Ayhan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
P0776 kodu ekranına düştüğü an şanzıman beyninin o sessiz fakat ölümcül kumarı başlamıştır, hidrolik devre üzerindeki basınç regülasyonu artık kontrolden çıkmıştır.
Valf gövdesinin içindeki minik spool valfin takılması veya solenoid sargılarının direnç değerini kaybetmesi, Lineartronic ya da Multitronic fark etmez, tüm CVT sistemini metalik bir kaosa sürükler.
Yağ basıncı istenilen nominal değerin üzerine fırladığında konik kasnaklar kayışı sıkarak parçalar, düştüğünde ise kayış kaçırarak konileri çizer...
Normal bir sürücü bu durumu sadece gaza bastığında yaşanan o anlık kararsızlık veya motorun bağırması olarak hisseder ama asıl kıyamet karterin dibindeki tortularda kopmaktadır.
Sadece soket temizliğiyle bu işin çözüleceğini sanan ustalara inat, osiloskop ekranındaki kare dalga sinyallerine ve akım değerlerine bakmadan atılan her anahtar parça israfıdır.
Solenoid valfin mekanik sıkışması, hidrolik akışkanın içindeki mikro metal talaşlarının o dar kanallara hapsolmasıyla başlar; filtre değişmeden atılan her kilometre saatli birer bombadır.
Şanzıman yağı kokusunu alınca mideniz bulanıyor mu, yoksa hâlâ "yağını suyunu değiştirdik biter" masalına mı inanıyorsunuz?
Basınç regülatör solenoidi B arızası, şanzıman hidrolik ünitesinin kalbine saplanan paslı bir bıçaktır ve ECU, kendini korumaya almak için torku kestiğinde yolda öylece kalırsınız.
Elektronik kontrol ünitesinin gönderdiği PWM sinyallerine solenoidin tepki vermemesi, içerideki yay yorgunluğunun veya bobin kısa devrelerinin en net kanıtıdır.
Değişim yapılacaksa o valf bloğu sökülecek, kanallar ECU tinerleriyle yıkanacak ve miliimetrik toleranslar sıfırlanacak, başka türlüsü sadece günü kurtarmaktır.
Valf gövdesinin içindeki minik spool valfin takılması veya solenoid sargılarının direnç değerini kaybetmesi, Lineartronic ya da Multitronic fark etmez, tüm CVT sistemini metalik bir kaosa sürükler.
Yağ basıncı istenilen nominal değerin üzerine fırladığında konik kasnaklar kayışı sıkarak parçalar, düştüğünde ise kayış kaçırarak konileri çizer...
Normal bir sürücü bu durumu sadece gaza bastığında yaşanan o anlık kararsızlık veya motorun bağırması olarak hisseder ama asıl kıyamet karterin dibindeki tortularda kopmaktadır.
Sadece soket temizliğiyle bu işin çözüleceğini sanan ustalara inat, osiloskop ekranındaki kare dalga sinyallerine ve akım değerlerine bakmadan atılan her anahtar parça israfıdır.
Solenoid valfin mekanik sıkışması, hidrolik akışkanın içindeki mikro metal talaşlarının o dar kanallara hapsolmasıyla başlar; filtre değişmeden atılan her kilometre saatli birer bombadır.
Şanzıman yağı kokusunu alınca mideniz bulanıyor mu, yoksa hâlâ "yağını suyunu değiştirdik biter" masalına mı inanıyorsunuz?
Basınç regülatör solenoidi B arızası, şanzıman hidrolik ünitesinin kalbine saplanan paslı bir bıçaktır ve ECU, kendini korumaya almak için torku kestiğinde yolda öylece kalırsınız.
Elektronik kontrol ünitesinin gönderdiği PWM sinyallerine solenoidin tepki vermemesi, içerideki yay yorgunluğunun veya bobin kısa devrelerinin en net kanıtıdır.
Değişim yapılacaksa o valf bloğu sökülecek, kanallar ECU tinerleriyle yıkanacak ve miliimetrik toleranslar sıfırlanacak, başka türlüsü sadece günü kurtarmaktır.