Ayhan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Klima sisteminin kalbine giden o gizli yolun tıkandığı an, içerideki atmosfer birden ağırlaşır; dışarıdaki o tozlu, egzoz kokulu hayat kabine sızmaya başlar... Havalandırma kanallarından süzülen havanın akış hızı gözle görülür biçimde düşerken, fan motoru üstlendiği yükü taşımakta zorlandığı için inceden bir çatırtı veya uğultu üretmeye başlar ve bu durum aslında filtre peteklerinin mikroskobik gözeneklerinin çoktan dolduğunun, hatta tıkandığının en net habercisidir.
Nemli sonbahar sabahlarında ya da kışın o buz gibi yağmurlu günlerinde camların bir türlü buhardan arınmaması, sadece kalorifer peteğinin zayıflığına yorulamaz; çünkü kabin içi hava sirkülasyonunu dengeleyen o küçük parça işlevini yitirdiğinde, içerideki rutubet dışarı atılamaz ve camlar adeta terlemeye başlar. Görüş açısını daraltan bu fiziksel reaksiyon, sürücünün dikkatini doğrudan dağıtırken, sistemin iç yüzeyinde biriken organik atıklar zamanla dayanılmaz bir küf kokusuna dönüşür.
Aktif karbon katmanlı modern filtrelerin ömrü bittiğinde, egzost gazındaki zararlı partiküller ve azot oksitler en küçük bir dirençle karşılaşmadan doğrudan sürücünün solunum yoluna ulaşır; halbuki o gözenekli yapının kimyasal tutuculuğu zamanla yok olur ve filtre adeta sıradan bir tülbent gibi işlevsizleşir. Trafiğin en yoğun olduğu o sıkışık anlarda dışarıdan gelen yanık balata ya da mazot kokusunu kabin içinde derinden hissetmek, değişme vaktinin çoktan geçtiğini haykırır.
Kimi zaman yetkili servislerde ya da mahalle tamircilerinde karşılaşılan en büyük yanılgı, tıkalı filtrenin basınçlı hava ile temizlenip yeniden yuvasına takılmasıdır; oysa yüksek basınç mikro fiber yapıyı tamamen parçalar, gözenekleri genişletir ve filtreyi ultraviyole ya da polen geçiren bir elek haline getirir. Yan sanayi ürünlerin kauçuk kenar contalarındaki tolerans hataları ise filtrenin kenarından hava kaçağına sebep olur ve süzülmeyen bütün toz doğrudan fan pervanelerine yapışır.
Yuvaya yanlış yönde oturtulan bir hava süzgeci, aerodinamik akışı tamamen tersine çevirerek kısa sürede filtre kağıdının ortadan ikiye katlanmasına ve hava geçiş yolunun tamamen kapanmasına yol açar... Montaj sırasında akış ok yönünün göz ardı edilmesi, binlerce kilometrelik yolculukta sistemin hiç nefes alamamasına neden olurken, bu küçük ihmal bazen fan direncini artırarak rezistansın yanmasına bile zemin hazırlayabilir.
Nemli sonbahar sabahlarında ya da kışın o buz gibi yağmurlu günlerinde camların bir türlü buhardan arınmaması, sadece kalorifer peteğinin zayıflığına yorulamaz; çünkü kabin içi hava sirkülasyonunu dengeleyen o küçük parça işlevini yitirdiğinde, içerideki rutubet dışarı atılamaz ve camlar adeta terlemeye başlar. Görüş açısını daraltan bu fiziksel reaksiyon, sürücünün dikkatini doğrudan dağıtırken, sistemin iç yüzeyinde biriken organik atıklar zamanla dayanılmaz bir küf kokusuna dönüşür.
Aktif karbon katmanlı modern filtrelerin ömrü bittiğinde, egzost gazındaki zararlı partiküller ve azot oksitler en küçük bir dirençle karşılaşmadan doğrudan sürücünün solunum yoluna ulaşır; halbuki o gözenekli yapının kimyasal tutuculuğu zamanla yok olur ve filtre adeta sıradan bir tülbent gibi işlevsizleşir. Trafiğin en yoğun olduğu o sıkışık anlarda dışarıdan gelen yanık balata ya da mazot kokusunu kabin içinde derinden hissetmek, değişme vaktinin çoktan geçtiğini haykırır.
Kimi zaman yetkili servislerde ya da mahalle tamircilerinde karşılaşılan en büyük yanılgı, tıkalı filtrenin basınçlı hava ile temizlenip yeniden yuvasına takılmasıdır; oysa yüksek basınç mikro fiber yapıyı tamamen parçalar, gözenekleri genişletir ve filtreyi ultraviyole ya da polen geçiren bir elek haline getirir. Yan sanayi ürünlerin kauçuk kenar contalarındaki tolerans hataları ise filtrenin kenarından hava kaçağına sebep olur ve süzülmeyen bütün toz doğrudan fan pervanelerine yapışır.
Yuvaya yanlış yönde oturtulan bir hava süzgeci, aerodinamik akışı tamamen tersine çevirerek kısa sürede filtre kağıdının ortadan ikiye katlanmasına ve hava geçiş yolunun tamamen kapanmasına yol açar... Montaj sırasında akış ok yönünün göz ardı edilmesi, binlerce kilometrelik yolculukta sistemin hiç nefes alamamasına neden olurken, bu küçük ihmal bazen fan direncini artırarak rezistansın yanmasına bile zemin hazırlayabilir.