Mehmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabah garajdan çıkarken burnunuza o garip çürük yumurta kokusu çalındıysa, Seat’ınızın altındaki parça artık yavaş yavaş sinyal vermeye başlamıştır demektir; aslında bunu ondan saklayamazsınız zaten.
Aracın gaza bastığınızda o eski neşeli tepkiyi vermemesi, yokuşlarda sanki arkadan biri çekiyormuş gibi nazlanması... İşte bu sessiz isyanın ta kendisi.
Motor arıza lambası sarı sarı yanıp sönmeye başladığında ekrana bakıp iç geçirmek yerine, belki de parşömenin arkasındaki o gizli detayı okuma vaktidir; kim bilir, belki de sadece küçük bir tıkanıklıktır.
Egzoz muayenesinden o an geçemediğinizi öğrendiğiniz o şaşkın anı hatırlayın; oysa her şey yolunda görünüyordu değil mi?
Alt takımdan gelen o hafif tıkırtılar ve metalik sesler, içerideki peteklerin artık sabrının kalmadığını, yerinden oynamaya başladığını fısıldar adeta.
Yakıt ibresinin normalden daha hızlı aşağıya düşmesi, motorun nefes alamadığı için daha çok efor sarf etmesindendir; motor da haklı tabii, oksijensiz kim çalışmak ister ki?
Kimi zaman ustaya gidip "abi bu araba neden böyle bağırıyor" diye sormakla başlar her şey; usta da altını kaldırıp baktığında o malum cümleyi kurar...
Orijinal parça fiyatlarını duyduğunuzda anlık bir kalp çarpıntısı yaşamanız normaldir, çünkü kimse bu devirde durduk yere bütçesini sarsmak istemez.
Sırf arıza lambası yanmasın diye kalitesiz yakıtla idare etmeye çalışmak, asıl büyük faturaya davetiye çıkarsın istemiyorsanız, bence bu konuyu fazla ertelemeyin.
Aracın gaza bastığınızda o eski neşeli tepkiyi vermemesi, yokuşlarda sanki arkadan biri çekiyormuş gibi nazlanması... İşte bu sessiz isyanın ta kendisi.
Motor arıza lambası sarı sarı yanıp sönmeye başladığında ekrana bakıp iç geçirmek yerine, belki de parşömenin arkasındaki o gizli detayı okuma vaktidir; kim bilir, belki de sadece küçük bir tıkanıklıktır.
Egzoz muayenesinden o an geçemediğinizi öğrendiğiniz o şaşkın anı hatırlayın; oysa her şey yolunda görünüyordu değil mi?
Alt takımdan gelen o hafif tıkırtılar ve metalik sesler, içerideki peteklerin artık sabrının kalmadığını, yerinden oynamaya başladığını fısıldar adeta.
Yakıt ibresinin normalden daha hızlı aşağıya düşmesi, motorun nefes alamadığı için daha çok efor sarf etmesindendir; motor da haklı tabii, oksijensiz kim çalışmak ister ki?
Kimi zaman ustaya gidip "abi bu araba neden böyle bağırıyor" diye sormakla başlar her şey; usta da altını kaldırıp baktığında o malum cümleyi kurar...
Orijinal parça fiyatlarını duyduğunuzda anlık bir kalp çarpıntısı yaşamanız normaldir, çünkü kimse bu devirde durduk yere bütçesini sarsmak istemez.
Sırf arıza lambası yanmasın diye kalitesiz yakıtla idare etmeye çalışmak, asıl büyük faturaya davetiye çıkarsın istemiyorsanız, bence bu konuyu fazla ertelemeyin.