Murat Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabah garajda marşa bastığımızda o ibrenin hafifçe aşağı yukarı oynaması hepimizin canını sıkar, hele bir de motor henüz tam ısınmamışken hafif bir silkeleme yapıyorsa insan ister istemez huzursuz oluyor.
Boğaz kelebeğinin zamanla karbon birikintisiyle dolması bu istikrarsızlığın en yaygın sebeplerinden biridir, özellikle şehir içi dur-kalk trafikte kurum bağlayan bu parça hava akışını düzenleyemez hale gelir ve beyin ne yapacağını şaşırır.
Acaba sorun yine MAP sensöründen mi kaynaklanıyor, diye düşünmeden edemiyor insan çünkü emme manifoldunundaki basınç değişimlerini algılayan o küçük parça tıpkı bir tansiyon ölçer gibi yanıldığında rölanti anında dengesizleşiveriyor.
Rölanti dalgalanması dediğimiz şey aslında motorun nefes darlığı çekmesidir, biz gaza basmadığımız anlarda bile motor ECU'su ideal devri tutturabilmek için rölanti valfi ile kelebek arasında sürekli bir dans, bitmek bilmez bir iletişim kurmaya çalışır.
Bazen ateşleme bobinlerindeki zayıf bir akım veya eskimiş bujiler bu ritmi bozar, silindirlere giden yakıtın homojen yanmaması devir saatinin o sinir bozucu salınımına doğrudan sebep olur.
Temizlemek bazen geçici bir çözüm sunuyor evet ama asıl mesele adaptasyon ayarını atlamamakta bitiyor, çünkü o kelebek temizlendikten sonra beynin sıfır konumunu yeniden öğrenmesi şart.
Vakum hortumlarında ufak bir çatlak, dışarıdan fazladan hava almasına neden olur ve motor kontrol ünitesi bu kaçağı telafi etmek için devri sürekli yukarı çekip aşağı bırakarak kendi kendine bir kısır döngü yaratır.
Eski ustaların kulağı motorun sesinden arızayı şak diye anlardı şimdi bizOBD cihazına bağlayıp hata kodlarına bakıyoruz ama yine de o dalgalanmanın hissettirdiği o tedirginlik hiç değişmedi...
Boğaz kelebeğinin zamanla karbon birikintisiyle dolması bu istikrarsızlığın en yaygın sebeplerinden biridir, özellikle şehir içi dur-kalk trafikte kurum bağlayan bu parça hava akışını düzenleyemez hale gelir ve beyin ne yapacağını şaşırır.
Acaba sorun yine MAP sensöründen mi kaynaklanıyor, diye düşünmeden edemiyor insan çünkü emme manifoldunundaki basınç değişimlerini algılayan o küçük parça tıpkı bir tansiyon ölçer gibi yanıldığında rölanti anında dengesizleşiveriyor.
Rölanti dalgalanması dediğimiz şey aslında motorun nefes darlığı çekmesidir, biz gaza basmadığımız anlarda bile motor ECU'su ideal devri tutturabilmek için rölanti valfi ile kelebek arasında sürekli bir dans, bitmek bilmez bir iletişim kurmaya çalışır.
Bazen ateşleme bobinlerindeki zayıf bir akım veya eskimiş bujiler bu ritmi bozar, silindirlere giden yakıtın homojen yanmaması devir saatinin o sinir bozucu salınımına doğrudan sebep olur.
Temizlemek bazen geçici bir çözüm sunuyor evet ama asıl mesele adaptasyon ayarını atlamamakta bitiyor, çünkü o kelebek temizlendikten sonra beynin sıfır konumunu yeniden öğrenmesi şart.
Vakum hortumlarında ufak bir çatlak, dışarıdan fazladan hava almasına neden olur ve motor kontrol ünitesi bu kaçağı telafi etmek için devri sürekli yukarı çekip aşağı bırakarak kendi kendine bir kısır döngü yaratır.
Eski ustaların kulağı motorun sesinden arızayı şak diye anlardı şimdi bizOBD cihazına bağlayıp hata kodlarına bakıyoruz ama yine de o dalgalanmanın hissettirdiği o tedirginlik hiç değişmedi...