Mustafa Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabahın köründe işe gitmek için kontağı çevirdiğinizde o sarı motor lambasının sönmediğini görmek içini sıkar insanın, bilirsiniz. Hyundai'nizin kaputunun altındaki bu minik lamba aslında size dert anlatmaya çalışıyordur, kulak vermek lazım.
Motor beyni yani ECU, silindirlere giden yakıtla havanın dengesini tartamaz olmuştur bir süredir. P0171 kodu tam olarak bunu söyler bize; motora giren havaya oranla yakıt miktarı fazla az kalmıştır.
Egzoz manifoldunun hemen girişindeki oksijen sensörü, yani o oksijen avcısı parça, gelen gazın fazla oksijenli olduğunu görünce panikler. Yakıt pompası yorulmuş olabilir mi acaba, ya da filtreler tıkandı da nefes mi alamıyor bu araba.
Kaputu açıp şöyle bir baktığınızda plastik hava hortumlarının zamanla sıcaktan çatladığını fark edebilirsiniz bazen. Minik bir yırtık, dışarıdan içeriye hırsız gibi fazladan hava sokar ve bütün dengeyi altüst eder işte.
Enjektörlerin uçları zamanla kurum bağlar ve benzini olması gerektiği gibi püskürtemez olur, tıkanır kalır öylece. Temizletmek gerekir belki de, balatalar gibi enjektörler de bakım ister neticede.
Kimi zaman maf sensörü dediğimiz hava akış metresi tozdan görünmez hale gelir ve beyne yanlış sinyaller gönderir durur. Hassas parçadır o, balata spreyiyle nazikçe temizlemek bile mucizeler yaratabilir bazen.
Araba rölantide homurdanarak çalışıyor, ışıklarda dururken sanki stop edecekmiş gibi titriyorsa bu arıza kodu alarm veriyor demektir. Gaza bastığınızda o beklenen canlanma olmaz, yığılır kalır motor.
Servise gidip bilgisayara bağlattığınızda ustaya bin türlü masraf çıkaracak diye ödünüz kopar hani. Oysa bazen sadece on liralık bir vakum hortumu değişimiyle çözülür gider bütün bu can sıkıcı mesele.
Uzun yolda yokuş yukarı çıkarken motorun gücünün kesildiğini hissettiğiniz o an var ya, işte o an bu arıza kodunun en net habercisidir. Göz ardı etmeyin, motor kuru karışımda fazla ısınır çünkü.
Kendi ellerinizle kaputu açıp şöyle bir kontrol etmek, kabloları elinizle yoklamak en iyisidir aslında. Kulaktan dolma bilgilerle parça değiştirmek yerine önce şu basit kaçağın yerini bulmalı insan.
Motor beyni yani ECU, silindirlere giden yakıtla havanın dengesini tartamaz olmuştur bir süredir. P0171 kodu tam olarak bunu söyler bize; motora giren havaya oranla yakıt miktarı fazla az kalmıştır.
Egzoz manifoldunun hemen girişindeki oksijen sensörü, yani o oksijen avcısı parça, gelen gazın fazla oksijenli olduğunu görünce panikler. Yakıt pompası yorulmuş olabilir mi acaba, ya da filtreler tıkandı da nefes mi alamıyor bu araba.
Kaputu açıp şöyle bir baktığınızda plastik hava hortumlarının zamanla sıcaktan çatladığını fark edebilirsiniz bazen. Minik bir yırtık, dışarıdan içeriye hırsız gibi fazladan hava sokar ve bütün dengeyi altüst eder işte.
Enjektörlerin uçları zamanla kurum bağlar ve benzini olması gerektiği gibi püskürtemez olur, tıkanır kalır öylece. Temizletmek gerekir belki de, balatalar gibi enjektörler de bakım ister neticede.
Kimi zaman maf sensörü dediğimiz hava akış metresi tozdan görünmez hale gelir ve beyne yanlış sinyaller gönderir durur. Hassas parçadır o, balata spreyiyle nazikçe temizlemek bile mucizeler yaratabilir bazen.
Araba rölantide homurdanarak çalışıyor, ışıklarda dururken sanki stop edecekmiş gibi titriyorsa bu arıza kodu alarm veriyor demektir. Gaza bastığınızda o beklenen canlanma olmaz, yığılır kalır motor.
Servise gidip bilgisayara bağlattığınızda ustaya bin türlü masraf çıkaracak diye ödünüz kopar hani. Oysa bazen sadece on liralık bir vakum hortumu değişimiyle çözülür gider bütün bu can sıkıcı mesele.
Uzun yolda yokuş yukarı çıkarken motorun gücünün kesildiğini hissettiğiniz o an var ya, işte o an bu arıza kodunun en net habercisidir. Göz ardı etmeyin, motor kuru karışımda fazla ısınır çünkü.
Kendi ellerinizle kaputu açıp şöyle bir kontrol etmek, kabloları elinizle yoklamak en iyisidir aslında. Kulaktan dolma bilgilerle parça değiştirmek yerine önce şu basit kaçağın yerini bulmalı insan.