Yusuf Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Oksijen sensörü dediğimiz o küçücük parça egzoz manifoldunun hemen çıkışında durur, yanma odasından çıkan gazların içindeki oksijen oranını saniyenin binde birinde ölçüp motor kontrol ünitesine, yani ECU’ya bildirir. Gösterge panelinde birden o sarı motor arıza lambası yandığında ve bilgisayara bağladığımızda P0130 ile P0167 arasında bir hata kodu gördüğümüzde, aslında sistem bize "hava-yakıt karışımını artık tutturamıyorum" diyordur. Sensörün zirkonyum seramik tüpü zamanla kurumla kaplanır, egzoz gazıyla temas kesilince voltaj sinyali 0.1 Volt ile 0.9 Volt arasında gidip gelmeyi bırakır, çakılır kalır. Hal böyle olunca araç beyni körlemesine yakıt püskürtmeye başlar, yani motor zengin karışıma geçer...
Egzozdan gelen o keskin, çiğ benzin kokusu burnunuza çalındığı an bilin ki sensör ısıtıcısı devre dışı kalmış olabilir. Yanma odasına giren havanın stoichiometric oranı olan 14.7:1 dengesi bozulduğunda, enjektörler silindire gereğinden fazla benzin basar ve bu yakıtın tamamı yanmadan egzoza fırlatılır. Katalitik konvertörün sıcaklığı 800 dereceyi aştığında o çiğ yakıt orada tutuşur, konvertörün peteklerini eritir ki bu da size çok daha tuzlu bir faturaya patlar. Aracın arkasından siyah duman çıktığını görüyorsanız, rölantide durduk yere ibre devir saatinin üzerinde dans ediyorsa... Müdahale etmekte geç kalmamanızı öneririm.
Gaza bastığınızda arabanın şöyle bir duraksaması, sanki arkadan biri çekiyormuş gibi isteksizce hızlanması O2 sensörünün tepki süresinin yavaşladığının en net kanıtıdır. İdeal şartlarda sensörün ECU'ya gönderdiği voltaj dalgalanması bir saniyede birkaç kez gerçekleşmelidir; fakat yaşlanan bir sensör tembelleşir, fakir karışımdan zengin karışıma geçişi algılayamaz. Tam sollamaya çıkarken motorun ansızın teklemesi, o ivmelenme kaybı işte bu milisaniyelik veri gecikmelerinden kaynaklanır. Hatta bazen öyle bir an gelir ki, araç vuruntulu çalışmaya başlar, sanki tek bir silindir hiç ateşlemiyormuş hissi verir.
Depoyu fulleyip yola çıktığınızda menzilin normalden %20, hatta %30 daha hızlı eridiğini fark ettiniz mi hiç? Motor kontrol ünitesi, arızalı sensörden veri alamayınca motoru korumaya almak adına güvenlik protokolünü devreye sokar ve sürekli zengin haritada çalışır. Yani arabaya "ne olur ne olmaz, silindirler ısınmasın" diyerek yakıtı adeta boca eder, litrelerce benzin egzozdan havaya uçar gider. Yakıt tüketimindeki bu sebepsiz artış, arıza lambası henüz yakıt kalitesinden dolayı yanmamış olsa bile, kaputun altında bir şeylerin ters gittiğinin ilk habercisidir.
Sensörün üzerindeki platinum kaplama bileşenler benzin katıkları, motorun yaktığı kalitesiz yağ veya antifriz sızıntıları yüzünden zehirlenebilir. Egzoz emisyon testine girdiğinizde HC (hidrokarbon) ve CO (karbonmonoksit) değerlerinin tavan yaptığını görüp muayeneden kaldığınızda suçluyu çok uzakta aramayın. Arıza kodunu silip "belki geçer" diye kendinizi kandırmayın, çünkü o lamba silinse bile sensörün fiziksel yapısı bozulduğu için ECU birkaç kilometre sonra aynı uyarıyı panelde yine yüzünüze vuracaktır.
