Mustafa Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Aracın gösterge panelinde o sarı motor ışığı ansızın yandığında insanın içine oturan o ufak sıkıntıyı çok iyi bilirim. Tam da yola çıkacakken ya da uzun bir günün akşamında eve dönerken yakalar sizi... Kod okuyucuyu bağlayıp ekranında P1037 ibaresini gördüğünüzde aslında arabanız size egzoz sistemindeki oksijen sensörünün ısıtıcı devresinde bir düşük voltaj sorunu olduğunu fısıldıyordur. Sensörün kendi bozulmuş olabilir, kablo demetinde ufak bir korozyon başlamıştır ya da sigorta panosunda basit bir temassızlık vardır, kim bilir.
Oksijen sensörü dediğimiz parça, motorun ideal hava-yakıt karışımını ayarlayabilmesi için egzoz gazının ısınmasını beklemek zorundadır. Isıtıcı eleman işte tam bu noktada devreye girer; sensörü saniyeler içinde çalışma sıcaklığına getirir ki beyin doğru veriyi işleyebilsin. Eğer voltaj düşerse sensör soğuk kalır, doğru ölçüm yapamaz ve motor kontrol ünitesi çaresizce bu arıza kodunu hafızaya kazır... Yanlış karışım, fazla yakıt tüketimi, egzozdan gelen o keskin koku.
Kendi tecrübelerimden biliyorum ki sürücüler genelde bu kodu görünce hemen en pahalı parçayı değiştirmeye kalkarlar. Oysa bazen sadece bir kablonun egzoz borusuna temas edip erimesi veya oksitlenmiş bir soket bağlantısıdır bütün mesele. Kim hemen gidip sıfır sensör almak ister ki? Önce kaldırıp bir liftte altını süzmek, kablo tesisatını elle kontrol etmek çok daha akıllıca bir adım olur.
Motor soğukken aracın daha sarsıntılı çalıştığını, sanki arkadan bir şey çekiyormuş gibi isteksiz hızlandığını fark ettiniz mi hiç? P1037 kodu aktifken sensör doğru ısınamadığı için beyin zengin karışımda kalmayı seçer ve silindirlere icap ettiğinden fazla benzin püskürtür. Haliyle cebinize yansıyan yakıt faturası kabarır, katilazörün ömründen çalınır... Şakaya gelmeyecek bir durumdur aslında.
Sorunu çözerken izlenecek yol bellidir ama sabır ister. Ölçü aletini alıp ısıtıcı devresindeki direnci ve voltajı adım adım ölçmek gerekir; tesisat sağlamsa ve voltaj sensöre kadar ulaşıyorsa geriye tek bir şüpheli kalır zaten. O noktada yeni bir oksijen sensörü takmak kaçınılmaz hale gelir... Bazen de sadece temiz bir soket spreyi sıktığınızda bile her şeyin düzeldiğine şahit olabilirsiniz.
Oksijen sensörü dediğimiz parça, motorun ideal hava-yakıt karışımını ayarlayabilmesi için egzoz gazının ısınmasını beklemek zorundadır. Isıtıcı eleman işte tam bu noktada devreye girer; sensörü saniyeler içinde çalışma sıcaklığına getirir ki beyin doğru veriyi işleyebilsin. Eğer voltaj düşerse sensör soğuk kalır, doğru ölçüm yapamaz ve motor kontrol ünitesi çaresizce bu arıza kodunu hafızaya kazır... Yanlış karışım, fazla yakıt tüketimi, egzozdan gelen o keskin koku.
Kendi tecrübelerimden biliyorum ki sürücüler genelde bu kodu görünce hemen en pahalı parçayı değiştirmeye kalkarlar. Oysa bazen sadece bir kablonun egzoz borusuna temas edip erimesi veya oksitlenmiş bir soket bağlantısıdır bütün mesele. Kim hemen gidip sıfır sensör almak ister ki? Önce kaldırıp bir liftte altını süzmek, kablo tesisatını elle kontrol etmek çok daha akıllıca bir adım olur.
Motor soğukken aracın daha sarsıntılı çalıştığını, sanki arkadan bir şey çekiyormuş gibi isteksiz hızlandığını fark ettiniz mi hiç? P1037 kodu aktifken sensör doğru ısınamadığı için beyin zengin karışımda kalmayı seçer ve silindirlere icap ettiğinden fazla benzin püskürtür. Haliyle cebinize yansıyan yakıt faturası kabarır, katilazörün ömründen çalınır... Şakaya gelmeyecek bir durumdur aslında.
Sorunu çözerken izlenecek yol bellidir ama sabır ister. Ölçü aletini alıp ısıtıcı devresindeki direnci ve voltajı adım adım ölçmek gerekir; tesisat sağlamsa ve voltaj sensöre kadar ulaşıyorsa geriye tek bir şüpheli kalır zaten. O noktada yeni bir oksijen sensörü takmak kaçınılmaz hale gelir... Bazen de sadece temiz bir soket spreyi sıktığınızda bile her şeyin düzeldiğine şahit olabilirsiniz.