Kerim Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sanayiye her girdiğimde aklıma takılan ilk şey, insanların o küçücük kauçuk parçasını hafife alması. Triger seti dediğimiz şey motorun kalbi, ritmi, her şeyi; ama ne hikmetse fiyatını duyana kadar kimse dönüp yüzüne bakmaz. Bugün piyasada ortalama bir binek araç için triger seti fiyatı 2.500 TL ile 8.000 TL arasında değişiyor, tabii bu sadece kutunun içinden çıkan yedek parça... Bazen parça ucuzdur da arkasında bıraktığı işçilik adamı yakar ya, işte tam öyle bir durum.
Parçacıya gidip "Bana bir triger seti ver" demekle iş bitse keşke. O kutunun içine giren markanın kalitesi, aracınızın dizel mi benzinli mi olduğu, hatta üretildiği yıl bile ödeyeceğiniz rakamı doğrudan etkiliyor. Orijinal parça peşinde koşarsanız cebinizden çıkacak tutar bir anda ikiye katlanabilir. Yan sanayi alsam ne olur ki diye düşünüyorsunuz değil mi... Bazen hiç bir şey olmaz, bazen de yüz bin liralık motoru çöpe atarsınız.
Ustanın anahtarı somuna değdirdiği an başlayan o işçilik ücreti, inanın çoğu zaman parçanın kendi fiyatını geride bırakıyor. Motor bloğunun daracık yerine sıkışmış bir sistemi sökmek saatler alıyor çünkü. Sadece triger kayışını değişip çıkamazsınız oradan; devirdaim pompası, gergiler, rulmanlar derken fatura kabardıkça kabarır. İşi yarıda bırakıp "Sadece kayışı değiştirsek olmaz mı?" derseniz... Birkaç ay sonra aynı işçiliği tekrar ödemeyi göze alıyorsunuz demektir.
Piyasadaki fiyat fırlamalarının ardında sadece döviz kuru yok, usta kalitesi ve işin riski de var. Premium bir Alman grubuna biniyorsanız 15.000 TL'yi gözden çıkarmanız gerekirken, yerli montaj bir araçta bu maliyet çok daha makul seviyelerde kalabiliyor. Fiyat araştırması yaparken sadece en ucuz teklife atlamak... Büyük kumar. Ucuz işçilik sunan yer genelde tork anahtarı bile kullanmadan o sente ayarını göz kararı yapan yerdir.
Koptuğu an motorun içinde kopan o fırtınayı, eğilen supapları düşündükçe harcanan her kuruş aslında bir nevi kasko primi gibi geliyor insana. O yüzden triger seti maliyetini hesaplarken sadece bugünü değil, yarın yaşayabileceğiniz o büyük felaketi de hesaba katın. Bütçeyi biraz zorlayıp kaliteli parça ve işinin ehli bir ustaya teslim olmak en mantıklısı. Yoksa çekici üzerinde sanayiye doğru yol alırken... Keşke o bin lirayı esirgemeseydim dersiniz.
Parçacıya gidip "Bana bir triger seti ver" demekle iş bitse keşke. O kutunun içine giren markanın kalitesi, aracınızın dizel mi benzinli mi olduğu, hatta üretildiği yıl bile ödeyeceğiniz rakamı doğrudan etkiliyor. Orijinal parça peşinde koşarsanız cebinizden çıkacak tutar bir anda ikiye katlanabilir. Yan sanayi alsam ne olur ki diye düşünüyorsunuz değil mi... Bazen hiç bir şey olmaz, bazen de yüz bin liralık motoru çöpe atarsınız.
Ustanın anahtarı somuna değdirdiği an başlayan o işçilik ücreti, inanın çoğu zaman parçanın kendi fiyatını geride bırakıyor. Motor bloğunun daracık yerine sıkışmış bir sistemi sökmek saatler alıyor çünkü. Sadece triger kayışını değişip çıkamazsınız oradan; devirdaim pompası, gergiler, rulmanlar derken fatura kabardıkça kabarır. İşi yarıda bırakıp "Sadece kayışı değiştirsek olmaz mı?" derseniz... Birkaç ay sonra aynı işçiliği tekrar ödemeyi göze alıyorsunuz demektir.
Piyasadaki fiyat fırlamalarının ardında sadece döviz kuru yok, usta kalitesi ve işin riski de var. Premium bir Alman grubuna biniyorsanız 15.000 TL'yi gözden çıkarmanız gerekirken, yerli montaj bir araçta bu maliyet çok daha makul seviyelerde kalabiliyor. Fiyat araştırması yaparken sadece en ucuz teklife atlamak... Büyük kumar. Ucuz işçilik sunan yer genelde tork anahtarı bile kullanmadan o sente ayarını göz kararı yapan yerdir.
Koptuğu an motorun içinde kopan o fırtınayı, eğilen supapları düşündükçe harcanan her kuruş aslında bir nevi kasko primi gibi geliyor insana. O yüzden triger seti maliyetini hesaplarken sadece bugünü değil, yarın yaşayabileceğiniz o büyük felaketi de hesaba katın. Bütçeyi biraz zorlayıp kaliteli parça ve işinin ehli bir ustaya teslim olmak en mantıklısı. Yoksa çekici üzerinde sanayiye doğru yol alırken... Keşke o bin lirayı esirgemeseydim dersiniz.