Mustafa Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Zamanla her vida gevşer, her parça yerinden oynamaya başlar; özellikle o kaputun altında saniyede binlerce kez patlama yapan devasa bir metal yığını varsa. Motorun doğasında var titremek, evet, ama bu salınım sınırları aştığında içerideki narin bakır tellere ne olduğunu hiç düşündünüz mü?
Sürekli tekrarlanan o inatçı sarsıntılar, esnek sanılan kablo demetlerini zamanla metal yorgunluğuna kurban eder. Plastik izoleler çatlar, içteki o incecik teller tek tek kopmaya başlar ve siz daha ne olduğunu anlamadan araç seyir halindeken birden stop eder...
Esneklik sıfırlanır, iletkenlik biter. Bir kablo neden sürekli büküldüğü yerde kırılıyorsa, motor sarsıntısından dolayı da tam klips girişlerinde aynı akıbeti yaşar; yani fizik kuralları asla şaka yapmaz.
Kimi ustalar buna "kronik" der işin içinden çıkar, kimi ise sadece kabloyu bantlayıp gönderir ama asıl sorun oradaki salınım frekansıdır. Titreşimi kesmeden sadece kabloyu değiştirmek, kanayan paraya yara bandı yapıştırmaktan başka bir şey değildir...
Motor takozlarına bir kez olsun baktırdınız mı peki? Esnekliğini yitirmiş o kauçuk takozlar tüm yükü zavallı kablo demetlerinin üzerine bıraktığı için, kopmalar asla tesadüf eseri gerçekleşmez.
Kablolar kelepçelere öyle bir bağlanmalı ki, motor ne kadar sarsılırsa sarsılsın o demet bağımsız bir salınım alanı bulabilsin kendine. Bazen sadece doğru yerleştirilmeyen bir tutucu klips, binlerce liralık tesisat masrafının kapısını aralar...
Sürekli tekrarlanan o inatçı sarsıntılar, esnek sanılan kablo demetlerini zamanla metal yorgunluğuna kurban eder. Plastik izoleler çatlar, içteki o incecik teller tek tek kopmaya başlar ve siz daha ne olduğunu anlamadan araç seyir halindeken birden stop eder...
Esneklik sıfırlanır, iletkenlik biter. Bir kablo neden sürekli büküldüğü yerde kırılıyorsa, motor sarsıntısından dolayı da tam klips girişlerinde aynı akıbeti yaşar; yani fizik kuralları asla şaka yapmaz.
Kimi ustalar buna "kronik" der işin içinden çıkar, kimi ise sadece kabloyu bantlayıp gönderir ama asıl sorun oradaki salınım frekansıdır. Titreşimi kesmeden sadece kabloyu değiştirmek, kanayan paraya yara bandı yapıştırmaktan başka bir şey değildir...
Motor takozlarına bir kez olsun baktırdınız mı peki? Esnekliğini yitirmiş o kauçuk takozlar tüm yükü zavallı kablo demetlerinin üzerine bıraktığı için, kopmalar asla tesadüf eseri gerçekleşmez.
Kablolar kelepçelere öyle bir bağlanmalı ki, motor ne kadar sarsılırsa sarsılsın o demet bağımsız bir salınım alanı bulabilsin kendine. Bazen sadece doğru yerleştirilmeyen bir tutucu klips, binlerce liralık tesisat masrafının kapısını aralar...