Mustafa Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yolda süzülüp giderken vites değişimlerini artık eskisinden biraz daha sert hissetmeye başladık, o küçük sarsıntılar bazen sadece bir detay gibi görünür ama içten içe hepimizi tedirgin eder... Şanzıman beyniyle balatalar arasındaki o kusursuz uyum bozulduğunda, ilk olarak karter tapasını söküp yağa bakmak gerekir; çünkü metal talaşı kokusu ve rengi koyulaşmış bir hidrolik, içerideki mekanik aşınmanın en net aynasıdır.
Tork konvertörünün içerisindeki türbin kanatçıkları zamanla hidrolik basıncı ideal seviyede tutamaz hale gelebilir, bu da özellikle yokuş yukarı kalkışlarda devir saatinin omuz silker gibi dalgalanmasına yol açar... Sol ayağımızı debriyaj pedalında arama alışkanlığından çoktan vazgeçtik belki ama torkun şanzımana aktarıldığı o hidrolik kavrama odasındaki basınç düşüşlerini fark etmek hâlâ bizim elimizdedir.
Selenoid valflerin bobin dirençleri multimetre ile ölçüldüğünde normal değerleri verse bile, valf pistonunun gövde içerisinde mekanik olarak sıkışıp kalması yağ akışını tıkıyorsa, şanzıman yağı sıcaklığı ani şekilde yükselir ve koruma moduna geçiş kaçınılmaz olur... Şanzıman soğutucusunun petekleri tıkalıysa yağ yeterince soğuyamaz, bu yüzden radyatör bağlantılarını ve termostatik valfin çalışma karakterini mutlaka kontrol etmeliyiz.
Elektronik kontrol ünitesine giden kablo demetindeki en ufak bir oksitlenme veya soket gevşekliği, şanzıman mil hız sensörlerinden gelen verileri şaşırtarak hidrolik basıncını aniden maksimuma veya minimuma çekebilir... Bazen günlerce aradığımız o karmaşık vites geçiş hatası, aslında akü kutup başındaki zayıf şaselemeden veya eskimiş bir röleden başka bir şey değildir.
Tork konvertörünün içerisindeki türbin kanatçıkları zamanla hidrolik basıncı ideal seviyede tutamaz hale gelebilir, bu da özellikle yokuş yukarı kalkışlarda devir saatinin omuz silker gibi dalgalanmasına yol açar... Sol ayağımızı debriyaj pedalında arama alışkanlığından çoktan vazgeçtik belki ama torkun şanzımana aktarıldığı o hidrolik kavrama odasındaki basınç düşüşlerini fark etmek hâlâ bizim elimizdedir.
Selenoid valflerin bobin dirençleri multimetre ile ölçüldüğünde normal değerleri verse bile, valf pistonunun gövde içerisinde mekanik olarak sıkışıp kalması yağ akışını tıkıyorsa, şanzıman yağı sıcaklığı ani şekilde yükselir ve koruma moduna geçiş kaçınılmaz olur... Şanzıman soğutucusunun petekleri tıkalıysa yağ yeterince soğuyamaz, bu yüzden radyatör bağlantılarını ve termostatik valfin çalışma karakterini mutlaka kontrol etmeliyiz.
Elektronik kontrol ünitesine giden kablo demetindeki en ufak bir oksitlenme veya soket gevşekliği, şanzıman mil hız sensörlerinden gelen verileri şaşırtarak hidrolik basıncını aniden maksimuma veya minimuma çekebilir... Bazen günlerce aradığımız o karmaşık vites geçiş hatası, aslında akü kutup başındaki zayıf şaselemeden veya eskimiş bir röleden başka bir şey değildir.