Hakan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Motor arıza lambası yandığında o an içinde koptuğunu bildiğin o tuhaf his var ya, işte Seat'ının beyni şu an sana sessizce feryat ediyor; kaputu açtığında göreceğin o plastik kapağın altında beslenen silindirler nefessiz kalmış durumda ve egzoz manifolduna saplanan o birinci sıra oksijen sensörü ECU'ya sürekli çok fazla oksijen, çok az yakıt gittiğini haykırıyor.
Sanki gaz pedalına bastığında araba yığılıyor, motoru ilk çalıştırdığında rolantide sanki horluyormuş gibi bir titreme tutuyor değil mi? Maf sensörünün yani hava akışmetrenin o hassas platin teli üzerine yapışan incecik bir toz bile bu felaketi tetiklemeye yetiyor, çünkü beyin içeri giren havanın miktarını tam ölçemediği için enjektörlere komutu kesiyor ve yanma odasındaki o patlama anı tam bir fiyaskoya dönüşüyor.
Kimi usta "bas geç beyin sıfırlayalım" der, halbuki emme manifoldunun o kuytu köşesindeki plastik contalar zamanla sertleşip çatladığı için dışarıdan direkt sahte hava emiyor, yani motor o deliklerden ciğerlerine kaçak nefes çekiyor... Değiştir o dandik contayı, sorunun kökten çözülsün.
Fakir karışım dediğimiz bu bela sadece lambayı yakıp geçmez, subap yuvalarını o kadar aşırı ısıtır ki uzun vadede motoru kucağına alırsın; yakıt pompasının basıncı 3 barın altına düştüğünde ya da o benzin filtresi çamurla dolduğunda da aynı P0171 kodu ekranına düşer.
Bak şimdi kaputu aç, eline bir balata spreyi al ve o hava filtresi kutusundan boğaz kelebeğine giden kalın körüklü hortumu sabaha kadar incele; çünkü o lastik kıvrımların arasında gözle görülmeyen kılcal bir yırtık varsa, bütün bu tantana sadece o yüzden kopuyordur.
Sanki gaz pedalına bastığında araba yığılıyor, motoru ilk çalıştırdığında rolantide sanki horluyormuş gibi bir titreme tutuyor değil mi? Maf sensörünün yani hava akışmetrenin o hassas platin teli üzerine yapışan incecik bir toz bile bu felaketi tetiklemeye yetiyor, çünkü beyin içeri giren havanın miktarını tam ölçemediği için enjektörlere komutu kesiyor ve yanma odasındaki o patlama anı tam bir fiyaskoya dönüşüyor.
Kimi usta "bas geç beyin sıfırlayalım" der, halbuki emme manifoldunun o kuytu köşesindeki plastik contalar zamanla sertleşip çatladığı için dışarıdan direkt sahte hava emiyor, yani motor o deliklerden ciğerlerine kaçak nefes çekiyor... Değiştir o dandik contayı, sorunun kökten çözülsün.
Fakir karışım dediğimiz bu bela sadece lambayı yakıp geçmez, subap yuvalarını o kadar aşırı ısıtır ki uzun vadede motoru kucağına alırsın; yakıt pompasının basıncı 3 barın altına düştüğünde ya da o benzin filtresi çamurla dolduğunda da aynı P0171 kodu ekranına düşer.
Bak şimdi kaputu aç, eline bir balata spreyi al ve o hava filtresi kutusundan boğaz kelebeğine giden kalın körüklü hortumu sabaha kadar incele; çünkü o lastik kıvrımların arasında gözle görülmeyen kılcal bir yırtık varsa, bütün bu tantana sadece o yüzden kopuyordur.