P2031 Arıza Kodu Anlamı ve Çözümü

P2031 Arıza Kodu Anlamı ve Çözümü

Mustafa Usta

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
594
Tepkime puanı
0
Mustafa Usta
Pazar akşamı mutfakta çay doldururken eşine "Geçen hafta bunu konuşmuştuk ya, sen de onaylamıştın" dedi adam. Kadın bir an durdu, elindeki çaydanlığı yerine koydu, hafızasını zorladı... Yoktu öyle bir konuşma, hatırlamıyordu. "Hayır, hiç böyle bir şey konuşmadık" dedi emin bir sesle. Adam hafifçe gülümsedi, o malum acıyan gözlerle baktı kadıncağıza: "Yine başladın unutmaya, gerçekten bir doktora görünsen iyi olacak artık, beni de kendinden şüphe ettiriyorsun." İşin garip tarafı, kadın birkaç dakika sonra salonda otururken "Acaba gerçekten ben mi yanlış hatırlıyorum, hafızam mı zayıfladı benim?" diye içten içe kendini yemeye başlamıştı bile. İşte böyle sinsice giriyor hayatımıza gaslighting dediğimiz o illet. Adam seni kendi aklından şüphe ettiriyor vallahi, öyle bir illüzyon kuruyor ki etrafına, en sonunda "Ben herhalde deliriyorum ya" noktasına getiriyor insanı.

Geçen gün bir danışan hikayesinde okumuştum; kız, sevgilisinin telefonunda açıkça başka bir kadından gelen flörtöz mesajı yakalıyor. Ekranı adama gösterdiğinde aldığı yanıt ne oluyor biliyor musunuz? "Sen kafanda kuruyorsun, ben orada tamamen iş konuşuyorum, senin bu aşırı kıskançlığın ve güvensizliğin yüzünden bu ilişki bitiyor!" Buyur bakalım... Ortada kabak gibi duran bir kanıt var ama suçlu yine sen çıktın! Gerçekliği öyle bir büküyorlar, olayları öyle bir eğip büküp sana satıyorlar ki... Bir bakmışsın haklıyken özür dileyen taraf sen olmuşsun. Bazen sadece durup "Bir dakika ya, ben ne için özür diliyorum şu an?" demek gerekiyor ama işte o anın büyüsüyle insan onu da akıl edemiyor.

Arkadaş ortamında herkesin neşeyle sohbet ettiği bir anda, aniden "Sen bunu anlayamazsın zaten, biraz hassassın ya bu konularda" lafını yiyip masada buz gibi kalan o insanı hatırlayın. Ortada fol yok yumurta yokken bir anda sizi "aşırı alıngan" ya da "dengesiz" ilan ediverirler. Neden yaparlar bunu biliyor musunuz, güç için abi ya. İpleri tamamen elinde tutmak, karşı tarafın özgüvenini yavaş yavaş, adeta bir duvarı zımparalar gibi yok etmek için. Kendi yetersizlikleriyle yüzleşmek yerine, bütün faturayı senin psikolojine keserler. Sürekli savunma yapmaktan, kendini aklamaya çalışmaktan yorulursun bir süre sonra. Zaten amaç da bu; seni yormak, direncini kırmak, tamamen kendine bağımlı kılmak...

İş yerindeki patronunun sabah verdiği talimatı akşamüstü "Ben sana asla böyle bir şey demedim, sen kafana göre iş yapıyorsun" diye yüzüne vurmasıyla başlıyor bazen her şey. Bilgisayarın başına geçip eski e-postaları, alınan notları deliler gibi aramaya başlıyorsun. Kendine olan güvenin bir kere sarsılmayagörsün, artık attığın her adımda bir tereddüt, her kararda bir acabalık silsilesi. Gerçeklik algını bir kere elinden aldılar mı, geriye sadece onların yönlendirmelerine muhtaç bir sen kalıyorsun. Yani akıl sağlığını yavaş yavaş başkasının eline teslim ediyorsun aslında, feci bir durum.

Hani derler ya, kaynayan suya kurbağayı atarsan hemen fırlatır atar kendini dışarı ama suyu yavaş yavaş ısıtırsan fark etmez, pişer gider... Gaslighting tam olarak bu işte. Bir anda "Sen delisin" demiyorlar insana. Önce ufak detayları çarpıtıyorlar, sonra yaşanmış olayları hiç yaşanmamış gibi gösteriyorlar, en sonunda da senin duygularını küçümseyip geçiştiriyorlar. Bir bakmışsın, kendi hislerinden utanır hale gelmişsin. İçinden bir ses "Burada bir terslik var" diye çığlık atarken, sen o sesi susturup karşıdakinin senaryosuna inanmayı seçiyorsun. Yapmayın bunu, valla bak. İçgüdüleriniz genellikle haklı çıkar, hafızanıza ve hislerinize o kadar da haksızlık etmeyin.

Biri size sürekli "Sen yanlış hatırlıyorsun", "Çok büyütüyorsun", "Seni sevdiğim için söylüyorum ama psikolojin hiç iyi değil" deyip duruyorsa orada bir durup soluklanmak lazım. Hemen gardınızı alın demiyorum ama bir mesafe koyun araya. Olayları bir kenara yazın gerekirse, kendi gerçekliğinize tutunun. Çünkü senin aklın, senin hafızan başkalarının oyun hamuru değil. Eğer bir ilişkide sürekli kendinizi sorgularken, kafa karışıklığı içinde ve suçlu hissediyorsanız... Muhtemelen birisi sizin zihninizde çoktan bir odanın ışıklarını karartmaya başlamıştır bile.
 
Geri