Osman Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Motor kapağının altında, gözden uzak ama bir o kadar da hayati bir düzeneğin tıkır tıkır işlemesini sağlayan triger zinciri, aslında sanıldığı gibi tamamen dertsiz tasasız bir parça değildir. Yıllarca süren saha gözlemlerim ve teknik incelemelerim gösterdi ki, bu zincirin ömrünü belirleyen temel unsur fabrikanın biçtiği kilometreden ziyade kullanıcının yağlama kalitesine gösterdiği hassasiyettir. Yağ filminin kopması, metalin metalle doğrudan sürtünmesine yol açar ki... Zincirin bak bakayım boyu nasıl da uzuyor, sente kaçırmaya kadar varan o hain süreç işte tam burada başlıyor.
Viskozite seçimi, otomobil üreticisinin kullanım kılavuzunda yazandan bir milim bile sapmamalı; çünkü gergiler hidrolik basınçla çalışır. Yanlış yağ kullandığınızda ne mi oluyor? Basınç ideal seviyeye ulaşamıyor, paletler zinciri yeterince geremiyor ve o minik gevşeklik zamanla zincir baklalarını kemirmeye başlıyor. Viskozitesi tutmayan ya da kalitesiz yağ, bu hassas dengenin adeta gizli katilidir.
Piyasada sıklıkla övülen uzun ömürlü Yağ değişim aralıkları, Türkiye’deki şehir içi dur-kalk trafiğinde ve tozlu yol şartlarında tamamen hayalden ibarettir. On beş bin kilometreyi beklemek, motorun kalbine yavaş etkili bir zehir enjekte etmekle eşdeğer. Maksimum otuz bin kilometrede bir eksiksiz yapılması gereken o rutin kontrolleri öne çekip sekiz veya on binde yağı değiştirmek zinciri kurtarır; zinciri kurtarmak ise motoru rektefiyeden korur.
Soğuk motorla yola çıkış şekliniz, triger mekanizmasının kaderini doğrudan çizer. Sabah kontağı çevirir çevirir çevirmez gaza yüklenmek... Zincir gergisine henüz yeterli hidrolik yağ basıncı ulaşmamışken sisteme ani yük bindirmek, baklaların mikro düzeyde esnemesine sebebiyet verir. İlk bir dakika rolantide beklemek, yağın en uç noktaya kadar pompalanmasına ve koruyucu katmanın oluşmasına imkan tanır.
Motor yağ seviyesindeki ufak bir azalmayı "nasıl olsa az kalmış" diyerek ihmal etmek, zincir gergisinin hava yapmasına zemin hazırlar. Karterde yağ azaldığında pompa hava kabarcığı emebilir ve bu durum hidrolik gergide anlık basınç kayıpları yaratır. Yeterli basınca sahip olmayan palet zinciri salıverir, zincir kapağa vurmaya başlar. Yağ seviyesini çubukta hep ideal çizgide tutmak şart, başka yolu yok.
Rölantide çalışırken motor bloğunun sağından veya solundan gelen o hafif şıkırtı sesini kulak arkası etmemek gerekir. Birçok sürücü bu sesi supap vurması zanneder ama aslında zincir uzamasının ve palet aşınmasının ilk çığlığıdır o. Erken evrede fark edilen bir gevşeklik sadece gergi ve palet değişimiyle kurtarılabilirken, geç kalındığında dişliler de dahil tüm set çöpe gider.
Kısa mesafe kullanımları, motor yağına sürekli benzin ve nem karışmasına yol açarak yağın yağlama yeteneğini zayıflatır. Sürekli üç beş kilometrelik sürüşler yapıyorsanız zincirinizin yıpranma hızı iki katına çıkar. Yağ formunu kaybettikçe sürtünme katlanarak artar. Periyodik olarak aracı uzun yola çıkarıp motoru ideal çalışma sıcaklığına ulaştırmak, yağın içindeki nemin buharlaşmasını sağlar ve koruyuculuğu yeniden tesis eder.
Viskozite seçimi, otomobil üreticisinin kullanım kılavuzunda yazandan bir milim bile sapmamalı; çünkü gergiler hidrolik basınçla çalışır. Yanlış yağ kullandığınızda ne mi oluyor? Basınç ideal seviyeye ulaşamıyor, paletler zinciri yeterince geremiyor ve o minik gevşeklik zamanla zincir baklalarını kemirmeye başlıyor. Viskozitesi tutmayan ya da kalitesiz yağ, bu hassas dengenin adeta gizli katilidir.
Piyasada sıklıkla övülen uzun ömürlü Yağ değişim aralıkları, Türkiye’deki şehir içi dur-kalk trafiğinde ve tozlu yol şartlarında tamamen hayalden ibarettir. On beş bin kilometreyi beklemek, motorun kalbine yavaş etkili bir zehir enjekte etmekle eşdeğer. Maksimum otuz bin kilometrede bir eksiksiz yapılması gereken o rutin kontrolleri öne çekip sekiz veya on binde yağı değiştirmek zinciri kurtarır; zinciri kurtarmak ise motoru rektefiyeden korur.
Soğuk motorla yola çıkış şekliniz, triger mekanizmasının kaderini doğrudan çizer. Sabah kontağı çevirir çevirir çevirmez gaza yüklenmek... Zincir gergisine henüz yeterli hidrolik yağ basıncı ulaşmamışken sisteme ani yük bindirmek, baklaların mikro düzeyde esnemesine sebebiyet verir. İlk bir dakika rolantide beklemek, yağın en uç noktaya kadar pompalanmasına ve koruyucu katmanın oluşmasına imkan tanır.
Motor yağ seviyesindeki ufak bir azalmayı "nasıl olsa az kalmış" diyerek ihmal etmek, zincir gergisinin hava yapmasına zemin hazırlar. Karterde yağ azaldığında pompa hava kabarcığı emebilir ve bu durum hidrolik gergide anlık basınç kayıpları yaratır. Yeterli basınca sahip olmayan palet zinciri salıverir, zincir kapağa vurmaya başlar. Yağ seviyesini çubukta hep ideal çizgide tutmak şart, başka yolu yok.
Rölantide çalışırken motor bloğunun sağından veya solundan gelen o hafif şıkırtı sesini kulak arkası etmemek gerekir. Birçok sürücü bu sesi supap vurması zanneder ama aslında zincir uzamasının ve palet aşınmasının ilk çığlığıdır o. Erken evrede fark edilen bir gevşeklik sadece gergi ve palet değişimiyle kurtarılabilirken, geç kalındığında dişliler de dahil tüm set çöpe gider.
Kısa mesafe kullanımları, motor yağına sürekli benzin ve nem karışmasına yol açarak yağın yağlama yeteneğini zayıflatır. Sürekli üç beş kilometrelik sürüşler yapıyorsanız zincirinizin yıpranma hızı iki katına çıkar. Yağ formunu kaybettikçe sürtünme katlanarak artar. Periyodik olarak aracı uzun yola çıkarıp motoru ideal çalışma sıcaklığına ulaştırmak, yağın içindeki nemin buharlaşmasını sağlar ve koruyuculuğu yeniden tesis eder.