Eren Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Gösterge panelinde aniden beliren o sarı ya da kırmızı ışık, insanın içine tuhaf bir sıkıntı düşürüyor doğrusu. Sabah her zamanki gibi işe yetişmek için yola çıkmışken, arabanın birden hantallaştığını, gaza bassam da o eski hevesli ivmelenmesini kaybettiğini fark ettim. Şanzıman kendini koruma moduna almış, yani aslında kendi dilinde bana "Dur ve bir bak, bir şeyler yolunda gitmiyor" diyor. Bu durum motorun veya dişli kutusunun tamamen bittiği anlamına gelmez ama yine de insan bir anlık panikle ne yapacağını bilemiyor... Otomobil üreticileri, sistem daha büyük ve geri dönülemez hasarlar almasın diye böyle bir emniyet kilidi koymuşlar; mekanik bir kalkan gibi düşünebilirsiniz bunu. Aslında araç kendi canını kurtarmaya çalışırken bir yandan da sizin bütçenizi koruyor.
Vites geçişlerinin aniden sertleşmesi, arabanın üçüncü viteste çakılıp kalması ya da geri vitese takarken gelen o can sıkıcı vuruntu sesi... Çoğu zaman şanzıman yağının ömrünü tamamlamasından ya da sistemdeki basıncın düşmesinden kaynaklanır bu durum. Yağ dediğimiz şey zamanla özelliğini yitiriyor, inceliyor, dişlilerin arasındaki o koruyucu tabaka zayıflıyor. Haliyle içerideki hassas sensörler de yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu hemen beyne rapor ediyor. Bazen sadece küçücük bir kablonun temassızlığı, bazen de aşırı sıcak bir günde dur-kalk trafikte kalmanın getirdiği o yüksek hararet... Mekaniğin de bir sabrı var nihayetinde.
Sağa çekip kontağı kapatmak, sistemi sıfırlamak için bazen en iyi, en ilkel çözümdür. Bilgisayarı kapatıp açmak gibi bir nevi; elektroniktir, belki anlık bir hata kodu üretmiştir ve sakinleşince geçecektir... Birkaç dakika motorun dinlenmesine izin vermek, o esnada derin bir nefes alıp sakinleşmek size de aracınıza da iyi gelebilir. Eğer motoru yeniden çalıştırdığınızda o arıza ışığı söndüyse ve vitesler yine pamuk gibi geçiyorsa şanslısınız demektir. Fakat bu, sorunu tamamen görmezden gelebileceğiniz anlamına gelmez, hafızaya alınan o hata kodunu bir ara bilgisayara bağlatıp kontrol ettirmekte fayda var. Kendini kandırmanın alemi yok, o ışık bir kere yandıysa arkasında mutlaka küçük de olsa bir sebep gizlidir.
Ustanın yolunu tutmak, olası büyük masrafların önüne geçmek için atılacak en mantıklı adımdır aslında. Kulaktan dolma bilgilerle, internet forumlarında yazan "Şunu yaparsan düzelir" tavsiyeleriyle hareket etmek işi daha da içinden çıkılmaz bir hale getirebilir. İşinin ehli birine gidip şanzıman hidrolik bloğuna, selenoid valflerine ya da en basitinden yağ seviyesine baktırmak gerekiyor. Aracın dilinden anlamak, onun çıkardığı sesleri dinlemek ve tepkilerini doğru okumak gerçek bir sürücülük deneyimidir. Unutmamak gerekir ki, zamanında yapılmayan küçük bir bakım, ileride çok daha büyük ve yorucu tamirat hikayelerine dönüşebilir...
Vites geçişlerinin aniden sertleşmesi, arabanın üçüncü viteste çakılıp kalması ya da geri vitese takarken gelen o can sıkıcı vuruntu sesi... Çoğu zaman şanzıman yağının ömrünü tamamlamasından ya da sistemdeki basıncın düşmesinden kaynaklanır bu durum. Yağ dediğimiz şey zamanla özelliğini yitiriyor, inceliyor, dişlilerin arasındaki o koruyucu tabaka zayıflıyor. Haliyle içerideki hassas sensörler de yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu hemen beyne rapor ediyor. Bazen sadece küçücük bir kablonun temassızlığı, bazen de aşırı sıcak bir günde dur-kalk trafikte kalmanın getirdiği o yüksek hararet... Mekaniğin de bir sabrı var nihayetinde.
Sağa çekip kontağı kapatmak, sistemi sıfırlamak için bazen en iyi, en ilkel çözümdür. Bilgisayarı kapatıp açmak gibi bir nevi; elektroniktir, belki anlık bir hata kodu üretmiştir ve sakinleşince geçecektir... Birkaç dakika motorun dinlenmesine izin vermek, o esnada derin bir nefes alıp sakinleşmek size de aracınıza da iyi gelebilir. Eğer motoru yeniden çalıştırdığınızda o arıza ışığı söndüyse ve vitesler yine pamuk gibi geçiyorsa şanslısınız demektir. Fakat bu, sorunu tamamen görmezden gelebileceğiniz anlamına gelmez, hafızaya alınan o hata kodunu bir ara bilgisayara bağlatıp kontrol ettirmekte fayda var. Kendini kandırmanın alemi yok, o ışık bir kere yandıysa arkasında mutlaka küçük de olsa bir sebep gizlidir.
Ustanın yolunu tutmak, olası büyük masrafların önüne geçmek için atılacak en mantıklı adımdır aslında. Kulaktan dolma bilgilerle, internet forumlarında yazan "Şunu yaparsan düzelir" tavsiyeleriyle hareket etmek işi daha da içinden çıkılmaz bir hale getirebilir. İşinin ehli birine gidip şanzıman hidrolik bloğuna, selenoid valflerine ya da en basitinden yağ seviyesine baktırmak gerekiyor. Aracın dilinden anlamak, onun çıkardığı sesleri dinlemek ve tepkilerini doğru okumak gerçek bir sürücülük deneyimidir. Unutmamak gerekir ki, zamanında yapılmayan küçük bir bakım, ileride çok daha büyük ve yorucu tamirat hikayelerine dönüşebilir...