Mustafa Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yıldızlı bir arabadan inip tahta vagon hissiyle kasıla kasıla eve döndüğün o anları hatırlıyor musun, işte o kabus genelde sağdan soldan gelen hafif tıkırtılarla başlar ve kısa sürede bütün sürüş keyfini alıp götürür.
Caddelerdeki o devasa çukurlar ya da fark etmeden geçtiğin kasisler zamanla sadece lastikleri değil, o kusursuz mühendisliğin altındaki hassas yaylanma elemanlarını da fena halde hırpalar.
Süspansiyon sistemi eskisi gibi yoldaki dalgaları yutmadığında, direksiyonu tutan ellerin ve omurgan o darbeyi doğrudan hissetmeye başlar ki bu da uzun yollarda insanı zihnen ve bedenen bitirir.
Airmatic donanımlı modellerde sabah kalkıp arabanın bir tarafının yere çöktüğünü gördüğün o an var ya, uykunun en tatlı yerinde kafana balyoz yemiş gibi olursun işte.
Amortisör yağ kaçırmaya başladığında muayeneden kalma korkusu bir yana, virajlarda arabanın kendini salması insanı hayattan soğutmaya yeter de artar bile.
Yetkili servisin çıkardığı o astronomik rakamları görünce sanayi yollarında dürüst bir usta aramak farz olur ama ne yazık ki her parıltılı tabela iyi bir usta anlamına gelmiyor.
Sadece bir parça değişimiyle işin çözüleceğini sanmak bazen büyük yanılgıdır çünkü o sistem bir bütün olarak çalışır ve bir yerdeki aksaklık domino etkisi yaratır.
Orijinal parça parası bayılmak zor geliyor biliyorum ama yan sanayi ucuz çözümlerin birkaç ay sonra yine aynı dertle kapına dayanacağını da unutmamak lazım.
Yola çıktığında arabanın yolda süzülmesi gerekirken her ufak taşa tepki vermesi psikolojiyi bozar, insan acaba nerede hata yaptım diye kendi kendine sormadan edemez.
Caddelerdeki o devasa çukurlar ya da fark etmeden geçtiğin kasisler zamanla sadece lastikleri değil, o kusursuz mühendisliğin altındaki hassas yaylanma elemanlarını da fena halde hırpalar.
Süspansiyon sistemi eskisi gibi yoldaki dalgaları yutmadığında, direksiyonu tutan ellerin ve omurgan o darbeyi doğrudan hissetmeye başlar ki bu da uzun yollarda insanı zihnen ve bedenen bitirir.
Airmatic donanımlı modellerde sabah kalkıp arabanın bir tarafının yere çöktüğünü gördüğün o an var ya, uykunun en tatlı yerinde kafana balyoz yemiş gibi olursun işte.
Amortisör yağ kaçırmaya başladığında muayeneden kalma korkusu bir yana, virajlarda arabanın kendini salması insanı hayattan soğutmaya yeter de artar bile.
Yetkili servisin çıkardığı o astronomik rakamları görünce sanayi yollarında dürüst bir usta aramak farz olur ama ne yazık ki her parıltılı tabela iyi bir usta anlamına gelmiyor.
Sadece bir parça değişimiyle işin çözüleceğini sanmak bazen büyük yanılgıdır çünkü o sistem bir bütün olarak çalışır ve bir yerdeki aksaklık domino etkisi yaratır.
Orijinal parça parası bayılmak zor geliyor biliyorum ama yan sanayi ucuz çözümlerin birkaç ay sonra yine aynı dertle kapına dayanacağını da unutmamak lazım.
Yola çıktığında arabanın yolda süzülmesi gerekirken her ufak taşa tepki vermesi psikolojiyi bozar, insan acaba nerede hata yaptım diye kendi kendine sormadan edemez.