Kerim Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllardır yollarda gördüğüm o kadar çok şanzıman yakan sürücü var ki, sebebini bir türlü anlamıyorlar. CVT şanzıman narin bir mühendislik harikasıdır, hor kullanılmaz.
Sürekli aynı devirde bağırarak çalışan bir motorun psikolojisini düşündün mü hiç? CVT tam olarak bu prensiple çalışır, dişli yerine kayış sistemi vardır.
Şanzıman yağı, bu sistemin can damarıdır... Değiştirmeyi unuttuğun o yetmiş bin kilometrelik bakım var ya, işte o masraf kapısının ta kendisidir.
Kalkışlarda patinaj çekmek ya da aracı henüz tam durdurmadan R vitesine atmak... Yapma bunu, o çelik kayışın anasını ağlatıyorsun resmen.
Balıkçı takası gibi sürekli vites geçişi hissetmezsin bu şanzımanda, konforludur evet. Ama bu konforun bir bedeli var, şikayet etmeye hak yok.
Yokuşta arabayı sadece P konumuna alıp el frenini çekmemek... Şanzıman dişlisini kilitleyip bütün ağırlığı tek bir tırnağa bindiriyorsun, akıl alır gibi değil.
Ses gelmeye başladıysa iş işten geçiyor demektir dostum. Uğultu, ıslık sesi veya ani silkelenmeler... Kaçış yok, o masraf çıkacak.
Baskı balata gibi klasik dertleri yoktur ama hidrolik basınç kaybı dediğin an bütçene geçmiş olsun. Ustalar bu konuyu genelde geçiştirir, sen uyanık ol.
Düzenli şanzıman yağı değişimi ve yumuşak gaz tepkileri... Başka hiçbir sihirli formülü yok bu işin, arabanı seveceksen hor kullanmayacaksın.
Sürekli aynı devirde bağırarak çalışan bir motorun psikolojisini düşündün mü hiç? CVT tam olarak bu prensiple çalışır, dişli yerine kayış sistemi vardır.
Şanzıman yağı, bu sistemin can damarıdır... Değiştirmeyi unuttuğun o yetmiş bin kilometrelik bakım var ya, işte o masraf kapısının ta kendisidir.
Kalkışlarda patinaj çekmek ya da aracı henüz tam durdurmadan R vitesine atmak... Yapma bunu, o çelik kayışın anasını ağlatıyorsun resmen.
Balıkçı takası gibi sürekli vites geçişi hissetmezsin bu şanzımanda, konforludur evet. Ama bu konforun bir bedeli var, şikayet etmeye hak yok.
Yokuşta arabayı sadece P konumuna alıp el frenini çekmemek... Şanzıman dişlisini kilitleyip bütün ağırlığı tek bir tırnağa bindiriyorsun, akıl alır gibi değil.
Ses gelmeye başladıysa iş işten geçiyor demektir dostum. Uğultu, ıslık sesi veya ani silkelenmeler... Kaçış yok, o masraf çıkacak.
Baskı balata gibi klasik dertleri yoktur ama hidrolik basınç kaybı dediğin an bütçene geçmiş olsun. Ustalar bu konuyu genelde geçiştirir, sen uyanık ol.
Düzenli şanzıman yağı değişimi ve yumuşak gaz tepkileri... Başka hiçbir sihirli formülü yok bu işin, arabanı seveceksen hor kullanmayacaksın.