Mehmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
P17D8 DSG Arıza Kodu
Daha önce hiç trafikte kalıp da arabanın birden bire kendini salıverdiği o anı yaşadın mı, işte insan o saniyede ne yapacağını bilemiyor ve direksiyona bakakalıyor. Gösterge panelinde beliren o yabancı harf ve rakam kombinasyonu bazen insanın bütün keyfini kaçırmaya yetiyor da artıyor bile, özellikle de işin ucunda şu meşhur çift kavramalı şanzımanlar olunca herkesin yüreği ağzına geliyor. Sanki otomobil seninle küsmüş gibi bir his veriyor bu durum, ne ileri gitmek istiyor ne de geri; öylece ortada kalakalıyorsun işte. Aslında bu arıza kodu tam olarak debriyaj aktüatörünün aşırı ısındığını ya da mekanik bir sıkışma yaşadığını fısıldıyor bize, yani içerideki minik dişliler ve sensörler adeta isyan bayrağını çekiyorlar. Bazen dur-kalk trafikte o kadar çok baskı yapıyoruz ki makineye, zavallı şanzıman yağı kaynatma noktasına geliyor ve sensör hemen bu kodu fırlatıp veriyor ekrana.
Aslında işin aslına bakarsan bu şanzımanlar narin birer porselen vazo gibiler, üzerlerine titremek gerekiyor ama kimin o kadar vakti var ki günümüz koşturmacasında. Sabah işe yetişme telaşı, akşam eve dönüş stresi derken zavallı DSG kutu sürekli bir baskı altında çalışıyor ve sonunda bir yerde "ben yoruldum" deyip sinyal veriyor. Belki de biraz daha sakin kullanmak, yokuş yukarı çıkarken o gaza bodoslama yüklenmemek lazımdır, ne dersin? Zaten bu Alman mühendisliği öyle her hatayı affetmez, hatayı gördüğü an sarı ışığı yakar ve seni servise doğru kibarca yönlendirir. Kimi ustalar der ki bu kod geçici bir sensör hatasıdır, sil gitsin bir şeycik kalmaz; ama içten içe bilirsin ki o koku, o hafif sarsıntı aslında içeride bir şeylerin ters gittiğinin en net kanıtıdır.
Şimdi ne yapacağız peki, arabayı hemen sanayiye mi çekmeli yoksa biraz daha zorlayıp şansımızı mı denemeli, tabi ki ikincisi büyük bir kumar olurdu. Debriyaj basıncını kontrol ettirmek, mekatronik ünitenin durumuna şöyle yakından bir bakmak şart oğlu şart yoksa ileride daha büyük masraflar kapımızı çalabilir. İnsan elini cebine attığında o rakamları görünce biraz irriliyor tabi, kimse durduk yere servise binlerce lira bayılmak istemez ama ne yaparsın ki kaderde bu da varmış. Belki de sadece yazılım güncellemesiyle kurtulacağız bu beladan, kim bilir, bazen küçük bir dokunuş bütün o can sıkıcı uyarıları yok ediveriyor. Yine de insan tırsmıyor değil, ya yolda yine aynı şeyi yaparsa, ya o kritik anda vites geçişi yapmazsa diye düşünmeden edemiyor işte.
Daha önce hiç trafikte kalıp da arabanın birden bire kendini salıverdiği o anı yaşadın mı, işte insan o saniyede ne yapacağını bilemiyor ve direksiyona bakakalıyor. Gösterge panelinde beliren o yabancı harf ve rakam kombinasyonu bazen insanın bütün keyfini kaçırmaya yetiyor da artıyor bile, özellikle de işin ucunda şu meşhur çift kavramalı şanzımanlar olunca herkesin yüreği ağzına geliyor. Sanki otomobil seninle küsmüş gibi bir his veriyor bu durum, ne ileri gitmek istiyor ne de geri; öylece ortada kalakalıyorsun işte. Aslında bu arıza kodu tam olarak debriyaj aktüatörünün aşırı ısındığını ya da mekanik bir sıkışma yaşadığını fısıldıyor bize, yani içerideki minik dişliler ve sensörler adeta isyan bayrağını çekiyorlar. Bazen dur-kalk trafikte o kadar çok baskı yapıyoruz ki makineye, zavallı şanzıman yağı kaynatma noktasına geliyor ve sensör hemen bu kodu fırlatıp veriyor ekrana.
Aslında işin aslına bakarsan bu şanzımanlar narin birer porselen vazo gibiler, üzerlerine titremek gerekiyor ama kimin o kadar vakti var ki günümüz koşturmacasında. Sabah işe yetişme telaşı, akşam eve dönüş stresi derken zavallı DSG kutu sürekli bir baskı altında çalışıyor ve sonunda bir yerde "ben yoruldum" deyip sinyal veriyor. Belki de biraz daha sakin kullanmak, yokuş yukarı çıkarken o gaza bodoslama yüklenmemek lazımdır, ne dersin? Zaten bu Alman mühendisliği öyle her hatayı affetmez, hatayı gördüğü an sarı ışığı yakar ve seni servise doğru kibarca yönlendirir. Kimi ustalar der ki bu kod geçici bir sensör hatasıdır, sil gitsin bir şeycik kalmaz; ama içten içe bilirsin ki o koku, o hafif sarsıntı aslında içeride bir şeylerin ters gittiğinin en net kanıtıdır.
Şimdi ne yapacağız peki, arabayı hemen sanayiye mi çekmeli yoksa biraz daha zorlayıp şansımızı mı denemeli, tabi ki ikincisi büyük bir kumar olurdu. Debriyaj basıncını kontrol ettirmek, mekatronik ünitenin durumuna şöyle yakından bir bakmak şart oğlu şart yoksa ileride daha büyük masraflar kapımızı çalabilir. İnsan elini cebine attığında o rakamları görünce biraz irriliyor tabi, kimse durduk yere servise binlerce lira bayılmak istemez ama ne yaparsın ki kaderde bu da varmış. Belki de sadece yazılım güncellemesiyle kurtulacağız bu beladan, kim bilir, bazen küçük bir dokunuş bütün o can sıkıcı uyarıları yok ediveriyor. Yine de insan tırsmıyor değil, ya yolda yine aynı şeyi yaparsa, ya o kritik anda vites geçişi yapmazsa diye düşünmeden edemiyor işte.