Eren Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllarca otomotiv sektörünün nabzını tutmuş, sanayi sitelerinin tozunu yutmuş eski bir gazeteci olarak söyleyebilirim ki, Volkswagen grubunun o meşhur Alman mühendisliği algısı bazen kaputun altındaki bir plastik kutunun içinde un ufak olabiliyor. Özellikle motor bölmesindeki BSM veya direksiyon altındaki iç sigorta kutusunda meydana gelen oksitlenme ve aşırı ısınma problemleri, araç sahiplerine tam anlamıyla ecel terleri döktüren cinsten. Geçen gün atölyeme gelen bir Golf 7 kullanıcısının yaşadıkları tam olarak bu durumun özetiydi; yolda giderken bir anda kilitlenen multimedya ekranı, ardından sönen kadranlar ve en nihayetinde stop eden bir motor... İncelemeye başladığımda ilk baktığım yer elbette akünün hemen yanındaki ana sigorta tablası oldu ve yanılmadım; 20 amperlik o küçük plastik parça eriyip yuvaya adeta kaynamıştı. Bu tür ısınma sorunları genellikle gevşek bacak bağlantılarından veya zamanla nem kapıp korozyona uğrayan iletken hatlardan kaynaklanıyor, yani sorun aslında sigortanın patlaması değil, sistemin kendi kendini içten içe yakması.
Kendi tecrübelerimden hareketle diyebilirim ki, sürücülerin gösterge panelinde bir anda beliren o noel ağacı gibi rengarenk arıza lambalarını görünce paniklemesi son derece anlaşılır bir refleks. Fakat servise gitmeden önce yolcu kabinindeki sigorta paneline şöyle bir göz atmak, sizi binlerce liralık lüzumsuz parçaların değişim maliyetinden kurtarabilir. Bazen sadece sileceklerin çalışmaması veya sol ön farın yanmaması gibi basit bir semptomla başlayan bu süreç, zamanında müdahale edilmezse ana kartın üzerindeki bakır yolların kalkmasına kadar varıyor... Hatta daha da kötüsü, rölelerin takılı kalması sonucu yakıt pompasının araç stop etse dahi çalışmaya devam etmesi ve aküyü tamamen bitirmesi. Bir akşam arabanızı sorunsuz park edip sabah çalıştıramadığınızda sorunu hemen aküde aramak yerine, o küçük rölelerin kontak kapatıp kapatmadığını dinlemek lazım, dinlemek ve gerekirse bir ölçü aletiyle o hatları tek tek izlemek.
Alman araçlarının karmaşık altyapısı gözünüzü korkutmasın, zira kronikleşen bu elektrik altyapısı arızalarının çözümü aslında sanıldığı kadar imkansız veya karmaşık değil. Zamanında müdahale edilmeyen bir sigorta tablası arızası zamanla kontrol ünitesine zarar verebilir, yani o küçük erime bütün bir beyni yakabilir! Bu yüzden periyodik bakımlarda motor temizliği yaptırırken o bölgeye yüksek basınçlı su tutulmasına kesinlikle müsaade etmemelisiniz; ıslanan iletkenlerin zamanla yaptığı korozyon, elektriksel direnci artırıp tam da bahsettiğim o yüksek sıcaklıkları üretiyor. Eğer aracınızda belirli aralıklarla tekrarlayan lambaların sönmesi veya garip kilitlenme problemleri yaşıyorsanız, doğrudan bir oto elektrik ustasına gidip sigorta bacaklarının sıkılığını ve röle yuvalarındaki kararmaları kontrol ettirmenizi şiddetle öneririm.
Peki, bacakları kararmış bir sigorta veya yuvası erimiş bir kutu gördüğümüzde ne yapmalıyız, hemen bütün paneli komple değiştirmeli miyiz? Kesinlikle hayır; iyi bir usta, hasar gören yolu baypas ederek veya soket terminalini yenileyerek sizi devasa masraflardan tereyağından kıl çeker gibi kurtarabilir. Ne var ki piyasada hemen değişim öneren kolaycı bir anlayış hakim olduğu için işin arka planını sorgulamak tamamen sizin elinizde. Kendi aracımda da benzer bir absersiyon yaşadığımda, orijinal çıkma bir kutu aramak yerine oksitlenen pinleri kontak spreyi ve ince zımparayla temizleyip hattı güçlendirerek sorunu kökten çözmüştüm... İnsan bazen sanayideki o eski usta elinin kıymetini böyle anlarda çok daha iyi anlıyor.
Kendi tecrübelerimden hareketle diyebilirim ki, sürücülerin gösterge panelinde bir anda beliren o noel ağacı gibi rengarenk arıza lambalarını görünce paniklemesi son derece anlaşılır bir refleks. Fakat servise gitmeden önce yolcu kabinindeki sigorta paneline şöyle bir göz atmak, sizi binlerce liralık lüzumsuz parçaların değişim maliyetinden kurtarabilir. Bazen sadece sileceklerin çalışmaması veya sol ön farın yanmaması gibi basit bir semptomla başlayan bu süreç, zamanında müdahale edilmezse ana kartın üzerindeki bakır yolların kalkmasına kadar varıyor... Hatta daha da kötüsü, rölelerin takılı kalması sonucu yakıt pompasının araç stop etse dahi çalışmaya devam etmesi ve aküyü tamamen bitirmesi. Bir akşam arabanızı sorunsuz park edip sabah çalıştıramadığınızda sorunu hemen aküde aramak yerine, o küçük rölelerin kontak kapatıp kapatmadığını dinlemek lazım, dinlemek ve gerekirse bir ölçü aletiyle o hatları tek tek izlemek.
Alman araçlarının karmaşık altyapısı gözünüzü korkutmasın, zira kronikleşen bu elektrik altyapısı arızalarının çözümü aslında sanıldığı kadar imkansız veya karmaşık değil. Zamanında müdahale edilmeyen bir sigorta tablası arızası zamanla kontrol ünitesine zarar verebilir, yani o küçük erime bütün bir beyni yakabilir! Bu yüzden periyodik bakımlarda motor temizliği yaptırırken o bölgeye yüksek basınçlı su tutulmasına kesinlikle müsaade etmemelisiniz; ıslanan iletkenlerin zamanla yaptığı korozyon, elektriksel direnci artırıp tam da bahsettiğim o yüksek sıcaklıkları üretiyor. Eğer aracınızda belirli aralıklarla tekrarlayan lambaların sönmesi veya garip kilitlenme problemleri yaşıyorsanız, doğrudan bir oto elektrik ustasına gidip sigorta bacaklarının sıkılığını ve röle yuvalarındaki kararmaları kontrol ettirmenizi şiddetle öneririm.
Peki, bacakları kararmış bir sigorta veya yuvası erimiş bir kutu gördüğümüzde ne yapmalıyız, hemen bütün paneli komple değiştirmeli miyiz? Kesinlikle hayır; iyi bir usta, hasar gören yolu baypas ederek veya soket terminalini yenileyerek sizi devasa masraflardan tereyağından kıl çeker gibi kurtarabilir. Ne var ki piyasada hemen değişim öneren kolaycı bir anlayış hakim olduğu için işin arka planını sorgulamak tamamen sizin elinizde. Kendi aracımda da benzer bir absersiyon yaşadığımda, orijinal çıkma bir kutu aramak yerine oksitlenen pinleri kontak spreyi ve ince zımparayla temizleyip hattı güçlendirerek sorunu kökten çözmüştüm... İnsan bazen sanayideki o eski usta elinin kıymetini böyle anlarda çok daha iyi anlıyor.