Kemal Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Aracın motor arıza lambası aniden yandığında insanın canı sıkılır, hele bir de OBD2 tarayıcıyı bağlayıp o meşhur P2004 kodunu ekranın ortasında gördüğünüzde... Emme manifoldu hava kontrol (IMRC) aktüatörünün birinci sıra silindirler için açık konumda sıkışıp kaldığını söyler size bu sinir bozucu kombinasyon. Motorun düşük devirlerde ihtiyaç duyduğu o yüksek türbülanslı hava akışı, kelebek valflerin açık kalması yüzünden bir anda altüst olur. Yakıt-hava karışımı ideal oran olan 14.7:1 dengesinden uzaklaşınca da motor zengin ya da fakir karışımla boğuşmaya başlar.
Emme manifoldunun içindeki o küçük kelebek valfleri yöneten vakum diyaframı veya elektrikli step motor zamanla kurum bağlar. Sabahları motoru çalıştırdığınızda hissettiğiniz o tuhaf tekleme, aslında valflerin kurum yüzünden milimetrik hesaplanan o yuvalarına tam oturamamasından kaynaklanıyor genellikle. PCM dediğimiz motor kontrol modülü, valfin konum sensöründen (IMRPS) beklediği 5 voltluk referans sinyalinin dışına çıkan voltaj dalgalanmalarını yakaladığı an kodu hafızaya alır. Temizlemek kurtarır mı, yoksa komple değişim mi şart... İşte bütün mesele bu aslında.
Sensörün soketindeki korozyon veya kablo demetindeki bir kopukluk, sinyalin yolda kaybolmasına neden olup sizi boşu boşuna pahalı mekanik parçaları değiştirmeye zorlayabilir bazen. Dijital multimetreyi elinize alıp sinyal hattındaki direnç değerlerini ölçmeden hiçbir parçayı çöpe atmayın derim. Valfin hareket milini elinizle hafifçe oynatmayı denediğinizde o sertliği, sıkışmışlığı zaten parmak uçlarınızda hissedeceksiniz. Mekanik olarak takılan bir parçayı yazılımla düzeltemezsiniz, sistem ne yapsın?
Düşük devirlerdeki o hantallık, gaza bastığınızda arabanın bir anlık kararsızlık yaşaması hep bu açık kalan kanatçıkların suçu. Yüksek devirlere çıktığınızda ise motor nefes almaya başlar, çünkü zaten o hızlarda havanın manifolddan olabildiğince engelsiz akması gerekir. Garip bir tezat değil mi; araba yüksek hızda canavar gibiyken, şehir içi trafiğinde, dur-kalklarda resmen can çekişiyor. Yakıt tüketiminin bir anda fırlaması da cabası.
Vakum hortumlarında gözle görülmeyen kılcal bir çatlak, tüm vakum sisteminin basıncını düşürerek aktüatörün kolunu çekmesine engel olabilir. Manifoldun etrafına hafifçe balata spreyi sıkarak motor devrindeki dalgalanmaları izlemek, sızıntının yerini saptamak için eski ama altın değerinde bir usta numarasıdır. Eğer spreyi sıktığınızda motorun sesi değişiyorsa, hava sızıntısını ve dolayısıyla P2004'ün gizli sebebini buldunuz demektir. Parçayı hemen değiştirmek yerine, bir kutu kaliteli manifold temizleyici sprey ve iyi bir işçilikle bu dertten sıyrılmak da ihtimaller dahilinde tabii...
Emme manifoldunun içindeki o küçük kelebek valfleri yöneten vakum diyaframı veya elektrikli step motor zamanla kurum bağlar. Sabahları motoru çalıştırdığınızda hissettiğiniz o tuhaf tekleme, aslında valflerin kurum yüzünden milimetrik hesaplanan o yuvalarına tam oturamamasından kaynaklanıyor genellikle. PCM dediğimiz motor kontrol modülü, valfin konum sensöründen (IMRPS) beklediği 5 voltluk referans sinyalinin dışına çıkan voltaj dalgalanmalarını yakaladığı an kodu hafızaya alır. Temizlemek kurtarır mı, yoksa komple değişim mi şart... İşte bütün mesele bu aslında.
Sensörün soketindeki korozyon veya kablo demetindeki bir kopukluk, sinyalin yolda kaybolmasına neden olup sizi boşu boşuna pahalı mekanik parçaları değiştirmeye zorlayabilir bazen. Dijital multimetreyi elinize alıp sinyal hattındaki direnç değerlerini ölçmeden hiçbir parçayı çöpe atmayın derim. Valfin hareket milini elinizle hafifçe oynatmayı denediğinizde o sertliği, sıkışmışlığı zaten parmak uçlarınızda hissedeceksiniz. Mekanik olarak takılan bir parçayı yazılımla düzeltemezsiniz, sistem ne yapsın?
Düşük devirlerdeki o hantallık, gaza bastığınızda arabanın bir anlık kararsızlık yaşaması hep bu açık kalan kanatçıkların suçu. Yüksek devirlere çıktığınızda ise motor nefes almaya başlar, çünkü zaten o hızlarda havanın manifolddan olabildiğince engelsiz akması gerekir. Garip bir tezat değil mi; araba yüksek hızda canavar gibiyken, şehir içi trafiğinde, dur-kalklarda resmen can çekişiyor. Yakıt tüketiminin bir anda fırlaması da cabası.
Vakum hortumlarında gözle görülmeyen kılcal bir çatlak, tüm vakum sisteminin basıncını düşürerek aktüatörün kolunu çekmesine engel olabilir. Manifoldun etrafına hafifçe balata spreyi sıkarak motor devrindeki dalgalanmaları izlemek, sızıntının yerini saptamak için eski ama altın değerinde bir usta numarasıdır. Eğer spreyi sıktığınızda motorun sesi değişiyorsa, hava sızıntısını ve dolayısıyla P2004'ün gizli sebebini buldunuz demektir. Parçayı hemen değiştirmek yerine, bir kutu kaliteli manifold temizleyici sprey ve iyi bir işçilikle bu dertten sıyrılmak da ihtimaller dahilinde tabii...