapışır. Yani arabanıza iyilik yapayım derken bir anda yağ kanalını tamamen tıkamış olursunuz ki bu da motorun üzerini çizmek demektir.
Günün birinde başınıza böyle bir dert gelsin istemiyorsanız, ustalara gittiğinizde "şu karteri bir söküp altını temizleyelim" demekten çekinmeyin. Özellikle yüksek kilometreli bir araç kullanıyorsanız, periyodik bakımlarda sadece filtre değiştirmek yetmez, arada bir karter süzgecinin durumuna bakmak hayat kurtarır. Kaliteli ve orijinal motor yağı kullanmak, değişim zamanını aksatmamak sizi binlerce liralık rektefiye masrafından tereyağından kıl çeker gibi kurtarır. Arabanızın sesini dinleyin, o göstergedeki ikazlara kulak verin ve unutmayın ki süzgeçten geçmeyen bir gram yağ bile ileride size koca bir motor bloğuna patlayabilir...
Hiç düşündünüz mü o gösterge panelindeki kırmızı yağ lambası neden yanar, ya da yandığında gerçekten iş işten geçmiş midir? Yağ süzgecinin gözenekleri kurumla dolduğunda yağ pompası sistemde ihtiyaç duyulan o hayati basıncı bir türlü üretemez. Pistonlar, yataklar, eksantrik mili derken motorun içinde ne kadar dönen hareket eden parça varsa hepsi bir anda aşırı ısınmaya ve birbirini rendelemeye başlar. Basınç düştüğü an göstergede o küçük çaydanlık benzeri simge belirir ama sürücülerin çoğu "birazdan söner" diyerek basar gaza geçer. Oysa o an motorun kalbi durmak üzeredir, yani süzgeç tıkandığında motor kendi kendini içten içe yemeye başlar aslında. Bir anlık ihmal yüzünden koca bir motoru kucağınıza almak, sanayide haftalarca usta yolu gözlemek hiç de uzak bir ihtimal değil.
Arabanızla yolda giderken gaza bastığınızda motordan böyle şıkır şıkır, bozuk para sesi gibi garip bir takırtı geliyorsa durup bir düşünün derim. Tıkalı bir yağ süzgeci yüzünden üst kapağa, yani subaplara kadar yağ ulaşamadığında motor adeta dikiş makinesi gibi çalışmaya başlar. Yağlama tam gerçekleşmediği için metal metale sürter, sürtünce de o korkunç sıcaklık ortaya çıkar. Bazen sürücüler bana gelip "arabada bir çekiş düşüklüğü var, motor da çok ısınıyor" derler; bakarız ki sorun ne radyatörde ne fan kurulunda, meğer karterin dibindeki süzgeç katran bağlamış. Yağ motorda dolaşıp ısıyı ememeyince araba durduk yere hararet yapmaya başlar, siz de sorunu başka yerlerde arayıp paranızı heba edersiniz...
Peki bu illet şey nasıl bu kadar hızlı kirleniyor, durup dururken mi tıkandık biz şimdi? Aslında cevabı çok basit; kalitesiz, çakma yağlar kullanmak ve bakım kilometresini "daha bir bin kilometre var ya" diyerek sürekli ertelemek. Kalitesiz yağ sıcağı gördüğü an özelliğini kaybeder, çamurlaşır ve karterin dibine katman katman çöker. Bir de üzerine motor iç temizleyici kimyasalları bilinçsizce basarsanız, o eski kurumlar kalıp halinde sökülüp direkt yağ süzgecinin ağzına yapışır. Yani arabanıza iyilik yapayım derken bir anda yağ kanalını tamamen tıkamış olursunuz ki bu da motorun üzerini çizmek demektir.
Günün birinde başınıza böyle bir dert gelsin istemiyorsanız, ustalara gittiğinizde "şu karteri bir söküp altını temizleyelim" demekten çekinmeyin. Özellikle yüksek kilometreli bir araç kullanıyorsanız, periyodik bakımlarda sadece filtre değiştirmek yetmez, arada bir karter süzgecinin durumuna bakmak hayat kurtarır. Kaliteli ve orijinal motor yağı kullanmak, değişim zamanını aksatmamak sizi binlerce liralık rektefiye masrafından tereyağından kıl çeker gibi kurtarır. Arabanızın sesini dinleyin, o göstergedeki ikazlara kulak verin ve unutmayın ki süzgeçten geçmeyen bir gram yağ bile ileride size koca bir motor bloğuna patlayabilir...