Yusuf Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Gösterge panelinde birdenbire beliren o küçük lastik simgesi, çoğu sürücünün zihninde ansızın beliren ufak bir endişe bulutudur aslında; hani şu yola çıkmadan önce her şey yolundaymış gibi görünürken kilometreler ilerledikçe akla takılan o huzursuzluk hali...
Lastik basınç izleme sisteminin, yani teknik adıyla TPMS'nin, tekerleklerin içindeki havanın azaldığını ya da dengesizleştiğini teker teker ölçerek sürücüye haber vermesi, trafikteki görünmez güvenlik kalkanlarından biridir de ondan...
Aslında lastik havaları tam kıvamında olmasına rağmen bu uyarının sönmek bilmemesi, sistemin kendi içinde yaşadığı o küçük kafa karışıklığından başka bir şey değildir; belki de sensörlerin üzerindeki minik bir toz tanesi ya da anlık bir sinyal kopması her şeyi altüst etmiştir...
Yol kenarına sakin bir yerde durup tekerlekleri şöyle bir gözle kontrol etmek, hatta mümkünse elinizdeki güvenilir bir hava saatiyle her birini yeniden ölçmek en doğrusudur, çünkü dijital ekranlar bazen insanı yanıltabilir...
Hani şu lastikçiye gitmeden önce akıldan geçen "acaba sibop mu arızalandı yoksa akü mü zayıfladı" düşüncesi var ya, işte tam da bu yüzden tekerlek basınçlarını eşitledikten sonra sistemi yeniden kalibre etmek bazen mucizeler yaratır...
Sistemin hafızasını sıfırlamak için direksiyonun yanındaki menü tuşlarını kullanarak o sihirli "basınçları kaydet" komutunu bulmak ve ekrandaki onay yazısını görene kadar basılı tutmak gerekir, ki bu da aslına bakarsanız teknolojinin elini kolunu bağlamanın en pratik yoludur...
Eğer tüm bunlara rağmen o inatçı uyarı lambası hala yanıp sönmeye devam ediyorsa, tekerleğin içine gömülü olan o minik radyo frekanslı sensörlerin ömrü tükenmiş olabilir, zira pilleri zamanla biter ve yenisiyle değişmesi şart olur...
Servis yoluna düşmeden önce derin bir nefes alıp durumu kabullenmek en huzurlu yoldur, çünkü otomobiller de tıpkı bizler gibi bazen anlık ilgiye ihtiyaç duyarlar ve parlayan tek bir lamba sadece küçük bir hatırlatmadan ibarettir...
Lastik basınç izleme sisteminin, yani teknik adıyla TPMS'nin, tekerleklerin içindeki havanın azaldığını ya da dengesizleştiğini teker teker ölçerek sürücüye haber vermesi, trafikteki görünmez güvenlik kalkanlarından biridir de ondan...
Aslında lastik havaları tam kıvamında olmasına rağmen bu uyarının sönmek bilmemesi, sistemin kendi içinde yaşadığı o küçük kafa karışıklığından başka bir şey değildir; belki de sensörlerin üzerindeki minik bir toz tanesi ya da anlık bir sinyal kopması her şeyi altüst etmiştir...
Yol kenarına sakin bir yerde durup tekerlekleri şöyle bir gözle kontrol etmek, hatta mümkünse elinizdeki güvenilir bir hava saatiyle her birini yeniden ölçmek en doğrusudur, çünkü dijital ekranlar bazen insanı yanıltabilir...
Hani şu lastikçiye gitmeden önce akıldan geçen "acaba sibop mu arızalandı yoksa akü mü zayıfladı" düşüncesi var ya, işte tam da bu yüzden tekerlek basınçlarını eşitledikten sonra sistemi yeniden kalibre etmek bazen mucizeler yaratır...
Sistemin hafızasını sıfırlamak için direksiyonun yanındaki menü tuşlarını kullanarak o sihirli "basınçları kaydet" komutunu bulmak ve ekrandaki onay yazısını görene kadar basılı tutmak gerekir, ki bu da aslına bakarsanız teknolojinin elini kolunu bağlamanın en pratik yoludur...
Eğer tüm bunlara rağmen o inatçı uyarı lambası hala yanıp sönmeye devam ediyorsa, tekerleğin içine gömülü olan o minik radyo frekanslı sensörlerin ömrü tükenmiş olabilir, zira pilleri zamanla biter ve yenisiyle değişmesi şart olur...
Servis yoluna düşmeden önce derin bir nefes alıp durumu kabullenmek en huzurlu yoldur, çünkü otomobiller de tıpkı bizler gibi bazen anlık ilgiye ihtiyaç duyarlar ve parlayan tek bir lamba sadece küçük bir hatırlatmadan ibarettir...