Mustafa Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Vites kolu sallanıyor derken tam olarak neyi kastettiğini çok iyi biliyorsun aslında, o sağa sola titreyen demir parça sadece basit bir mekanik kusur değil çünkü. Arabanın ruhundaki o huzursuzluğu doğrudan senin avucuna ulaştıran hassas bir sinir ucu adeta, ne zaman gazdan ayağını çeksen ya da debriyaja bassan o da seninle birlikte dertleşmeye başlıyor sanki. Eskiden köşe yazarını oturtur gibi masaya, bu makinelerin dilini sökerdik; şimdi ise asfaltın altından gelen o ritmik sarsıntıyı bizzat senin parmak uçlarında okuyoruz...
Motor takozlarının zamanla eskiyip işlevini yitirmesi, o demir kolun kabin içinde deliler gibi sallanmasına yol açan en sinsi suçludur genellikle. Sen direksiyona odaklanmışken motor blokunun o sessiz ve derinden iniltisi, zayıflayan kulaklar üzerinden doğrudan şanzımana, oradan da senin tuttuğun o topuza kadar tırmanır. Belki de yılların verdiği yorgunlukla lastik takozlar artık görevini yapamıyor, koca motor her gaz verişinde yerinde sallanıyor...
Şanzıman kulağının kopması ya da dişli kutusunu tutan civataların gevşemesi de olayın bambaşka ve bir o kadar tehlikeli bir boyutunu oluşturur. Yokuş yukarı çıkarken vitesin adeta elinden kaçacak gibi titremesi, mekanik aksamın sana sessizce feryat etmesinden başka bir şey değildir aslında. Neden o civatalar zamanla gevşer hiç düşündün mü, titreşim denen o görünmez düşman en sağlam demiri bile yorar çünkü...
Alt takımdan gelen o acayip boşluklar ve rot başlarındaki aşınmalar bile uzaktan uzağa vites kolunu etkilemeyi başarıverir bazen. Lastiklerin yolla kurduğu bağ zayıfladığında, yürüyen aksamdaki her bir salınım şanzıman miline kadar sirayet eder ve sen bunu sadece kolun oynaşmasından anlarsın. Arabaya biraz daha merhametli yaklaşman gerekiyor belki de, her çukura aynı hoyratlıkla girersen o demir parça tabii ki isyan eder...
Bazen iç mekanizmadaki tel veya mafsal bağlantılarının aşınması yüzünden o kol boşta geziyormuş gibi sallanır durur. Ustaya gittiğinde "Abi normaldir bunlar" deyip geçiştirmesine asla izin verme, çünkü hiçbir araba durduk yere kendi kendine titreme krizine girmez. O boşluklar zamanla büyür, vites geçişlerini zorlaştırır ve en ummadık yerde seni yolda bırakır...
Şimdi elini vitesin üzerine koyduğun o anları bir düşün, gerçekten sadece mekanik bir sorun mu bu yoksa aracın seninle kurduğu son bağ mı? Ne zaman o sallantı seni rahatsız etmeye başlarsa bil ki araba sana bakım vaktinin geldiğini fısıldıyordur...
Motor takozlarının zamanla eskiyip işlevini yitirmesi, o demir kolun kabin içinde deliler gibi sallanmasına yol açan en sinsi suçludur genellikle. Sen direksiyona odaklanmışken motor blokunun o sessiz ve derinden iniltisi, zayıflayan kulaklar üzerinden doğrudan şanzımana, oradan da senin tuttuğun o topuza kadar tırmanır. Belki de yılların verdiği yorgunlukla lastik takozlar artık görevini yapamıyor, koca motor her gaz verişinde yerinde sallanıyor...
Şanzıman kulağının kopması ya da dişli kutusunu tutan civataların gevşemesi de olayın bambaşka ve bir o kadar tehlikeli bir boyutunu oluşturur. Yokuş yukarı çıkarken vitesin adeta elinden kaçacak gibi titremesi, mekanik aksamın sana sessizce feryat etmesinden başka bir şey değildir aslında. Neden o civatalar zamanla gevşer hiç düşündün mü, titreşim denen o görünmez düşman en sağlam demiri bile yorar çünkü...
Alt takımdan gelen o acayip boşluklar ve rot başlarındaki aşınmalar bile uzaktan uzağa vites kolunu etkilemeyi başarıverir bazen. Lastiklerin yolla kurduğu bağ zayıfladığında, yürüyen aksamdaki her bir salınım şanzıman miline kadar sirayet eder ve sen bunu sadece kolun oynaşmasından anlarsın. Arabaya biraz daha merhametli yaklaşman gerekiyor belki de, her çukura aynı hoyratlıkla girersen o demir parça tabii ki isyan eder...
Bazen iç mekanizmadaki tel veya mafsal bağlantılarının aşınması yüzünden o kol boşta geziyormuş gibi sallanır durur. Ustaya gittiğinde "Abi normaldir bunlar" deyip geçiştirmesine asla izin verme, çünkü hiçbir araba durduk yere kendi kendine titreme krizine girmez. O boşluklar zamanla büyür, vites geçişlerini zorlaştırır ve en ummadık yerde seni yolda bırakır...
Şimdi elini vitesin üzerine koyduğun o anları bir düşün, gerçekten sadece mekanik bir sorun mu bu yoksa aracın seninle kurduğu son bağ mı? Ne zaman o sallantı seni rahatsız etmeye başlarsa bil ki araba sana bakım vaktinin geldiğini fısıldıyordur...