Mustafa Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Gösterge panelindeki o sarı motor simgesi ansızın yandığında, aklına ilk gelen şey genellikle büyük bir motor arızası oluyor. Oysa çoğu zaman sorun, egzoz gazının bir kısmını tekrar emme manifolduna gönderen EGR valfinin kurumla dolup sıkışmasından ibaret... Yanma odasındaki sıcaklığı düşürerek nitrojen oksit (NOx) emisyonlarını dizginlemekle görevli bu mekanik parça, biriken karbon tortusu yüzünden tam kapanmadığında emme manifolduna sürekli kaçak egzoz gazı sızıyor. Sızan bu gaz da ideal hava-yakıt karışım oranını (stoikiyometrik 14.7:1 dengesini) tamamen bozduğu için motor kontrol ünitesi (ECU) hatayı algılayıp o malum lambayı yakıveriyor.
Rolantide beklerken aracın sanki öksürüyormuş gibi titremesi veya durduğu yerde devir ibresinin sürekli aşağı yukarı oynaması tam olarak bu arızanın habercisidir. Valf açık konumda takılı kaldığında, rölanti gibi havanın az, vakumun yüksek olduğu bir anda emme manifolduna dolan atık gazlar silindir içindeki patlamayı zayıflatır. Yani motor aslında kendi egzoz gazıyla boğulur... Hızlanmaya çalıştığında arabanın aniden isteksizleşmesi, ayağının altındaki gaz pedalının tepkisiz kalması da hep bundan.
Yakıt deposunu her zamankinden çok daha hızlı mı tüketiyorsun? İçeride tam yanma gerçekleşmediği zaman ECU, düşen motor torkunu telafi edebilmek adına silindirlere daha fazla yakıt püskürtme eğilimine girer. Bu durum hem fakir yanma dengesini koruma çabasından kaynaklanır hem de çiğ yakıtın egzozdan atılmasına yol açar. Sonucunu zaten bir sonraki akaryakıt istasyonu ziyaretinde cüzdanında hissediyorsun...
Sert ivmelenmelerde arkada beliren o yoğun siyah dumanı fark ettiğin an kenara çekip bir düşün. EGR valfi kurumdan kilitlendiğinde emme havası oksijen bakımından fakir kalır ve enjektörün sıktığı motorin tamamen yanamadan egzoz manifolduna akar. Özellikle dizel araçlarda bu durum Partikül Filtresinin (DPF) de vaktinden çok önce dolmasına, yani sana katlanarak büyüyen bir masraf kalemine dönüşür.
Aracı bir arıza tespit cihazına bağlattığında karşına çıkan P0401 veya P0402 gibi arıza kodları doğrudan EGR akış debisinin azlığını ya da fazlalığını işaret eder. Bazen sadece valfin kendisi değil, ona kumanda eden vakum hortumları veya konum sensörünün kablo tesisatı da oksitlenmiş olabilir... Sorunun boyutunu anlamak için hemen parçayı değiştirmek yerine önce dumanla kaçak testi yaptırmak ya da valfi söküp temizlemeyi denemek çok daha mantıklı bir adım.
Egzoz gazı devirdaim sistemi devreden çıktığında motor içindeki yanma sıcaklığı kontrolsüzce artar. Yüksek sıcaklık ise silindir kapağında termal strese ve vuruntuya yol açarak uzun vadede piston kafalarına zarar verebilir. Belki araç gitmeye devam eder, seni yolda bırakmaz ama motorun içten içe yıpranmasına göz yummak ne kadar doğru?..
Periyodik bakımlarda kaliteli yakıt kullanmak ve aracı arada sırada yüksek devirde sürerek Egzoz sistemindeki kurumun atılmasını sağlamak bu parçanın ömrünü ciddi oranda uzatıyor. Şehir içi kısa mesafe kullanımlarında sürekli soğuk çalışan motor, EGR valfinin amansız düşmanıdır. Hani derler ya, araba otoban ister... Bazen sadece yarım saatlik kesintisiz bir sürüş bile valfin içindeki o katılaşmış karbon birikintilerini yakıp temizlemeye yeter.
Rolantide beklerken aracın sanki öksürüyormuş gibi titremesi veya durduğu yerde devir ibresinin sürekli aşağı yukarı oynaması tam olarak bu arızanın habercisidir. Valf açık konumda takılı kaldığında, rölanti gibi havanın az, vakumun yüksek olduğu bir anda emme manifolduna dolan atık gazlar silindir içindeki patlamayı zayıflatır. Yani motor aslında kendi egzoz gazıyla boğulur... Hızlanmaya çalıştığında arabanın aniden isteksizleşmesi, ayağının altındaki gaz pedalının tepkisiz kalması da hep bundan.
Yakıt deposunu her zamankinden çok daha hızlı mı tüketiyorsun? İçeride tam yanma gerçekleşmediği zaman ECU, düşen motor torkunu telafi edebilmek adına silindirlere daha fazla yakıt püskürtme eğilimine girer. Bu durum hem fakir yanma dengesini koruma çabasından kaynaklanır hem de çiğ yakıtın egzozdan atılmasına yol açar. Sonucunu zaten bir sonraki akaryakıt istasyonu ziyaretinde cüzdanında hissediyorsun...
Sert ivmelenmelerde arkada beliren o yoğun siyah dumanı fark ettiğin an kenara çekip bir düşün. EGR valfi kurumdan kilitlendiğinde emme havası oksijen bakımından fakir kalır ve enjektörün sıktığı motorin tamamen yanamadan egzoz manifolduna akar. Özellikle dizel araçlarda bu durum Partikül Filtresinin (DPF) de vaktinden çok önce dolmasına, yani sana katlanarak büyüyen bir masraf kalemine dönüşür.
Aracı bir arıza tespit cihazına bağlattığında karşına çıkan P0401 veya P0402 gibi arıza kodları doğrudan EGR akış debisinin azlığını ya da fazlalığını işaret eder. Bazen sadece valfin kendisi değil, ona kumanda eden vakum hortumları veya konum sensörünün kablo tesisatı da oksitlenmiş olabilir... Sorunun boyutunu anlamak için hemen parçayı değiştirmek yerine önce dumanla kaçak testi yaptırmak ya da valfi söküp temizlemeyi denemek çok daha mantıklı bir adım.
Egzoz gazı devirdaim sistemi devreden çıktığında motor içindeki yanma sıcaklığı kontrolsüzce artar. Yüksek sıcaklık ise silindir kapağında termal strese ve vuruntuya yol açarak uzun vadede piston kafalarına zarar verebilir. Belki araç gitmeye devam eder, seni yolda bırakmaz ama motorun içten içe yıpranmasına göz yummak ne kadar doğru?..
Periyodik bakımlarda kaliteli yakıt kullanmak ve aracı arada sırada yüksek devirde sürerek Egzoz sistemindeki kurumun atılmasını sağlamak bu parçanın ömrünü ciddi oranda uzatıyor. Şehir içi kısa mesafe kullanımlarında sürekli soğuk çalışan motor, EGR valfinin amansız düşmanıdır. Hani derler ya, araba otoban ister... Bazen sadece yarım saatlik kesintisiz bir sürüş bile valfin içindeki o katılaşmış karbon birikintilerini yakıp temizlemeye yeter.