Sami Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllarca direksiyon başında, sanayi dükkanlarında insanları dinledim ve bir şey öğrendim; araba arızaları aslında sürücüyle konuşur, sadece doğru sesi duymak gerekir. Geçen hafta kendi aracıma bindiğimde de tam olarak bu oldu; kontağı çevirir çevirmez torpidonun derinliklerinden gelen o ritmik, inatçı tıkırtı sesi... İşte o ses, klape motorunun plastik dişlilerinin birbirini sıyırdığının ve artık komut almadığının ilk, en belirgin habercisidir. Plastik parçaların can çekişme sesi bu, başka bir şey değil.
Sıcaklığı 22 dereceye ayarlıyorsunuz ama yüzünüze buz gibi bir hava üflemeye devam ediyor, değil mi? Sistem elektronik olarak doğru komutu gönderse bile, hava akışını yönlendiren o küçük klape kapakçığı fiziksel olarak takılı kaldığında ısıyı asla dengeleyemezsiniz. Sol tarafı sıcak, sağ tarafı soğuk üfleyen bir klima gördüğünüzde sorunu dışarıda aramayın, göğsün arkasındaki o minik motor rotasını şaşırmıştır. Bazen de ne yaparsanız yapın sıcak havadan kaçamazsınız...
Havanın ön cama mı, ayaklara mı yoksa direkt yüzünüze mi geleceğini seçtiğiniz tuşlara bastığınızda hiçbir şey değişmiyorsa yine aynı dertle karşı karşıyasınız demektir. Tuşa basarsınız, ekranda simge değişir ama hava ısrarla sadece ayaklarınıza üflemeye devam eder. Yönlendirme mekanizması kilitlendiğinde hava kanallarının kapısı dış dünyaya kapanır, içeride sıkışıp kalırsınız. Hatta bazen havalandırmayı tamamen kapatsanız bile hafif bir rüzgar hissetmeye devam edersiniz; çünkü o kapak yarım açık konumda pes etmiştir.
Bazen bu motor tamamen sessizliğe gömülür ve tespit etmesi daha da zor bir hal alır. Tıkırtı yok, sürtünme sesi yok, sadece sıfır reaksiyon var. Sigortaları kontrol ettiniz, panel çalışıyor ama o havalandırma kapakları milim kıpırdamıyor. Elektrik geliyor ama motorun içindeki minik sargı yanmış ya da devresi pişmiş olabilir. Sanayide ustaya gitmeden önce klimayı en sıcaktan en soğuğa alıp torpidoya kulağınızı dayayın; hiçbir kıpırtı duyamıyorsanız geçmiş olsun.
Bu arızayı ihmal etmek sadece konforunuzdan çalmaz, kış ayında ön camınızın buğusunu çözemediğinizde doğrudan sürüş güvenliğinizi de tehlikeye atar. Yağmurlu bir gecede camlar aniden kapandığında hava yönlendirmesinin çalışmaması insanı gerçekten çileden çıkartabilir. Göğsü tamamen söktürmek gözünüzü korkutabilir, kabul ediyorum ama o tıkırtıyı her gün çekmektense bir kere doğru ustaya dokundurtmak en mantıklısı. Belki de sadece küçük bir dişli değişimiyle kurtaracaksınız, kim bilir...
Sıcaklığı 22 dereceye ayarlıyorsunuz ama yüzünüze buz gibi bir hava üflemeye devam ediyor, değil mi? Sistem elektronik olarak doğru komutu gönderse bile, hava akışını yönlendiren o küçük klape kapakçığı fiziksel olarak takılı kaldığında ısıyı asla dengeleyemezsiniz. Sol tarafı sıcak, sağ tarafı soğuk üfleyen bir klima gördüğünüzde sorunu dışarıda aramayın, göğsün arkasındaki o minik motor rotasını şaşırmıştır. Bazen de ne yaparsanız yapın sıcak havadan kaçamazsınız...
Havanın ön cama mı, ayaklara mı yoksa direkt yüzünüze mi geleceğini seçtiğiniz tuşlara bastığınızda hiçbir şey değişmiyorsa yine aynı dertle karşı karşıyasınız demektir. Tuşa basarsınız, ekranda simge değişir ama hava ısrarla sadece ayaklarınıza üflemeye devam eder. Yönlendirme mekanizması kilitlendiğinde hava kanallarının kapısı dış dünyaya kapanır, içeride sıkışıp kalırsınız. Hatta bazen havalandırmayı tamamen kapatsanız bile hafif bir rüzgar hissetmeye devam edersiniz; çünkü o kapak yarım açık konumda pes etmiştir.
Bazen bu motor tamamen sessizliğe gömülür ve tespit etmesi daha da zor bir hal alır. Tıkırtı yok, sürtünme sesi yok, sadece sıfır reaksiyon var. Sigortaları kontrol ettiniz, panel çalışıyor ama o havalandırma kapakları milim kıpırdamıyor. Elektrik geliyor ama motorun içindeki minik sargı yanmış ya da devresi pişmiş olabilir. Sanayide ustaya gitmeden önce klimayı en sıcaktan en soğuğa alıp torpidoya kulağınızı dayayın; hiçbir kıpırtı duyamıyorsanız geçmiş olsun.
Bu arızayı ihmal etmek sadece konforunuzdan çalmaz, kış ayında ön camınızın buğusunu çözemediğinizde doğrudan sürüş güvenliğinizi de tehlikeye atar. Yağmurlu bir gecede camlar aniden kapandığında hava yönlendirmesinin çalışmaması insanı gerçekten çileden çıkartabilir. Göğsü tamamen söktürmek gözünüzü korkutabilir, kabul ediyorum ama o tıkırtıyı her gün çekmektense bir kere doğru ustaya dokundurtmak en mantıklısı. Belki de sadece küçük bir dişli değişimiyle kurtaracaksınız, kim bilir...