Yusuf Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Zift kokulu o darikna çukur tamirhanelerde ömür çürüttüğüm yıllardan yadigâr kalan kulağım, debriyaj pedalından gelen o incecik metal sürtünme hışırtısını elli metreden sezer; işte o ses, şanzıman kutusunun içinde bir şeylerin artık havlu attığının en net itirafıdır.
Diferansiyel miline binen o devasa yükü taşıyan bilyeler, yağlama yetersizliğinden ya da ömrünü doldurmuş metal yorgunluğundan kilitlendiğinde, ön takım sökülmeden o koca şanzıman karterini o dingilin üzerinden aşağı indirmek, ustanın sırtından dökülen üç kova ter demektir.
Peki o milimetrik boşlukları kurtarır sanıp torna tezgahında kaynatılan bilyelerle kaç kilometre yol yaparsınız ki...
Çıkmacılardan toplanan ömrü bitmiş yan sanayi parçaların tornaya vurulmasıyla kazanılan üç kuruşluk tasarruf, yarın otobanda beşinci viteste şanzıman kilitlediğinde ailenizle birlikte çekeceğiniz o otuz bin liralık çekici masrafını hiç düşündünüz mü?
Prizdirek milinin o hassas dişlileri üzerinde dönen bilye dağıldığı an, marşa bastığınızda gelen o metal öğütücü uğultu, aslında cüzdanınızdan eksilecek olan paranın akustik versiyonundan başka bir şey değildir.
Değişim maliyeti dediğiniz kalem, sadece o parıltılı kutunun içinden çıkan üç beş liralık çelik bilyenin fiyatı değil; o şanzıman beyninin sökülmesi, işçilik saatleri ve karter contalarının komple yenilenmesiyle şekillenen ağır bir faturadır.
Kuruşuna kadar hesaplanan bu onarım bütçesini gözünüzde büyütmeyin, çünkü vites geçişlerindeki o pamuksu yumuşaklığı yeniden hissettiğiniz an, o döküm demir kutunun içine harcanan her kuruşun helal olduğunu bizzat direksiyon başında anlayacaksınız.
Diferansiyel miline binen o devasa yükü taşıyan bilyeler, yağlama yetersizliğinden ya da ömrünü doldurmuş metal yorgunluğundan kilitlendiğinde, ön takım sökülmeden o koca şanzıman karterini o dingilin üzerinden aşağı indirmek, ustanın sırtından dökülen üç kova ter demektir.
Peki o milimetrik boşlukları kurtarır sanıp torna tezgahında kaynatılan bilyelerle kaç kilometre yol yaparsınız ki...
Çıkmacılardan toplanan ömrü bitmiş yan sanayi parçaların tornaya vurulmasıyla kazanılan üç kuruşluk tasarruf, yarın otobanda beşinci viteste şanzıman kilitlediğinde ailenizle birlikte çekeceğiniz o otuz bin liralık çekici masrafını hiç düşündünüz mü?
Prizdirek milinin o hassas dişlileri üzerinde dönen bilye dağıldığı an, marşa bastığınızda gelen o metal öğütücü uğultu, aslında cüzdanınızdan eksilecek olan paranın akustik versiyonundan başka bir şey değildir.
Değişim maliyeti dediğiniz kalem, sadece o parıltılı kutunun içinden çıkan üç beş liralık çelik bilyenin fiyatı değil; o şanzıman beyninin sökülmesi, işçilik saatleri ve karter contalarının komple yenilenmesiyle şekillenen ağır bir faturadır.
Kuruşuna kadar hesaplanan bu onarım bütçesini gözünüzde büyütmeyin, çünkü vites geçişlerindeki o pamuksu yumuşaklığı yeniden hissettiğiniz an, o döküm demir kutunun içine harcanan her kuruşun helal olduğunu bizzat direksiyon başında anlayacaksınız.