Ayhan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabah kontağı çevirdiğinizde motorun normalden çok daha geç ısınması ya da yolda akıp giderken birdenbire ibrenin kırmızı çizgiyi zorlaması trafikteki en can sıkıcı manzaralardan biridir.
İspanyol mühendisliğinin rüzgarını taşıyan o şık hatlı Seat otomobillerde su sıcaklığının dengesini sağlayan küçük ama kritik parça zaman zaman görevini yapmayı bırakır.
Sürekli dur-kalk yapılan şehir içi trafiğinde termostatın açık konumda sıkışıp kalması motorun ideal çalışma sıcaklığına ulaşmasını engeller ve yakıt tüketimini tırmandırır.
Acaba bu sabahki o tuhaf motor sesi ve geç ısınma problemi doğrudan termostat gövdesindeki kılcal bir çatlakla mı ilgili yoksa mesele sadece sensör hatası mı...
Aracınızın kaloriferi bir an olsun sıcak üflemiyorsa ve motor su sıcaklığı ibresi doksan derecenin üzerine çıkmamakta inat ediyorsa içeride mekanik bir şeyler ters gidiyor demektir.
Termostat kapalı konumda takılı kaldığında soğutma suyu radyatöre ulaşamaz ve birkaç kilometre içinde motoru adeta haşlayarak yatak sarmasına bile yol açabilir.
Servis koridorlarında ustaların yıllardır söylediği gibi bu metal parça arızalandığında asla şakaya gelmez; ya erkenden değiştirirsiniz ya da çok daha büyük masraflarla yüzleşirsiniz.
Peki on binlerce liralık motor revizyon masrafından kaçmak için parmak büyüklüğündeki bu termostatı zamanında kontrol ettirmek gerçekten bu kadar mı zor...
Orijinal parça kullanımı bu hassas grupta hayati önem taşır çünkü yan sanayi ürünler birkaç ay içinde yine aynı arızayı vererek sürücüyü yolda bırakabilir.
Günün birinde kaputu açtığınızda radyatör hortumlarından birinin buz gibi diğerinin ateş pahası olduğunu fark ederseniz termostatın vadesinin dolduğunu zaten anlarsınız.
İspanyol mühendisliğinin rüzgarını taşıyan o şık hatlı Seat otomobillerde su sıcaklığının dengesini sağlayan küçük ama kritik parça zaman zaman görevini yapmayı bırakır.
Sürekli dur-kalk yapılan şehir içi trafiğinde termostatın açık konumda sıkışıp kalması motorun ideal çalışma sıcaklığına ulaşmasını engeller ve yakıt tüketimini tırmandırır.
Acaba bu sabahki o tuhaf motor sesi ve geç ısınma problemi doğrudan termostat gövdesindeki kılcal bir çatlakla mı ilgili yoksa mesele sadece sensör hatası mı...
Aracınızın kaloriferi bir an olsun sıcak üflemiyorsa ve motor su sıcaklığı ibresi doksan derecenin üzerine çıkmamakta inat ediyorsa içeride mekanik bir şeyler ters gidiyor demektir.
Termostat kapalı konumda takılı kaldığında soğutma suyu radyatöre ulaşamaz ve birkaç kilometre içinde motoru adeta haşlayarak yatak sarmasına bile yol açabilir.
Servis koridorlarında ustaların yıllardır söylediği gibi bu metal parça arızalandığında asla şakaya gelmez; ya erkenden değiştirirsiniz ya da çok daha büyük masraflarla yüzleşirsiniz.
Peki on binlerce liralık motor revizyon masrafından kaçmak için parmak büyüklüğündeki bu termostatı zamanında kontrol ettirmek gerçekten bu kadar mı zor...
Orijinal parça kullanımı bu hassas grupta hayati önem taşır çünkü yan sanayi ürünler birkaç ay içinde yine aynı arızayı vererek sürücüyü yolda bırakabilir.
Günün birinde kaputu açtığınızda radyatör hortumlarından birinin buz gibi diğerinin ateş pahası olduğunu fark ederseniz termostatın vadesinin dolduğunu zaten anlarsınız.