Emre Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Seat P0299 Arıza Kodu
Sabahın köründe kontağı çevirip yola koyulduğumda o can sıkıcı ikaz lambasının yanmasıyla her şey değişti, sanki araba birden tüm hevesini kaybetmiş gibi yığılıverdi. Ne yokuş yukarı çıkarken o eski dik başlılığı kaldı ne de sollama yaparken arkamdan gelen gücü arkamda hissedebildim, bildiğin can çekişiyordu zavallı. Kaputu açıp baktığımda gözüme hemen karmaşık bir kablo yığını ya da sökük bir parça çarpmadı tabii, çaresizlik bazen insanın elini kolunu öyle bir bağlıyor ki. Ustaya gitmeden önce biraz kurcalayayım dedim, internette aratınca karşıma çıkan o tuhaf harf ve rakam kombinasyonu bütün sırrı çözdü aslında.
Turbo basınç regülatörünün o anki ruh haliyle doğrudan bağlantılı bu durum, yani kısacası motora giden o can damarı yeterince şişmiyor, nefessiz kalıyor motor. Sanki derin bir nefes almak istiyorsun ama boğazına biri ellerini sarmış gibi, araba da gaza bastıkça tıkanıp kalıyor işte. Egzoz gazı devridaim valfinden tutun da o minik vakum hortumlarındaki en ufak bir çatlağa kadar her şey bu illet arızayı tetikleyebilir, o yüzden parça değiştirmeden önce iyi bakmak lazım. Acaba o kelepçe gevşemiş olabilir mi diye düşünmeden edemiyor insan, çünkü usta parası kolay kazanılmıyor malum.
Bazen sadece ufak bir hortum kaçağı bütün bu curcunaya sebep olur da insan günlerce kafayı yer, arabanın beyni anında hatayı hafızaya atıp seni cezalandırır. Elektronik sensörler bozulmamıştır belki ha, ne dersin, kirlenen bir MAP sensörü bile bu kafayı buldurabilir motora. Ya da turbo pervanesi yatak sarmıştır çoktan, o ihtimali düşünmek bile tüylerimi diken diken ediyor çünkü masrafın boyutu insanın bütçesini deler geçer. Öyle hemen panik yapıp servise koşmamak gerek bazen, soluklanıp kendi teşhisini koymaya çalışmak en iyisi.
Yılların verdiği o garip otomobil tecrübesi bana şunu öğretti ki makineler de tıpkı bizim gibi naz yapıyor zamanı gelince, ilgi bekliyorlar sadece. O küçük arıza kodunu silip birkaç gün sonra tekrar yola çıkmak geçici bir çözümden başka bir şey değil, derine inmek şart. Temiz bir benzin filtresi, sızdırmaz bir intercooler borusu ve kalibre edilmiş birwastegate... İşte bütün mesele bu aslında, motorun o kaybettiği neşesini geri getirmek.
Sabahın köründe kontağı çevirip yola koyulduğumda o can sıkıcı ikaz lambasının yanmasıyla her şey değişti, sanki araba birden tüm hevesini kaybetmiş gibi yığılıverdi. Ne yokuş yukarı çıkarken o eski dik başlılığı kaldı ne de sollama yaparken arkamdan gelen gücü arkamda hissedebildim, bildiğin can çekişiyordu zavallı. Kaputu açıp baktığımda gözüme hemen karmaşık bir kablo yığını ya da sökük bir parça çarpmadı tabii, çaresizlik bazen insanın elini kolunu öyle bir bağlıyor ki. Ustaya gitmeden önce biraz kurcalayayım dedim, internette aratınca karşıma çıkan o tuhaf harf ve rakam kombinasyonu bütün sırrı çözdü aslında.
Turbo basınç regülatörünün o anki ruh haliyle doğrudan bağlantılı bu durum, yani kısacası motora giden o can damarı yeterince şişmiyor, nefessiz kalıyor motor. Sanki derin bir nefes almak istiyorsun ama boğazına biri ellerini sarmış gibi, araba da gaza bastıkça tıkanıp kalıyor işte. Egzoz gazı devridaim valfinden tutun da o minik vakum hortumlarındaki en ufak bir çatlağa kadar her şey bu illet arızayı tetikleyebilir, o yüzden parça değiştirmeden önce iyi bakmak lazım. Acaba o kelepçe gevşemiş olabilir mi diye düşünmeden edemiyor insan, çünkü usta parası kolay kazanılmıyor malum.
Bazen sadece ufak bir hortum kaçağı bütün bu curcunaya sebep olur da insan günlerce kafayı yer, arabanın beyni anında hatayı hafızaya atıp seni cezalandırır. Elektronik sensörler bozulmamıştır belki ha, ne dersin, kirlenen bir MAP sensörü bile bu kafayı buldurabilir motora. Ya da turbo pervanesi yatak sarmıştır çoktan, o ihtimali düşünmek bile tüylerimi diken diken ediyor çünkü masrafın boyutu insanın bütçesini deler geçer. Öyle hemen panik yapıp servise koşmamak gerek bazen, soluklanıp kendi teşhisini koymaya çalışmak en iyisi.
Yılların verdiği o garip otomobil tecrübesi bana şunu öğretti ki makineler de tıpkı bizim gibi naz yapıyor zamanı gelince, ilgi bekliyorlar sadece. O küçük arıza kodunu silip birkaç gün sonra tekrar yola çıkmak geçici bir çözümden başka bir şey değil, derine inmek şart. Temiz bir benzin filtresi, sızdırmaz bir intercooler borusu ve kalibre edilmiş birwastegate... İşte bütün mesele bu aslında, motorun o kaybettiği neşesini geri getirmek.