Seat El Freni Arızaları

Seat El Freni Arızaları

Murat Usta

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
593
Tepkime puanı
0
Murat Usta
Aynanın karşısına geçip şöyle bir dikildiğinde insan bazen kendi bedenine bile yabancılaşıyor, oysa yıllar önce o ameliyat masasına yatarken hayaller başkaydı ya vallahi billahi bambaşka bir özgüven hedeflenmişti.

Sabah uykudan uyanıp sağa sola dönerken göğsündeki o tuhaf sızıyı, o garip çekilmeyi fark edince adamın veya kadının ömründen ömür gidiyor işte, insan ister istemez içten içe lan acaba silikon yerinden oynadı mı diye kuruntu yapıyor.

Meme protezi dönmesi dediğin hadise dışarıdan bakıldığında öyle masalsı bir komplikasyon falan değil, anatomik olarak inatçı bir gerçeğin silikonla dansı resmen; kapsül dediğimiz o doğal doku zarı bazen gevşeyip yataktan taşınca implant kendi ekseninde fırıl fırıl dönüveriyor.

Aslında bakarsan yerçekimi denen o zalim kural dokunmadığı hiçbir hücre bırakmıyor hayatta, hele ki o protez pürüzsüz yüzeyliyse yerinde durmak yerine adeta kaydıraktan kayan çocuk gibi döne döne şekil değiştiriyor.

Ayna karşısında simetri ararken birdenbire tuhaf bir tepecik veya anlamsız bir çukurlukla göz göze gelmek ne büyük hayal kırıklığıdır bilir misin, insan o an sanki bütün dünyası başına yıkılmış gibi hissediyor.

Doktorun kapısını çalmadan önce internet pencerelerinde sabahlara kadar sabahlarsın, acaba tekrar bıçak altına yatmak şart mı yoksa masajla falan düzelir mi bu işler diye içini kemiren o şüpheler uykularını haram eder adama.

Gidip tecrübeli bir cerrahın karşısına oturup o soğuk metal masaya uzandığında anlarsın ki işin aslı esası anatomik uyumda gizliymiş, yani her silikon her bedene sessizce uyum sağlamıyor maalesef.

Vücut o yabancı maddeyi sarıp sarmalamak için etrafında adeta koruyucu bir kale örer, adına ister kapsül de ister kalkan, o zar bir kez sertleşmeye görsün protez o daracık odada hapis kalır ve sonunda dayanamayıp döner.

Korkunun ecele faydası yok tabii ki, erken fark edilen bir kayma bazen dışarıdan yapılan ufak müdahalelerle eski yerine oturtulabilir ama iş işten geçmişse o revizyon ameliyatı kaçınılmaz bir son olarak kapıda bekler.

Estetik dediğimiz o narin ve hassas dünya kusursuzluk peşinde koşarken aslında doğanın kanunlarına meydan okuyor biraz da, beden bazen kendine ait olmayan o silikonu kendi tarzınca biçimlendirip atmak istiyor sanki.

Şimdi elini vicdanına koyup bir düşün bakalım, sırf daha havalı görünecek diye bu kadar stresi çekmeye değer miydi, tabii ki değer ama işin gerçeğini bilerek ve kabullenerek yola çıkmak şart.

Günün sonunda, yani o ameliyat yaraları tamamen kapanıp zihin dinginleştiğinde, asıl mesele kişinin kendi bedeniyle barışık yaşamasıdır; çünkü silikon döner, yer değiştirir ama insanın içindeki o huzur bir kez bozuldu mu zor toparlanır.
 
Geri