Peki, bu mereti hemen değiştirmek şart mı yoksa temizlesek kurtarır mı? Eğer sorun sadece yoğun kurum birikintisiyse özel sprey temizleyiciler bazen günü kurtarabilir ama seramik eleman çatlamışsa ya da iç ısıtıcı rezistansı koptuysa temizlik sadece zaman kaybı olur. Multimetre ile sensörün soket uçlarındaki direnci ölçtüğünüzde sonsuz direnç görüyorsanız, rezistans cortlamış demektir. Doğrudan OEM kalitesinde, aracın şasi numarasına uygun orijinal bir sensörle değişim yapmak en mantıklı yoldur... Aksi takdirde ucuz muadil sensörler birkaç ay sonra sizi yine aynı senaryoyla baş başa bırakır.
Egzozdan gelen o keskin, çiğ benzin kokusu burnunuza çalındığı an bilin ki sensör ısıtıcısı devre dışı kalmış olabilir. Yanma odasına giren havanın stoichiometric oranı olan 14.7:1 dengesi bozulduğunda, enjektörler silindire gereğinden fazla benzin basar ve bu yakıtın tamamı yanmadan egzoza fırlatılır. Katalitik konvertörün sıcaklığı 800 dereceyi aştığında o çiğ yakıt orada tutuşur, konvertörün peteklerini eritir ki bu da size çok daha tuzlu bir faturaya patlar. Aracın arkasından siyah duman çıktığını görüyorsanız, rölantide durduk yere ibre devir saatinin üzerinde dans ediyorsa... Müdahale etmekte geç kalmamanızı öneririm.
Gaza bastığınızda arabanın şöyle bir duraksaması, sanki arkadan biri çekiyormuş gibi isteksizce hızlanması O2 sensörünün tepki süresinin yavaşladığının en net kanıtıdır. İdeal şartlarda sensörün ECU'ya gönderdiği voltaj dalgalanması bir saniyede birkaç kez gerçekleşmelidir; fakat yaşlanan bir sensör tembelleşir, fakir karışımdan zengin karışıma geçişi algılayamaz. Tam sollamaya çıkarken motorun ansızın teklemesi, o ivmelenme kaybı işte bu milisaniyelik veri gecikmelerinden kaynaklanır. Hatta bazen öyle bir an gelir ki, araç vuruntulu çalışmaya başlar, sanki tek bir silindir hiç ateşlemiyormuş hissi verir.
Depoyu fulleyip yola çıktığınızda menzilin normalden %20, hatta %30 daha hızlı eridiğini fark ettiniz mi hiç? Motor kontrol ünitesi, arızalı sensörden veri alamayınca motoru korumaya almak adına güvenlik protokolünü devreye sokar ve sürekli zengin haritada çalışır. Yani arabaya "ne olur ne olmaz, silindirler ısınmasın" diyerek yakıtı adeta boca eder, litrelerce benzin egzozdan havaya uçar gider. Yakıt tüketimindeki bu sebepsiz artış, arıza lambası henüz yakıt kalitesinden dolayı yanmamış olsa bile, kaputun altında bir şeylerin ters gittiğinin ilk habercisidir.
Sensörün üzerindeki platinum kaplama bileşenler benzin katıkları, motorun yaktığı kalitesiz yağ veya antifriz sızıntıları yüzünden zehirlenebilir. Egzoz emisyon testine girdiğinizde HC (hidrokarbon) ve CO (karbonmonoksit) değerlerinin tavan yaptığını görüp muayeneden kaldığınızda suçluyu çok uzakta aramayın. Arıza kodunu silip "belki geçer" diye kendinizi kandırmayın, çünkü o lamba silinse bile sensörün fiziksel yapısı bozulduğu için ECU birkaç kilometre sonra aynı uyarıyı panelde yine yüzünüze vuracaktır.
Peki, bu mereti hemen değiştirmek şart mı yoksa temizlesek kurtarır mı? Eğer sorun sadece yoğun kurum birikintisiyse özel sprey temizleyiciler bazen günü kurtarabilir ama seramik eleman çatlamışsa ya da iç ısıtıcı rezistansı koptuysa temizlik sadece zaman kaybı olur. Multimetre ile sensörün soket uçlarındaki direnci ölçtüğünüzde sonsuz direnç görüyorsanız, rezistans cortlamış demektir. Doğrudan OEM kalitesinde, aracın şasi numarasına uygun orijinal bir sensörle değişim yapmak en mantıklı yoldur... Aksi takdirde ucuz muadil sensörler birkaç ay sonra sizi yine aynı senaryoyla baş başa bırakır.