Erem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Arabanın gösterge panelinde aniden beliren o turuncu motor ışığı... İnsanın canını sıkmaya yeter de artar bile. P1034 kodunu gördüğünüzde aslında aracınız size egzoz sistemindeki oksijen sensörüyle ilgili bir şeylerin yolunda gitmediğini fısıldıyor. Yani ısıtıcı devresinde bir yavaşlık, bir tepkisizlik var demektir.
Oksijen sensörü dediğimiz parça, motorun ne kadar rahat nefes aldığını denetleyen küçük bir nöbetçi gibi. Isıtıcı devresi zamanında devreye girmediğinde, sensör ideal çalışma sıcaklığına ulaşamıyor. Sıcaklık düşük kalınca da beyne yanlış sinyaller gidiyor tabii. Yanlış sinyal demek, motorun hava-yakıt karışımını bir türlü tutturamaması demek.
Bazen sadece kablolarda temassızlık olur, bazen de sensörün kendisi ömrünü tamamlamıştır. Geçen gün benzer bir durumda soketlerin oksitlendiğini görmüştük... Kablo demetini şöyle bir elden geçirmek, yıpranma var mı diye bakmak iyi bir başlangıç olabilir. Küçük bir gevşeklik bile sistemi kilitlemeye yetiyor çünkü.
Sensör soğuk kaldığında araba zengin karışımda çalışmaya başlar. Bu da ne demek? Egzozdan hafif bir benzin kokusu gelebilir, depodaki yakıt olması gerekenden çok daha hızlı tükenebilir. Aracın çekişten düştüğünü, gaza bastığınızda o eski seriliğin kalmadığını hissedebilirsiniz. Sürüş keyfini gerçekten baltalayan bir durum.
Sorunu çözmek için hemen en pahalı parçayı değiştirmeye koşmamak lazım. Önce bir multimetre alıp sensörün ısıtıcı direncini ölçmek en mantıklısı. Değerler fabrika verilerinin çok dışındaysa, işte o zaman değişim vakti gelmiştir. Bazen de sadece bir sigorta atmıştır ve boşu boşuna parçayı değiştirmek üzereyken durumu fark edersiniz...
Parçayı değiştirdiniz diyelim, kod hemen silinmeyebilir. Aracın kendi kendini test etmesi için birkaç sürüş döngüsü geçmesi gerekebilir. Sabırlı olmakta fayda var. Şayet ışık kendi kendine sönmüyorsa, bir arıza tespit cihazıyla hafızayı temizlemek işi çözecektir. Araç rahat bir nefes alır, siz de yolunuza huzurla devam edersiniz.
Oksijen sensörü dediğimiz parça, motorun ne kadar rahat nefes aldığını denetleyen küçük bir nöbetçi gibi. Isıtıcı devresi zamanında devreye girmediğinde, sensör ideal çalışma sıcaklığına ulaşamıyor. Sıcaklık düşük kalınca da beyne yanlış sinyaller gidiyor tabii. Yanlış sinyal demek, motorun hava-yakıt karışımını bir türlü tutturamaması demek.
Bazen sadece kablolarda temassızlık olur, bazen de sensörün kendisi ömrünü tamamlamıştır. Geçen gün benzer bir durumda soketlerin oksitlendiğini görmüştük... Kablo demetini şöyle bir elden geçirmek, yıpranma var mı diye bakmak iyi bir başlangıç olabilir. Küçük bir gevşeklik bile sistemi kilitlemeye yetiyor çünkü.
Sensör soğuk kaldığında araba zengin karışımda çalışmaya başlar. Bu da ne demek? Egzozdan hafif bir benzin kokusu gelebilir, depodaki yakıt olması gerekenden çok daha hızlı tükenebilir. Aracın çekişten düştüğünü, gaza bastığınızda o eski seriliğin kalmadığını hissedebilirsiniz. Sürüş keyfini gerçekten baltalayan bir durum.
Sorunu çözmek için hemen en pahalı parçayı değiştirmeye koşmamak lazım. Önce bir multimetre alıp sensörün ısıtıcı direncini ölçmek en mantıklısı. Değerler fabrika verilerinin çok dışındaysa, işte o zaman değişim vakti gelmiştir. Bazen de sadece bir sigorta atmıştır ve boşu boşuna parçayı değiştirmek üzereyken durumu fark edersiniz...
Parçayı değiştirdiniz diyelim, kod hemen silinmeyebilir. Aracın kendi kendini test etmesi için birkaç sürüş döngüsü geçmesi gerekebilir. Sabırlı olmakta fayda var. Şayet ışık kendi kendine sönmüyorsa, bir arıza tespit cihazıyla hafızayı temizlemek işi çözecektir. Araç rahat bir nefes alır, siz de yolunuza huzurla devam edersiniz.