Yusuf Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Skoda grubunun o tanıdık motor arıza lambası göstergede aniden sarı sarı yanmaya başladığında sürücülerin çoğu ne yapacağını bilemeyip panikler, oysa egzoz sisteminin kalbinde duran minik bir parçanın yani lambda sensörünün sesini duyurma çabasıdır bu durum. Aracın beynine yakıt-hava karışımının oranını anlık ileten bu hassas parça kurum bağladığında veya yaşlandığında motor yanma odasına ya çok fazla benzin gönderir ya da tam tersine aracı yakıtsız bırakıp öksürtür. Sanayiye gitmeden önce egzozdan gelen o keskin çiğ benzin kokusunu alıyorsanız veya her zaman gittiğiniz yolda aracın çekişten düştüğünü hissediyorsanız şüphelerinizi doğrudan bu sensöre yönlendirmeniz gerekir. Yılların tecrübesiyle sabittir ki aracın bilgisayara bağlanıp arıza kodunun okunması ilk adımdır ancak bazen sadece sensörün kendisi değil, ona giden kablo tesisatındaki küçücük bir korozyon bile sistemi tamamen yanıltabilir...
Yakıt tüketiminin bir anda hissedilir şekilde artması, benzin istasyonuna her zamankinden daha sık uğramanıza neden oluyorsa sorunu başka yerlerde arayıp vakit kaybetmeyin derim. Hani bazen gaza basarsınız da araba arkadan biri çekiyormuş gibi isteksizce hızlanır ya, işte tam olarak o can sıkıcı hissin arkasında doğru oksijen miktarını ölçemeyen bıkkın bir sensör yatar. Arabayı bu şekilde kullanmaya devam etmek sadece cüzdanınıza zarar vermekle kalmaz, aynı zamanda egzoz sisteminin en pahalı parçası olan katalitik konvertörü de günden güne eritip kullanılamaz hale getirir. Parçayı değiştirmek her zaman şart mıdır yoksa güzel bir temizlik işi çözer mi sorusu her sürücünün kafasını kurcalar ama özel sprey sıvılarla yapılan temizlik genellikle geçici bir soluk aldırır, kalıcı çözüm ise kaliteli bir yedek parçayla vedalaşıp yenisini takmaktır.
Sürüş esnasında aracın rölantide kendi kendine devir dalgalanması yapması, dur kalklarda stop etme noktasına gelmesi lambda sensörünün sinyallerini kaybettiğinin en net kanıtlarından biridir aslında. Bazen parça arızalanmaz da motorun bir yerinden hava sızıntısı olur, sensör de egzozdaki fazla oksijeni görüp sistemde arıza var sanarak yanlış alarm verir. Ustaya gittiğinizde hemen parçayı değiştirelim cümlesini duymak yerine önce vakum kaçaklarının ve egzoz manifoldundaki olası çatlakların kontrol edilmesini ısrarla isteyin. Orijinal parça fiyatlarının bütçeyi zorladığı zamanlarda yan sanayi alternatiflere yönelmek mantıklı bir kaçış gibi görünebilir fakat Skoda motorları elektriksel direnç konusunda aşırı hassastır; kalitesiz bir sensör takıldığında arıza lambasının birkaç gün sonra yeniden göz kırpması kaçınılmazdır...
EG3 (egzoz gazı) değerlerinin muayenede yüksek çıkıp aracın sınıfta kalması genellikle bu görünmez kahramanın görevini yapmamasından kaynaklanır. Egzozdan çıkan gazın rengine dikkat ettiniz mi hiç, siyah smoke atma eğilimi veya egzoz ucundaki aşırı kurum birikintisi yakıtın içeride tam yanmadan dışarı atıldığını bas bas bağırır. Değişim yaparken sadece sensörün kafasını değil, soket kısmındaki pinlerin oksitlenip oksitlenmediğini dikkatlice incelemek de gelecekteki olası arızaların önüne geçer. Aracı çalıştırıp yola koyulduğunuzda motor ısınana kadar devam eden o garip sarsıntılar, ısındıktan sonra aniden kesiliyorsa sensörün içindeki ısıtıcı rezistansın ömrünü tamamladığını anlamak hiç de zor değildir.
Yakıt tüketiminin bir anda hissedilir şekilde artması, benzin istasyonuna her zamankinden daha sık uğramanıza neden oluyorsa sorunu başka yerlerde arayıp vakit kaybetmeyin derim. Hani bazen gaza basarsınız da araba arkadan biri çekiyormuş gibi isteksizce hızlanır ya, işte tam olarak o can sıkıcı hissin arkasında doğru oksijen miktarını ölçemeyen bıkkın bir sensör yatar. Arabayı bu şekilde kullanmaya devam etmek sadece cüzdanınıza zarar vermekle kalmaz, aynı zamanda egzoz sisteminin en pahalı parçası olan katalitik konvertörü de günden güne eritip kullanılamaz hale getirir. Parçayı değiştirmek her zaman şart mıdır yoksa güzel bir temizlik işi çözer mi sorusu her sürücünün kafasını kurcalar ama özel sprey sıvılarla yapılan temizlik genellikle geçici bir soluk aldırır, kalıcı çözüm ise kaliteli bir yedek parçayla vedalaşıp yenisini takmaktır.
Sürüş esnasında aracın rölantide kendi kendine devir dalgalanması yapması, dur kalklarda stop etme noktasına gelmesi lambda sensörünün sinyallerini kaybettiğinin en net kanıtlarından biridir aslında. Bazen parça arızalanmaz da motorun bir yerinden hava sızıntısı olur, sensör de egzozdaki fazla oksijeni görüp sistemde arıza var sanarak yanlış alarm verir. Ustaya gittiğinizde hemen parçayı değiştirelim cümlesini duymak yerine önce vakum kaçaklarının ve egzoz manifoldundaki olası çatlakların kontrol edilmesini ısrarla isteyin. Orijinal parça fiyatlarının bütçeyi zorladığı zamanlarda yan sanayi alternatiflere yönelmek mantıklı bir kaçış gibi görünebilir fakat Skoda motorları elektriksel direnç konusunda aşırı hassastır; kalitesiz bir sensör takıldığında arıza lambasının birkaç gün sonra yeniden göz kırpması kaçınılmazdır...
EG3 (egzoz gazı) değerlerinin muayenede yüksek çıkıp aracın sınıfta kalması genellikle bu görünmez kahramanın görevini yapmamasından kaynaklanır. Egzozdan çıkan gazın rengine dikkat ettiniz mi hiç, siyah smoke atma eğilimi veya egzoz ucundaki aşırı kurum birikintisi yakıtın içeride tam yanmadan dışarı atıldığını bas bas bağırır. Değişim yaparken sadece sensörün kafasını değil, soket kısmındaki pinlerin oksitlenip oksitlenmediğini dikkatlice incelemek de gelecekteki olası arızaların önüne geçer. Aracı çalıştırıp yola koyulduğunuzda motor ısınana kadar devam eden o garip sarsıntılar, ısındıktan sonra aniden kesiliyorsa sensörün içindeki ısıtıcı rezistansın ömrünü tamamladığını anlamak hiç de zor değildir.