Sami Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yedinci vitese geçerken o minik sarsıntıyı ilk hissettiğinde kulağını radyoya verip geçiştirirsin, sonra bir bakarsın ki tork konvertör balataları sıcağın etkisiyle kaçırmaya başlamış bile. Şanzıman beynindeki elektrohidrolik ünitenin içindeki incecik solenoid valfler zamanla metal talaşıyla dolar, hidrolik basıncı düşer ve o muazzam konfor birden bire kemikli bir geçişe dönüşüverir. Vites kolunu P konumundan R veya D pozisyonuna aldığında gelen o gecikmeli "küt" sesini unutma, çünkü içerdeki mekanik aşınma artık elektronik beyni de hataya düşürüyor. Hidrolik ünitenin kartı ısınıp genleştiğinde araç kendini acil durum moduna alır, tek vitese kilitlenir kalır; işte o an o yolda kalma hissi insanın canını nasıl da sıkıyor değil mi. Basınç regülatör valflerinin takılmasıyla birlikte vites geçişleri uzar, motor devri boşta yükselir gibi olur ama şanzıman bir türlü o gücü arka tekerleklere aktaramaz. Yağ soğutucusunun içten delinip şanzıman yağına su karışması ise işin en acı kısmı; o griimsi pembe boza kıvamındaki sıvı balataları bitirir ve masraf katlanarak büyür. Erken değişim kuralına uyulmayan şanzıman yağları tortu üretir, bu tortu da pompayı tıkadığında yolda gitmek zulüm haline gelir... Kesinlikle selenoidleri temizletmeden ya da komple üniteyi yenilemeden önce sadece yazılım güncellemesiyle geçeceğini sanma, o iş tamamen günü kurtarmaktan başka bir şey değil çünkü.