Olgun Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Su birikintisinden çıktınız, motor birden stop etti ve o meşum sessizlik çöktü; işte tam bu anda yapacağınız tek bir hatalı hareket, aracınızı hurdalığın eşiğine getirebilir. Meslek hayatım boyunca sel felaketlerinin ardından motoru kilitlenmiş binlerce araç hikayesi dinledim. Çoğu sürücü refleks olarak anahtarı çevirmeye devam eder, oysa silindirlerin arasına dolan su birikintisi sıkışmaz. Fizik kurallarına karşı gelemezsiniz... Anahtarı zorladığınız an piston kolları bükülür, bloğu delersiniz ve o saniyeden sonra tamir masrafı aracın rayiç değerini aşar.
Kaputu açtığınızda karşılaştığınız o çamurlu ve ıslak manzara gözünüzü korkutmasın ama hafife de alınmasın. Hava filtresi kutusunu söküp içine baktınız mı hiç? Eğer o süngerimsi yapı sırılsıklamsa, su çoktan emme manifolduna ulaşmış demektir. Bırakın marşa basmayı, akü kutup başını bile söküp beklemek zorundasınız. Elektronik kontrol üniteleri, modern araçların beyinleridir ve suyla temas ettiklerinde kısa devre yapmaları saliseler sürer... Sırf "bir bakayım çalışacak mı" merakı yüzünden yakılan tesisatların hesabını tutmayı çoktan bıraktım.
Büyük bir felaketin ardından arabanın başında çaresizce beklemek zor, bilirim; ancak kurutma sürecini zamana bırakmak tek mantıklı seçeneğinizdir. Yağ çubuğunu çekip baktığınızda o siyah ya da kahverengi dokunun yerini sütlü kahve rengi bir bulamaç almışsa? Yağ panına su karışmıştır ve o motorun artık profesyonel bir revizyon görmeden dönmesi imkansızdır. İçeri giren nem, sadece mekanik akşamı değil, sensörlerin kılcal kablolarını da içten içe kemirir. Beklemek, acele bir müdahaleden her zaman daha ucuzdur.
Elektrik aksamının kurumuş görünmesi, o sistemin gerçekten güvenli olduğu anlamına gelir mi sanıyorsunuz? Sigorta kutularının içine sızan balçık, günler sonra bile oksitlenme yaparak aracın hiç beklemediğiniz bir anda alev almasına ya da kilitlenmesine yol açabilir. Temizleme spreyi ve basınçlı hava ile her soketi tek tek kurutmadan o kontağa enerji vermek büyük bir kumar. Hatta bazen günlerce kurumasını beklediğiniz bir kontrol kartı bile... Neyse, riske atmaya değmez.
Sudan çıkan bir aracın kurtarılma şansı, tamamen sizin o ilk beş dakikadaki soğukkanlılığınıza bağlıdır. Çekiciyi çağırıp aracı doğrudan bu işin ehli bir servise çektirmek, gururunuzu incitmesin; akıllıca olan tek hamle budur. Bujileri sökmeden, silindir içindeki suyu dışarı atmadan motoru döndürmeye çalışan bir tamirci görürseniz de oradan hemen uzaklaşın. Aracınızı kurtaracak olan şey mucizeler değil, adım adım uygulanacak doğru teknik prosedürlerdir.
Kaputu açtığınızda karşılaştığınız o çamurlu ve ıslak manzara gözünüzü korkutmasın ama hafife de alınmasın. Hava filtresi kutusunu söküp içine baktınız mı hiç? Eğer o süngerimsi yapı sırılsıklamsa, su çoktan emme manifolduna ulaşmış demektir. Bırakın marşa basmayı, akü kutup başını bile söküp beklemek zorundasınız. Elektronik kontrol üniteleri, modern araçların beyinleridir ve suyla temas ettiklerinde kısa devre yapmaları saliseler sürer... Sırf "bir bakayım çalışacak mı" merakı yüzünden yakılan tesisatların hesabını tutmayı çoktan bıraktım.
Büyük bir felaketin ardından arabanın başında çaresizce beklemek zor, bilirim; ancak kurutma sürecini zamana bırakmak tek mantıklı seçeneğinizdir. Yağ çubuğunu çekip baktığınızda o siyah ya da kahverengi dokunun yerini sütlü kahve rengi bir bulamaç almışsa? Yağ panına su karışmıştır ve o motorun artık profesyonel bir revizyon görmeden dönmesi imkansızdır. İçeri giren nem, sadece mekanik akşamı değil, sensörlerin kılcal kablolarını da içten içe kemirir. Beklemek, acele bir müdahaleden her zaman daha ucuzdur.
Elektrik aksamının kurumuş görünmesi, o sistemin gerçekten güvenli olduğu anlamına gelir mi sanıyorsunuz? Sigorta kutularının içine sızan balçık, günler sonra bile oksitlenme yaparak aracın hiç beklemediğiniz bir anda alev almasına ya da kilitlenmesine yol açabilir. Temizleme spreyi ve basınçlı hava ile her soketi tek tek kurutmadan o kontağa enerji vermek büyük bir kumar. Hatta bazen günlerce kurumasını beklediğiniz bir kontrol kartı bile... Neyse, riske atmaya değmez.
Sudan çıkan bir aracın kurtarılma şansı, tamamen sizin o ilk beş dakikadaki soğukkanlılığınıza bağlıdır. Çekiciyi çağırıp aracı doğrudan bu işin ehli bir servise çektirmek, gururunuzu incitmesin; akıllıca olan tek hamle budur. Bujileri sökmeden, silindir içindeki suyu dışarı atmadan motoru döndürmeye çalışan bir tamirci görürseniz de oradan hemen uzaklaşın. Aracınızı kurtaracak olan şey mucizeler değil, adım adım uygulanacak doğru teknik prosedürlerdir.