Yusuf Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Göstergedeki o kırmızı lamba yandığı an iş işten geçmiş demektir, bunu o küçük ışığa güvenip yolda kalan binlerce sürücüden öğrenebilirsiniz. Dijital ekranların veya kadrandaki ucuz sensörlerin size doğruyu söylediğini mi sanıyorsunuz? Çoğu zaman yanılıyorsunuz çünkü o sensörler sadece sistemde hiçe yakın bir basınç kaldığında, yani yataklar sarmaya başladığında uyarır. Doğru ve net bir değer görmek istiyorsanız elektronik zırvaları bir kenara bırakıp doğrudan bloğun kalbine bir mekanik manometre bağlayacaksınız. Motor soğukken ayrı, çalışma sıcaklığına ulaştığında ayrı değerler okumanız gerekir; ideal sıcaklıkta rölantide duran bir motorda 1.5 bar civarı bir değer göremiyorsanız o motor size veda etmeye hazırlanıyordur... Yağ filtresinin kütüğüne ya da mevcut basınç sensörünün söküldüğü yuvaya pirinç bir rakorla bağlayacağınız kaliteli bir manometre, motorun gerçek sağlık durumunu size hiçbir ustanın anlatamayacağı kadar yalın bir sertlikle yüzünüze vurur.
Motor kaputunu kaldırıp o daracık alanda ellerinizi yağlamaktan korkuyorsanız bu işe hiç girmeyin, gidin sanayide bir ton para dökün. İlk adım her zaman orijinal basınç müşürünün yerini bulmaktır; genellikle yağ filtresinin hemen yanında veya silindir kapağının alt kısmında gizlenir, kablosunu söküp uygun bir lokma anahtarla yerinden çıkarırsınız. Buraya kendi mekanik ölçüm kitinizin hortumunu veya rakorunu takarken diş kaptırmamaya yemin etmiş gibi dikkatli olmalısınız yoksa o alüminyum bloğu çöpe atarsınız. Dişleri tatlı sert sıktıktan sonra manometre hortumunun hiçbir hareketli aksama, özellikle de kayışlara veya egzoz manifoldunun o cehennem sıcağına temas etmediğinden emin olmanız lazım. Hazır olduğunuzda kontağı çevirin ve ilk marşta iğnenin nasıl fırladığını kendi gözlerinizle görün...
Rölantide gaz vermeden beklerken ibrenin titremesi size bir şeyler anlatmaya çalışıyordur, dinlemeyi bilirseniz tabi. Soğuk yağ koyudur, basınç yüksek çıkar; bu sizi yanıltmasın, sakın "ooo motor zımba gibi" deyip kendinizi kandırmayın. Fan açana kadar, yani yağ iyice ısınıp viskozitesini gerçek çalışma şartlarına getirine kadar motoru rölantide çalıştırmalısınız. Yağ ısındıkça basınç düşmeye başlar ve işte tam o an gerçekle yüzleşirsiniz. Devri yavaşça 3000 seviyesine çıkardığınızda basıncın da lineer bir şekilde yükselip 3.5 ile 4.5 bar arasında bir yere oturması gerekir... Eğer devir artmasına rağmen ibre yerinde sayıyorsa ya yağ pompanız aşınmıştır ya da krank yatakları boşluk yapmıştır, kaçış yok.
Piyasa malı ucuz Çin ölçü aletleriyle bu işe kalkışırsanız kendinizi kandırmaktan öteye gidemezsiniz, gidin adamakıllı bir usta tipi mekanik test seti alın. Ölçüm bittiğinde o çıkardığınız orijinal müşürü yerine takarken dişlere mutlaka yağ dayanımlı sıvı conta sürmeniz gerek, yoksa ilk uzun yolda bütün yağı yola boşaltırsınız. Bir de şu var; basınca bakıp hemen hüküm vermeyin, önce motordaki yağın doğru numara ve doğru seviyede olduğundan emin olun. Eksik yağla veya çamurlaşmış üç yıllık yağla yapılan ölçüm size motorun değil, ihmalkarlığınızın skorunu verir... Bazen sırf tıkalı bir yağ filtresi yüzünden basınç dip yapar, gider motor yaptırırsınız, yazık olur paranıza. İşi kuralına göre yapın, ölçümü kaydedin ve ibrenin size söylediği o acı gerçekle yüzleşin.
Motor kaputunu kaldırıp o daracık alanda ellerinizi yağlamaktan korkuyorsanız bu işe hiç girmeyin, gidin sanayide bir ton para dökün. İlk adım her zaman orijinal basınç müşürünün yerini bulmaktır; genellikle yağ filtresinin hemen yanında veya silindir kapağının alt kısmında gizlenir, kablosunu söküp uygun bir lokma anahtarla yerinden çıkarırsınız. Buraya kendi mekanik ölçüm kitinizin hortumunu veya rakorunu takarken diş kaptırmamaya yemin etmiş gibi dikkatli olmalısınız yoksa o alüminyum bloğu çöpe atarsınız. Dişleri tatlı sert sıktıktan sonra manometre hortumunun hiçbir hareketli aksama, özellikle de kayışlara veya egzoz manifoldunun o cehennem sıcağına temas etmediğinden emin olmanız lazım. Hazır olduğunuzda kontağı çevirin ve ilk marşta iğnenin nasıl fırladığını kendi gözlerinizle görün...
Rölantide gaz vermeden beklerken ibrenin titremesi size bir şeyler anlatmaya çalışıyordur, dinlemeyi bilirseniz tabi. Soğuk yağ koyudur, basınç yüksek çıkar; bu sizi yanıltmasın, sakın "ooo motor zımba gibi" deyip kendinizi kandırmayın. Fan açana kadar, yani yağ iyice ısınıp viskozitesini gerçek çalışma şartlarına getirine kadar motoru rölantide çalıştırmalısınız. Yağ ısındıkça basınç düşmeye başlar ve işte tam o an gerçekle yüzleşirsiniz. Devri yavaşça 3000 seviyesine çıkardığınızda basıncın da lineer bir şekilde yükselip 3.5 ile 4.5 bar arasında bir yere oturması gerekir... Eğer devir artmasına rağmen ibre yerinde sayıyorsa ya yağ pompanız aşınmıştır ya da krank yatakları boşluk yapmıştır, kaçış yok.
Piyasa malı ucuz Çin ölçü aletleriyle bu işe kalkışırsanız kendinizi kandırmaktan öteye gidemezsiniz, gidin adamakıllı bir usta tipi mekanik test seti alın. Ölçüm bittiğinde o çıkardığınız orijinal müşürü yerine takarken dişlere mutlaka yağ dayanımlı sıvı conta sürmeniz gerek, yoksa ilk uzun yolda bütün yağı yola boşaltırsınız. Bir de şu var; basınca bakıp hemen hüküm vermeyin, önce motordaki yağın doğru numara ve doğru seviyede olduğundan emin olun. Eksik yağla veya çamurlaşmış üç yıllık yağla yapılan ölçüm size motorun değil, ihmalkarlığınızın skorunu verir... Bazen sırf tıkalı bir yağ filtresi yüzünden basınç dip yapar, gider motor yaptırırsınız, yazık olur paranıza. İşi kuralına göre yapın, ölçümü kaydedin ve ibrenin size söylediği o acı gerçekle yüzleşin.