Kemal Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Kilometre saati yükseliyor ama araba sanki arkasından çekiliyormuş gibi bayılıyor; bu işin sonu o tıkanmış filtreden başka bir yere çıkmaz.
Pislik deponun dibinde birikip zamanla o incecik süzgeci tamamen boğunca, sabahları kontak çevirmek bir işkenceye dönüyor... Marş basıyor ama motor bir türlü kendine gelemiyor.
Yolda giderken birden tekleme yapmaya başlaması tesadüf değil, motor tam nefes alacakken o pislik geçidi tıkayıp kalıyor.
Sürekli debriyajla oynamaktan vazgeçin, sorun şanzımanda değil; o benzin ya da mazot pompası kuru kalmaktan az kaldı yanacak.
Değiştirin artık o siyahlaşmış filtreyi, araba altınızda can çekişiyor ve siz hâlâ bu rezilliği yakıt kalitesine bağlıyorsunuz...
Orijinal parça takmaktan kaçıp üç kuruşluk yan sanayi ürünlere para kaptıranların arabası, altı ay sonra yine aynı arızayı verince gerçeği anlıyorlar.
Basınç düştüğü an motor ECU'su arıza lambasını yakar, bunu görmezden gelip yola devam etmek tam anlamıyla motoru ele almak demektir.
Pislik deponun dibinde birikip zamanla o incecik süzgeci tamamen boğunca, sabahları kontak çevirmek bir işkenceye dönüyor... Marş basıyor ama motor bir türlü kendine gelemiyor.
Yolda giderken birden tekleme yapmaya başlaması tesadüf değil, motor tam nefes alacakken o pislik geçidi tıkayıp kalıyor.
Sürekli debriyajla oynamaktan vazgeçin, sorun şanzımanda değil; o benzin ya da mazot pompası kuru kalmaktan az kaldı yanacak.
Değiştirin artık o siyahlaşmış filtreyi, araba altınızda can çekişiyor ve siz hâlâ bu rezilliği yakıt kalitesine bağlıyorsunuz...
Orijinal parça takmaktan kaçıp üç kuruşluk yan sanayi ürünlere para kaptıranların arabası, altı ay sonra yine aynı arızayı verince gerçeği anlıyorlar.
Basınç düştüğü an motor ECU'su arıza lambasını yakar, bunu görmezden gelip yola devam etmek tam anlamıyla motoru ele almak demektir.